Yeşilçam'ın yıldızları hangi filmle ünlü oldu?

Yayın Tarihi : 05 Mart 2017
2311
Türk sinemasının ünlü oyuncularından Muzaffer Tema "Dudaktan Kalbe", Ayhan Işık "Kanun Namına", Türkan Şoray "Otobüs Yolcuları" ile şöhret oldular.

 

Muzaffer Tema, 1951'de çekilen Dudaktan Kalbe filmiyle büyük şöhret kazandı.Türk sinemasında sağlam bir şöhret yapmak, seyirciyle oyuncu arasındaki sempatiye bağlıdır. Seyirci bu sempatiye göre oyuncusunu seçer. Sevmediği, kendi zevk ve anlayış ölçüsüne ters bulduğu oyuncuyu da kabul etmekten kaçınır...

Ne var ki halk içinde, halka dayanarak «sıra dışı şöhret» yapmanın belli bir zamanı yoktur. Bazı oyuncular daha ilk filmleriyle, bazıları da ancak 7-8 film çevirdikten sonra, «şöhret çıkışı»nı yapar. Bu, filmin ticari başarısına, ya da artistin ilgi çeken oyun gücüne bağlıdır.

1951 yılında Reşat Nuri Güntekin'in aynı isimli ünlü romanından beyazperdeye aktarılan «Dudaktan Kalbe» ticari başarısıyla dillerde dolaştı. Ama bunun yanında en büyük sükseyi Muzaffer Tema yaptı. Bir roman kahramanı olarak, «genç kızların rüyalarına giren ilk Türk jönü» Tema oluyordu.

Ayhan Işık, Ömer Lütfi Akad'ın 'Kanun Namına' filmi ile yıldız oldu.Bir yıl sonra ise sözünü ettiren film «Kanun Namına»ydı. «Kanun Namına» dekorlardan İstanbul sokaklarına taşan bir «büyük şehir filmi»ydi. Yönetmeni Ömer Lütfi Akad ve özellikle baş oyuncusu Ayhan Işık «tornacı Nazım Usta» rolüyle Türk sinemasında sağlam bir yer yapti. Ve bu sağlam yerini 1963'te çevirdiği «Acı Hayat»taki «Kaynakçı Mehmet»le devam ettirdi.

Uzun bir süre figüranlık yapan dansör Eşref Kolçak, 1953'te muradına erdi. «Affet Beni Allahım»da başrolü oynayarak ismini duyurabildi. Kolçak, bununla kalmadı, en köklü çıkışını «Namus Uğruna»da göstererek «1961 yılının en başarılı aktörü» seçildi. «Namus Uğruna», Osman F. Seden'e de bir «kamera arkası şöhreti» sağlamıştı.

Yıl 1955... Rejisör Ömer Lütfi Akad, «Kanun Namına»dan sonra «Beyaz Mendil»le şöhretini yeniliyor ve bu defa Türk sinemasına Fikret Hakan'ı getiriyordu. Fikret Hakan'ın «Beyaz Mendil»de «köylü Hasan»ı başarıyla oynaması bir tesadüf değildi. Çünkü aynı başarıyı «Üç Arkadaş»ta «niyetçi Murat» rolüyle sürdürecek ve «Yılanların Öcü»ne gelip dayanacaktı. Hakan, gerçekten de her role yatkın bir oyuncuydu.

Yıl 1958... Rejisör Memduh Ün, küçük insanların acılı serüvenlerini anlatan «Üç Arkadaş»la kendinden bahsettirdi. «Kanun Namına»nın «isimsiz figüranı» Muhterem Nur ise «Üç Arkadaş»ta ölçülü oyunuyla dikkati çekmişti. Böylece. Muhterem Nur, Türk sinemasında «ezik kadın»ların en başarılı temsilcisi oldu.

Bir yıl sonra kendi kabukları içinden sıyrılıp iki erkek oyuncu daha ortaya çıktı. «Argolu filmler» Muhterem Nur ve Fikret Hakan, Üç Arkadaş filmindeki oyunlarıyla tüm Türkiye'de tanındı. Fotoğrafta en sağdaki oyuncu Semih Sezerli...çığrını açan «Fosforlu Çevriye»de Orhan Günşiray, «Samanyolu»nda Göksel Arsoy... Bu
iki oyuncu da şöhretlerini, söz konusu ettiğimiz filmlerin ticari başarılarına borçluydu. Her oynadığı yerde büyük paralar getiren «Samanyolu» hiçbir değer taşımamasına karşılık, rejisör Nevzat Pesen'e küçük bir «ün payı» çıkarmıştı. Aynı yıl «Ayşecik»le Zeynep Değirmencioğlu da Türk beyazperdesinde «çocuk yıldızlar» devrini açtı.

1959'u 1960'a bağlayan mevsimde önemli denebilecek değişiklikler başgösterdi. Devirlerini tamamlayanlar silikleşmeye yüz tutarken, yeni yeni oyuncular köşebaşlarına geçiyordu. «Gecelerin Ötesi»yle Kadir Savun, «Ölüm Peşimizde»yle de Fatma Girik... «Yangın Var»ın «ezici oyuncu»su Turgut Ozatay da, «Kırık Çanaklar»la hakkı olan şöhrete geç de olsa erişecekti.

