Yılmaz Zafer - Unutulmayan gerçek bir dramın jönü

Yayın Tarihi : 09 Kasım 2017
1573
Önemli filmlerde başrol oynayıp şöhret basamaklarını hızla tırmanan Yılmaz Zafer, geçirdiği kalp krizinden 1,5 yıl sonra, 39 yaşında hayata veda etti.

 

Yılmaz Zafer, Yeşilçam'ın "jön" kuşağının belki de son temsilcisiydi. Oyunculuk tutkusu çocukluk yaşlarında başlamış, önce tiyatro, sonra sinemada şöhret basamaklarını hızla tırmanışa geçmişti.

Yılmaz Zafer, 1 Haziran 1987'de çocukluk yıllarından beri tanıyıp sevdiği Perihan Savaş ile evlendi.Fatih Halkevi'nde başlayan oyunculuk serüveni, İstanbul Şehir Tiyatroları ve Engin Cezzar-Gülriz Sururi Tiyatrosu'nda sürmüş, 1976'daki Babanın Suçu filmiyle sinema dünyasına adım atmıştı.

Yılmaz Zafer yakışıklılığı ve sempatisinin yanı sıra oyun gücüyle de her geçen gün daha da aranır bir oyuncu olmuştu. Özellikle Adı Vasfiye, Dul Bir Kadın ve Aaah Belinda gibi önemli Atıf Yılmaz filmlerinde çok başarılı olmuş ve oyunculuğunu kabul ettirmişti. 1993'teki İskilipli Atıf Hoca filmindeki Ferit karakteriyle de şöhretini perçinlemişti.

Yılmaz Zafer ile Perihan Savaş mutlu günlerinde...Bu arada, 1 Haziran 1987'de, çocukluk aşkı olan Yeşilçam'ın ünlü aktristlerinden Perihan Savaş ile evlendi.

Yılmaz Zafer için işte ve aşta bir masal havasında süren hayat, bu mutluluğa sadece 11 Mayıs 1994'e kadar izin verecektir.

1992 yılının Şubat ayında bir ortakla birlikte kurdukları Yönetim Film ve Reklamcılık adlı şirket, ortağıyla çıkan anlaşmazlık sonrasında Yılmaz Zafer'in yaşamını bir kabusa dönüştürdü. Eşi Perihan Savaş'ın anlatımıyla, "ortağının baskı ve iftiralarına dayanamayan" Yılmaz Zafer kalp krizi geçirdi. 

Perihan Savaş, 1,5 yıl boyunca eşi Yılmaz Zafer'in başından ayrılmadı.Genç oyuncu, ortaklığı bitirmek için gittiği avukatın bürosunda geçirdiği bu kriz nedeniyle bir anlamda ölüyor, hastanede yapılan müdahaleyle yeniden hayata döndürülüyordu. Ancak bu esnada dört dakika oksijensiz kalan beyin hücrelerinde onarılamaz bir hasar oluşuyordu.

Eşi Perihan Savaş, bu olayda "doktor ihmalinin" de olduğunu söylüyor: 

"Kalp krizi geçirmeden 10 gün evvel biz Yılmaz'ı Şişli Kalp Vakfı'na götürdük. Çünkü ağrılar vardı, göğsünde bir basınç hissediyordu ama sağlam raporu verildi. Doktor 'Hiçbir şeyi yok, şimdi bir hastaneye gitseniz, anjiyo diyecekler, muayene diyecekler bir sürü paranızı alacaklar' dedi. Siz de inanıyorsunuz tabii... Dahiliye doktoru spazm çözücü ilaçlar verdi. Yılmaz zaten son günlerde çok kötü günler  geçirmişti. Böyle patlak verdi. Biz Kalp Vakfı'na dava açtık. Ama manevi olarak bunun hesabını kim verecek? Yılmaz'ı kaybettim, şimdi artık içimizde yaşayacak, ama anılarda yaşamakla aramızda yaşamak çok farklı".

Yılmaz Zafer, oğlu Savaş Zafer'i sadece iki ay boyunca görebildi.Yılmaz Zafer'de, kriz sonrasında çok hızlı bir gelişme olur. Fakat sonra, yutma reflekslerinde güçlük başlar. Boğulma tehlikesi geçirir. Yürümesi kötüleşir. Çok güzel yazı yazarken, bu bozulmaya başlar. Kalçası kırılır, iltihaplanma olur. Sonrasında da hepatit B başlar. Şanssızlıklar üst üste gelir. Genel sağlık durumu bozuk olduğu için vücut dirençsizken karaciğer kanama yapmaya başlar ve durdurulamaz...

Bütün bu sıkıntılar arasında eşi Perihan Savaş büyük özveriyle sevgili eşine bakar,  hamile kalır ve çocukları Savaş Zafer dünyaya gelir.

Çocukları her zaman çok seven ve onlarla çok iyi anlaşan Yılmaz Zafer, kendi çocuğunu sadece iki ay kucağına alabilir. 9 Kasım 1995'te de en verimli olabilecek yaşında hayata veda eder.

Yılmaz Zafer, sonradan kendisine benzer bir kader yaşayacak olan Kenan Işık ile bir eğlence ortamında...Perihan Savaş, Yılmaz Zafer'in ölümü öncesindeki günü şöyle anlatıyor:

"Çok ağırlaşmıştı. Gözlerini açtı baktı. Ben 'Gayret Yılmaz çok az kaldı" dedim. İlk defa başını çevirdi. Elimi tuttu, gözümün içine baktı. Üzülme de vardı, 'bu kadarmış' da vardı, her şey vardı gözlerinde. Sarıldım, öptüm. Bakışları bitecek gibiydi".

(Turknostalji.com)