Sinema ve sahne yıldızlarının ipleri kimin elinde?

Yayın Tarihi : 31 Ağustos 2012
31541
Türkiye'de, batıdaki gibi bir menajerlik sistemi gelişmediği için, sinema oyuncularıyla ses sanatçılarının hayatına yön veren isimler, daha çok eş, dost, arkadaş ve akrabalarıdır. Üstteki fotoğrafta Türkan Şoray, annesinden sonra kendi yönetimini devralan Rüçhan Adlı ile birlikte görülüyor...

Dünyanın her yerinde sinema endüstrilerinin kendilerine özgü kuralları, acımasız yasaları vardır. Böylesi bir ortamda kalabilmek gerçekten güç bir iştir. Bu nedenle, ünlü yıldızlar, kendilerine yol yöntem gösterecek, güvenilir dostlar ararlar. Bizde, Batıda olduğu gibi «menajerlik» müessesesi olmadığı için bu görevi yıldızların en yakınları yüklenirler. Ve böylece de yıldızların ipleri onların eline geçmiş olur. (Solda, Fatma Girik ve Memduh Ün...)

Bir söz vardır, «Davulun sesi uzaktan hoş gelir» diye... Yıldızların dünyalarına baktığınız zaman gördüklerimiz ne kadar güzel, ne kadar renkli, ne kadar imrendiricidir değil mi? Sevgi, saygı, şan, şöhret, para, hepsi onlar içindir... Sanki sihirli bir el onları alıp zirveye çıkarmış, bir rüya aleminin içine salıvermiştir.

(Solda, Cüneyt Arkın ve Leon Sason...) Aslında bütün bunlar uzaktan duyulan bir davulun sesi gibidir. Hoş olduğu kadar aldatıcıdır. Herkes şöhretinin bedelini bir yerde ödemek zorundadır. Hepsinin yarınlarında bir «acaba», bir soru işareti gizlidir. Politikaları ne olmalı, nasıl hareket etmeli, hangi filmlerde oynamalı, hangilerine «hayır» demeli?.. Hangi mevsim, hangi gazino daha iyidir. Alt kadro nasıl olmalı? Gazetedeki reklamların biçimi, plak ilanları... Gazetecilerle olan ilişkiler...

Dünya sineması bu dertlerini yıllar önceden halletmiştir. Yıldızların bütün işleriyle uğradan menajerleri vardır. Bütün işler derken gündelik randevuları, berber, terzi gibi yıldızların 24 saatlerinin yarısını götüren yeknesak uğraşlarını kastetmiyoruz. Bunlar için ayrı bir sekreter tutulmuştur. Menajerler bağlı oldukları yıldızlara yön verirler, yapılması gerekini anlatırlar. Senaryoları önce onlar gözden geçirir, bağlı olduğu starın fiyat politikasını ayarlar, reklam kampanyalarını idare eder, mukaveleleri iyice gözden geçirir, yeni şartlar ileri sürer, icabında gerilemesini de bilir.

Sözün kısası, menajer yıldızın eli, kolu, gözü, dilidir. Dünya sinemasının nice ünlü ismi, menajer dediğimiz perde arkasına gizlenmiş kişilerin dediklerinden dışarı çıkamaz.

Bizde durum çok daha başka türlüdür. menajerlik müessesesi daha yerleşmemiştir. Film yapımcılarına «menajer» kadar antipatik gelen bir ikinci isim yoktur.

Bu tarz bir düşüncenin kol gezdiği film piyasasında gerçekten menajerler fazla barınamamaktadır. Erkek oyuncular kendi başlarının çaresine kendileri bakarlar, işlerini kendileri ayarlarlar.

Bunun dışına çıkan tek isim Cüneyt Arkın'dır. Leon Sason, Arkın'ın menajerliğini yapar. Gölgede kalan kişilerin tipik bir örneğidir Leon Sason. Cüneyt Arkın'ın bütün boşluklarını doldurur. Duyulmaması gereken haberleri büyük bir maharetle örtbas eder. Uzun yıllardan beri ünlü yıldızın yanında bulunan Leon Sason'un varlığı Cüneyt Arkın'a inkar edilmez şeyler katmıştır. Nedense Sason yapımcılar tarafından da kabul edilmiştir.

Bir istisna da menajerlik müessesesinin daha çok işlediği müzik dünyasında Aydın Sağay'ın durumudur. Sevim Tuna'nın menajerliğini yapan, aynı zamanda bir organize bürosunun sahibi olan Sağay, Tuna'nın bütün hareketlerine yön verir, işlerini düzenler. Bütün bunlara rağmen aralarından birkaç kez kara kedi geçmiştir.