Türkan Şoray'ın bugünkü şöhretine ulaşmasını sağlayan film, başrolünü Ayhan Işık ile paylaştığı Otobüs Yolcuları oldu.«Öldüren Şehir»deki oyunuyla, «Film Dostları Cemiyeti»nin düzenlediği «1953 Film Festivali»nde en başarılı kadın oyuncu seçilen Belgin Doruk, asıl büyük şöhretini 1961'de yaptı. «Küçük Hanımefendi» serisinin, «salon komedileri» adı altında bir «kopyacılık salgını» getirmesi en çok Belgin'in şöhretine yaramıştı. Belgin Doruk'un tek rakibi yeni parlamaya başlayan Türkan Şoray'dı. «Aralık, ıslak ve etli dudaklı, baygın bakışlı» bir güzel kız olmaktan öteye geçemeyen Türkan Şoray «Otobüs Yolcuları» ile şaşılacak bir sükse yaptı. Film, rejisör Ertem Göreç'in ilerideki «iş şansı»nı da peşinen arttırdı.

1961 yılı daha çok rejisörlere yaradı. «Allah Cezanı Versin Osman Bey»deki «teknik cambazlığı» ile Atıf Yılmaz halk içinde, «Yasak Aşk»taki «şiirli anlatımı» ile Halit Refiğ, sanat çevrelerinde iyi birer isim yaptılar. «Yasak Aşk»ın Türk seyircisine adını duyurduğu oyuncu ise eski dansöz Nilüfer Aydan oldu.

Fikret Hakan ile Elizabeth Ruth, 'Beyaz Mendil' filminin bir sahnesinde...«Fosforlu Çevriye»nin «erkekleşmiş kadın»ı Neriman Koksal bir bakıma unutulmaya yüz tutmuşken, 1962'de «Lekeli Kadın»daki kompozisyonuyla yeniden parlak bir çıkış yaptı. Yıllar sonraki bu çıkışı, Neriman Köksal'ın adeta «ikinci dirilişi» oldu. «Lekeli Kadın»ın büyük bir «gişe filmi» olması, rejisör Ülkü Erakalın'ın da ekmeğine yağ sürdü. Böylece Erakalın, kısa bir süre içinde sinema pazarının isteklerine uygun «iş filmleri rejisörü» olarak, piyasaya ismini duyurdu.

«İkimize Bir Dünya»da Kadir Savun oyun gücünü yenilerken, rejisör Nevzat Pesen de «Samanyolu»ndaki mütevazı «ün payı»nı yükseltiyordu. Rejisör Metin Erksan'ın şöhreti ise zincirlemeydi. Önce «Dokuz Dağın Efesi», sonra sırasıyla «Gecelerin Ötesi», «Yılanların Öcü», «Acı Hayat», «Susuz Yaz» birbirini takip etti. «Susuz Yaz»da yönetmenlikten çok bir «reklam prodüktörlüğü» yaptığı düşünülürse Erksan'ın en iyi filmi «Acı Hayat»tı. Şiirli anlatımıyla Türk sinemasında özel bir yeri olan «Acı Hayat» Ekrem Bora'yı, «Yılanların Öcü» Erol Taş ve Aliye Rona'yı, «Susuz Yaz» da Hülya Koçyiğit'i meşhur etti.

Erol Taş, Aliye Rona ve Nurhan Nur, Yılanların Öcü filminde...Bu isimlerin yanı sıra, Ses dergisinin ortaya çıkardığı kapak yıldızları ve finalistler, Türk film piyasasında özel bir yer elde ettiler. Ses kapak yıldızlarından Tamer Yiğit, Ajda Pekkan ve Ediz Hun da, her yaptıkları filmle şöhretlerini tazeledi.

Bunların yanı sıra yine Ses finalistlerinden başta Süleyman Turan olmak üzere Gürel Ünlüsoy, Sevil Candan, Nur İnsel, Tümay Tunçalp ve Oktay Menteş, Türk sinemasının aranılan «yardımcı
oyuncuları» oldu.

Hülya Koçyiğit, ilk filmi Susuz Yaz ile büyük bir ün kazandı. Fotoğrafta, bu filmde başrolü paylaştığı Ulvi Doğan ile...Bütün bunların dışında bir de, şöhretleri belirli «köprübaşı filmlere» dayanmayan starlar var. Düne kadar bir film şirketinin «memur oyuncusu» olan Filiz Akın, şöhretini değişik tipine ve sürekli, başarılı bir reklam kampanyasına borçlu. Sıra dışı parlak çıkışları olmayan, sadece bütün filmleriyle isimlerini devam ettiren, oyuncular arasında ise Leyla Sayar, Semra Sar, Yılmaz Duru, Ahmet Mekin ve Efgan Efekan'ı sayabiliriz.

(Not: Manşet fotoğrafında Turgut Özatay, Kırık Çanaklar filminin bir sahnesinde görülüyor.)

(Yazı: Agah Özgüç / Ses Dergisi - 14 Mart 1964)