Yeşilçam'ın TV'den son transferi: Macit Flordun

Yayın Tarihi : 12 Kasım 2017
631
Televizyonda ses vermediği dizi kalmayan, pek çok TV oyununda ekrana çıkan Macit Flordun, beyazcamdan beyazperdeye geçti. İlk filminin adı: Evde Kalmış Kızlar.

 

Macit Flordun'u tanımayan TV seyircisi var mıdır? Sanmıyoruz. Çünkü sanatçı TV'nin hemen hemen her bölümünde görev almıştır. Onu küçükler "Bizim Sokak"ın babacan bekçisi Murtaza olarak tanır. TV'nin büyük seyircileri ise Macit Flordun'suz TV oyunu hemen hemen izlememişlerdir. Ya "TV de Sinema" ve diğer dizi filmleri izleyenler?.. Onlar da Macit Flordun'un kalın ve etkili sesini mutlaka hatırlayacaklardır.

Televizyonun seslendirme rekortmenlerinden biri olan Macit Flordun'un bir dizide aynı anda dört farklı karakteri seslendirdiği olmuş.Televizyonun kuruluşundan bu yana böylesine TV ile haşır neşir olmuş bir sanatçıyı ekranseverler bir bakıma kaybetti. Evet, Macit Flordun da birçok meslektaşı gibi sinemayı seçti. Onu önümüzdeki günlerde beyazcam yerine, beyazperdede izleyeceğiz. Sanatçı, "Bunca yıl sahneye emek verdikten sonra, sinemaya geçmek bayağı zor geliyor insana" diyor; "Ama Ankara'nın kısırlığından kaçıp, kendime yeni bir çevre aramak zorundaydım."

Bunca yılın tiyatrocusu, televizyonun karakter oyuncusu, aradığı çevreyi Yeşilçam'da buldu. Macit Flordun, "Kendime ve sinemaya yenilik kazandırabilecek, seks filmleri dışında bir şeyler yapabilecek bir yapımcıyı bulunca bastım kontrata imzayı" diye konuşuyor.

Yeşilçam'a "Evde Kalmış Kızlar" adlı dram-komedi karışımı bir filmle giriyor. Filmde sanatçıyı bunalımlar içindeki bir zengin çocuğu olarak izleyeceğiz. Macit Flordun ilk filminde arzu ettiği sonuca ulaşabilirse, sinemayı, kopamadığı, kopmayı da pek istemediği televizyon ve tiyatro ile birlikte sürdürecek.

Macit Flordun, 'Bedel' adlı televizyon oyununda...Peki, ya sonuç istediği gibi olmazsa? Sanatçı, "Ben arkamda hiçbir şey bırakmamacasma kopup gelmedim Yeşilçam'a" diyor; "Dönüş gerekirse bu bana üzüntü vermeyecektir."

Macit Flordun sanat hayatına Ankara'da başlamış olmasına rağmen İstanbul'un yabancısı değil. Birkaç kez İstanbul'a gelmiş... Hatta bir sezon boyunca Üç Maymun Kabare Tiyatrosu'nda Suavi Süalp'in "Ölür müsün, öldürür müsün?" komedisinde oynamış. O zamanlar yıl 1967...

O günden bugüne köprüler altından nice sular aktı. Tiyatrolar artık o zamanın tiyatrosu değil. Hele kendi yağı ile kavrulmak zorunda olan özel tiyatrolar aralarına birini almaktan çok, kadrolarını mümkün olduğu kadar kısmak çabası içinde.

- "Sanatçı arkadaşlarım olsun, tiyatrocu ve sinemacılar olsun, benim Yeşilçam'a gelişimi biraz yadırgadılar. Ama yavaş yavaş alışacaklar. Bir gün beni tam olarak aralarına alacaklarına inanıyorum. Yalnız yine de kafalarında bir soru işareti var. Yapımcısından oyuncusuna kadar, hepimiz yeni olduğumuz ve yeni düşüncelere sahip bulunduğumuz için 'Acaba bu acemiler ne yapmaya çalışıyor?' şeklinde düşünüyorlar" diyor Flordun.