(Solda, Aydın Sağay ve Sevim Tuna...) Şimdi istisnaları bir yana koyup bizde düzenin nasıl işlediğine bakalım. Özellikle kadın yıldızların etrafında bir çember vardır. Ama nasıl bir çember? Bu düzende akrabalık, dostluk, arkadaşlık ve menajerlik birbiriyle iyice sarmaş dolaş olmuştur. Ama yapılanlar para için değil, hatır, gönül, arkadaşlık ve eşlik görevlerini yerine getirmek içindir.

(Solda, Selim Soydan ve Hülya Koçyiğit...) Mesela Türkan Şoray'ın perde arkasındaki yön vericisi Rüçhan Adlı'dır. Mesleği olan yedek parça ithalatçılığının yanı sıra «Sultan»ın bütün problemlerini halleder. Senaryoları okumaz ama dinler, filmcilere tarih verir. Ve herkes şunu çok iyi bilir. Rüçhan Adlı'nın «okey»i olmadan Türkan Şoray tarih veremez, teklifleri geri çevirir. Zaten bütün bağlantı Rüçhan Adlı vasıtasıyla kurulur.

Selim Soydan da Hülya Koçyiğit'in bütün işlerini organize eder. Fenerbahçe'deki futbol hayatını parlak bir jübileyle kapadıktan sonra Soydan bir yandan gelecek için çeşitli projeler hazırlarken, diğer yandan film piyasasının duyan, işiten kulağı oldu. Eşi için en isabetli kararları almaya çalışır.

(Solda, Türker İnanoğlu ve Filiz Akın...) Türker inanoğlu'nun yukarıdaki isimlerden farkı, zaten filmci olması. Yılların tecrübesi hep Filiz Akın'ın başarısı için çalıştı. Akın'ın sinema stratejisinde daima Türker İnanoğlu'nun parmak izi vardır. Kararlar onun onayından geçer.

Fatma Girik'le uzun yıllardan beri beraber olan Memduh Ün de Türker İnanoğlu gibi bütün konularda söz sahibidir. Tabii, Girik'i ilgilendiren konularda... Aslında Kadri Film'in sahibi Kadri Yurdatap da Fato'nun akıl hocalarından biridir. Yalnız son söz Memduh Ün'e aittir. Arkasını Uğur Film gibi güçlü bir şirkete dayanan Girik, daha rahat kararlar alır, bunları cesaretle uygular.

(Solda Emel Sayın ve İsmet Kasapoğlu...) Emel Sayın'ın eşi İsmet Kasapoğlu çift taraflı düşünen bir beyindir. Şu sıralarda Sayın'ın işlerini düzene koyan bir Egemen Bostancı vardır ama asıl perde arkasında olan kişi genç maden mühendisinden başkası değildir. Kasapoğlu iki başlı bir canavar karşısındadır. Sinema ve sahne... Bütün ihtimalleri geleceği de göz önüne alarak hesaplarlar.

(Solda, Atilla Alpsakarya ve eşi Neşe Karaböcek...) Karaböceklerde beyin Atilla Alpsakarya'dır. O da bütün konularda eşine yön verir. Aslına bakarsanız buna müşterek alınan kararlar demek daha yerinde olur.

Sezer Güvenirgil'in arkasında Tunç Oral vardır. Hele hele Güvenirgil sahneye «Merhaba» dedikten sonra Oral işlere daha da hakim oldu. Onun diğerlerinden farkı, hem kendi, hem de eşi için çalışması.

Bu arada aklımıza hemen takılan birkaç ismi saymadan geçmeyelim. Behiye Aksoy yıllardır Fahrettin Aslan'ın himayesi altındadır. Adımlarını hep Aslan'ın isteğine göre atar. Gönül Akkor ise Hayrı Küçük'ün çizdiği yoldan yürür. Anneler saltanatının son temsilcisi Melek Koçyiğit, Nilüfer Koçyiğit'ten sorumludur. Selma Güneri'nin aldığı kararlarda eşi Yusuf Sezgin'in payı büyüktür. Hamdi Değirmencioğlu kızı Zeynep Değirmencioğlu'na senaryoları ve fikirleri ile destek olmaya çalışır. Ve tabiî, Sadri Alışık'ın kararlarında büyük etkisi olan eşi Çolpan ilhan'ı unutmamak lazım.

Bu durumda şöhretlerin asıl sahibinin kim olduğuna, karar sizverin...

(20 Ekim 1973)