Suda yürüyen adamın hedefi Cebelitarık

Yayın Tarihi : 25 Mart 2013
16005
Kendi buluşu olan "su ayakkabıları" ile İstanbul Boğazı'nı yürüyerek geçen Attila Hülagü, bu kez Cebelitarık Boğazı'nı geçmek için çalışmalar yapıyor.

 

"Attila Hülagü adlı bir deniz yüzbaşısı Boğaz'ı yürüyerek geçti"...

Geçen gün gazeteler, bu başlık altında ilgi çekici bir haber verdi. Haberde, yüzbaşının kendi buluşu olan su ayakkabıları ile Boğaz'ın bir yakasından öteki yakasına yürüyerek 56 dakikada gittiği bildiriliyordu.

31 yaşındaki Attila Hülagü, Beylerbeyi'ndeki Deniz Astsubay Hazırlama Okulu'nun havuzunda çalışmalarını sürdürürken, eşi ve kızı kendisini izliyor...Bu haberi okuyanlar, su ayakkabılarının altında gizli bir aletin saklı olacağını düşündüler. Kimi "Motor takmış" dedi; kimi "Makine"... Oysa, ayakkabılarının altına yalnız bir dizi «padıl» konulmuştu. Bu da çok iğreti, ilkel bir mekanizmaydı. Su ayakkabılarının «malzeme» listesi şöyle:

«2,90 metrekare teneke, 50 gram lehim, iki el içi kadar bez parçası, 3 metre lastik, 1 metrekare alüminyum plaka».

Yüzbaşı Attila Hülagü, sonra üç fizik kanununu göz önüne alarak bir taslak çizmiş. Bu taslağı çizerken de, meşhur Arşimet Kanunu ile denge ve direnç kanunlarından faydalanmış.

Sıra ayakkabıların yapımına gelmiş. Bir tenekeciye gitmiş. «Bana» demiş «İçi boş, gemi gibi iki ayakkabı yapacaksın. Ayak sokmak için iki delik açacaksın. Alüminyum plakayı 20'ye böleceksin... 10 parçasını birinin, 10 parçasını ötekinin altına dizeceksin».

Sonunda malzemesi, yapım ücreti dahil, 175 liraya dilediği gibi bir çift su ayakkabısına kavuşmuş. Ayakkabının boyutları şöyle: Boy 152, en 20, derinlik 25 santim. Alüminyum plakaların faydası ise, yürüyüşü kolaylaştırmak. «Padıl» denilen plakalar ayak basınca açılıyor, kaldırınca kapanıyor.

'Suda Yürüyen Adam' Attila Hülagü, eşiyle birlikte harita üzerinde çalışırken...Yüzbaşı Hülagü, önce Beylerbeyi Astsubay Hazırlama Okulu havuzunda yürüyüş antrenmanlarına başlamış. Tam 7 defa Boğaz'ı geçmeyi denemiş. Başarabileceğine aklı kesince, gazetelere haber uçurmuş, «Yarın Boğaz'ı yürüyerek geçeceğim» demiş.

Kendine bir rota çizmiş. Boğaz'ın en dar yeri, 740 metre imiş. Ancak, rotaya göre bu 2 bin 200 metre olmuş. Baltalimanı'ndan çıkmış, kuzeye yönelmiş, akıntıya karşı koymuş, sonunda Küçüksu'ya ulaşmış. Bu 2 bin 200 metrelik yolu da, tam 4 bin 452 adımda aşmış.

Bu buluşun deniz piyadelerine çok fayda sağlayacağını ileri sürüyor. Tabii, biçimi değiştirilip kullanışlı bir duruma sokulursa... Kanunlara aykırı olmamak üzere pabuçların biçimini değiştirmeyi, küçültmeyi tasarlıyor. Yeni ayakkabıları ile bir süre antrenman yapacak, sonra Avrupa ile Asya'yı arasındaki su yolunu yürüyerek aşan bir insanın gönül rahatlığı içinde, Avrupa ile Afrika'yı ayıran Cebelitarık Boğazı'nı geçmeyi deneyecek.

Attila Hülagü bu konuda diyor ki:

- "Cebelitarık, akıntısı az bir boğazdır. Gerçi en dar yeri, İstanbul Boğazı'ndan 27 kat geniştir. Cebelitarık Boğazı'nı 30 bin 354 adımda ve 6,5 saatte geçeceğimi sanıyorum.

(Hayat Dergisi - 24 Ağustos 1961)