Macit Flordun, eşi Kurtuluş Hanım ile 1972 yılı içinde tanışıp aynı yıl 27 Temmuz'da evlenmiş...13 Mart 1939'da Ege'nin yeşil ili Manisa'da doğmuş. Sanatçı öğrenimini doğduğu şehirde yaptıktan sonra, Ankara'ya gelmiş. 1956 yılında Ankara Devlet Konservatuarı'na girmiş, hem de müzik bölümüne. Tam bir yıl kalmış. Bakmış olacak gibi değil. 1957 yılının sonunda ayrılmış. Sonra Devlet Tiyatrosu'nda, sahne çalışmalarına girişmiş. O günden 1974 yılına kadar tam 14 yıl sahnede kalmış. Tabii her er kişi gibi yuva kurmak özlemini duymuş. Bu arada ve bir devlet dairesinde çalışan Kurtuluş Hanım'ı eş olarak seçmiş kendine.

Şimdi bir de oğlu var, 2,5 yaşında. Adı Tardu. Macit Flordun "Oğlumun ismini seçebilmek için Milli Kütüphane'de epey kitap karıştırdım" diyor.

Devlet Tiyatrosu'na iki defa girip çıktıktan sonra, birkaç yıl önce  tiyatroyla ilişkisini tamamen kesmiş. Artık televizyonun en önemli karakter oyuncularından biri... Hep yumuşak görünüşlü, kötü adamları, bunalımlı tipleri, yaşlı adam kompozisyonlarını canlandırmış.

Macit Flordun ayrıca TRT Çocuk Bölümü'nün baş oyuncusudur. Televizyon yapımcılarının, ilk yıllarda, ekranda görüntülediği "Bilmece, Bildirmece" dizisinde, palyaço rolüne çıkmış. Geçen sene de "Bizim Sokak"ta muhacir şivesiyle Bekçi Murtaza'yı canlandırmış.

Macit Flordun, oğlu Tardu ve eşi Kurtuluş ile...Çocukları çok seviyor. "Oyun haricinde çocuklarla çocuklaşıp onları eğlendiririm" diyor.

Flordun, televizyonun tiyatro bölümünün de bir zamanlar gediklisiydi. Onu "Ocak", "Bedel", "Dağın Tepesindeki Adam"da başrolde izledik. "Böyle Bir Aşk", "Fareler ve İnsanlar"da da oyunu sürükleyici başlıca tipleri canlandırdı. "Bedel"in sahneye konduğu sıralarda da "Yılın Oyuncusu" ödülünü kazandı.

Bunların yanı sıra Macit Flordun'un dublaj çalışmaları da var. Aşağı yukarı TV'deki her dizide onun sesi vardır. Dublaj çalışmalarında da yine hasta, deli ve bunalımlı tipleri seslendirmekte onun üstüne yoktur. Bunlarla birlikte kalantor ve serkeş tipleri de başarı ile seslendiriyor. Neden bu tipleri seçtiği sorulduğunda da şöyle diyor:

- "Normal bir tipi canlandırma veya seslendirmenin hiçbir özelliği yoktur. Sen ben veya o, hep birbirimize benzeriz. Eğer siz kendinizden bir şeyler yapmak, yani sanat yapmak isterseniz benim seçtiğim tipleri seçmek zorundasınız."

1973 doğumlu Tardu, babası Macit Flordun'a çok düşkün...Seslendirmedeki başarısını gözlemleri sonucunda elde etmiş. Hatta öyle ki, bir zamanlar Bakırköy Akıl Hastanesi'ni gezmiş. Bazı günler izbelere inerek, oralarda yaşayan berduşlarla arkadaşlık kurup, incelemeler yaparmış. Bunların sonucunda da "Hayata Dönüş", "Kaçak", "Hortlaklar" ve "Vişne Bahçesi"nde seslendirdiği tiplerde başarılı olmuş.

Macit Flordun televizyonu bırakmış, bırakmış ama gönlü hala orada. "Ben hiçbir zaman teklif yapmadım TV'ye" diyar; ""Daima teklifi yapımcılardan bekledim. Ben, zaten kadro dışı, bağımsız sanatçıydım. Yalnız, halen televizyonda, birçok yapımcı arkadaşım var. Beni hatırlayıp, çağırırlarsa, komedi türünde bir dizi yaparım."

Tiyatro konusunda da bazı düşünceleri var. Zeliha Berksoy ve yine televizyondan ayrılmış bir sanatçı olan Levent Kırca ile birleşerek, İstanbul'da bir tiyatro topluluğu kurmak istiyor. Hatta yer için birtakım girişimler bile yapmış...

(Yazı: Hakkı Tolunay - TV'de 7 Gün Dergisi - 25 Ağustos 1975)