Vasfi Rıza Zobu varsa, bu piyes kaçmaz!

Yayın Tarihi : 21 Kasım 2016
765
Tiyatroya iyi bir başlangıç yapamayan ve bu sevdasından vazgeçme eğilimine giren Vasfi Rıza Zobu, sonrasında sahnenin bir numaralı komedyeni oldu...

 

1925 tarihli bu fotoğrafta, Vasfi Rıza gençlik yıllarında görülüyor...Sahnemizin en değerli komedyenlerinden biri olan Vasfi Rıza Zobu, 5 Aralık 1902'de İstanbul'un Beyazıt semtinde dünyaya geldi. Babası Miralay Hasan Rıza Bey, annesi Safver Hanım'dı.

Ailesi, geleneğe uyarak, Vasfi Rıza'yı ortaokuldan sonra Kuleli Askeri Mektebi'ne yazdırmıştı... Yazdırmıştı ama onun aklı fikri tiyatroda idi.

1917 senesinin 26 Kasım günü Darülbedayi'ye müracaat etti, 3 Aralık'ta mümeyyizler önünde verdiği imtihanın sonucu parlak oldu ve Darülbedayi'ye kaydoldu

 Ramazanlarda Mınakyan ve Fehim Efendi kumpanyaları ile karagöz oyunlarının daimi seyircisi olan Vasfi Rıza, kendine meslek olarak tiyatroyu seçmişti. Gerçi bundan 30-40 sene önce, tiyatroculuğa kimse "Meslek" demezdi...

Vasfi Rıza Zobu (sağda), Mehmet Karaca ile Cevat Fehmi Başkut'un 'Paydos' adlı oyununun bir sahnesinde...Vasfi Rıza Zobu'nun tiyatrodaki ilk yılları hiç de parlak geçmemişti... «Kayseri Gülleri» ve «Bora» oyunlarındaki küçük rollerinde muvaffak olamamış, hatta bir ara tiyatrodan vazgeçmeyi bile düşünmüştü. Bu sebeple kısa bir süre, Darülbedayi'den ayrılmış, Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü'ne kaydolmuştu. Fakat sonunda sahne yine onu cezbetti ve Şehzadebaşı'nda oynadığı «Meraki»de ilk büyük başarısını elde etti.

Vasfi Rıza Zobu (ortada), 1953 yılındaki 'Onu Çok Seyiyorum' adlı oyunda Gülistan Güzey ve Reşit Gürzap ile...Artık sanat ufukları Vasfi Rıza Zobu'ya açılmıştı. Birbiri peşisıra güzel roller oynadı ve hepsinde bir öncekinin üstüne çıktı. «Aşk Uyumaz», «Uçurum», «Aktör Kin», «Köşe Kapmaca», «Bahar Hastalığı», «Ceza Kanunu», «Hissei Şayia», «Sekizinci», «Beşte Gelen», «Çam Sakızı», «Kör Düğüm» Zobu'nun en muvaffak olduğu rollerinden ilk aklımıza gelenler...

Yıllar geçtikçe Vasfi Rıza Zobu da olgunlaştı, günün en beğenilen komedi sanatçısı oldu. Sadece komedi oynamadığını, dramatik piyeslerde de aynı başarıyı elde edebileceğini «Paydos» piyesinde göstererek seyircilerine ılık göz yaşları döktürdü.

Vasfi Rıza Zobu, 1957 yılında oynanan 'Deli' adlı piyeste Şaziye Moral ve Gazanfer Özcan ile...İlk girdiği günden beri, Darülbedayi'den, sonraki adıyla Şehir Tiyatrosu'ndan ayrılmadı. Oynadığı roller kadar piyesler sahneye koydu. Bugün herkesin ittifakla söylediği söz, «Bu piyeste Vasfi Rıza Zobu mu oynuyor? Muhakkak tutar, aman kaçırmayalım...»dır.

Gerçek bir sanatkar için seyircinin bu hükmü, çok güzel bir şeydir. Vasfi Rıza Zobu'nun başarısı değerli bir aktörün ulaşabileceği şöhret merhalesinin seviyesini gösterirken, ilk teşebbüslerinde hiç de muvaffak olmamış bir kimsenin, sevdiği meslekte sebat ederek ve irade gücünün yardımı ile mümkün olmayanı nasıl mümkün kıldığını canlı bir örnekle gözler önüne sermektedir.

(Ses Dergisi - 15 Eylül 1963)