Sevinç Aktansel - Gerçek bir dramın başrolünde...

Yayın Tarihi : 27 Kasım 2016
1260
Oyuncu Sevinç Aktansel, ALS hastalığı nedeniyle konuşma yetisini yitirdiği halde, ALS hastası iki çocuğu için kamera karşısına geçmeye  devam etti. 

 

Sevinç AktanselSevinç Aktansel, tam adıyla Saadet Sevinç Aktansel Çetinok... Uzun yıllar, tiyatro sahnelerinde, beyazperdede ve televizyonda yüzlerce senaryonun canlandırılmasına katkıda bulundu. Ancak en önemli senaryosunu, kendi gerçek hayatında, bir dramın başrolü olarak oynadı.

Fox TV'nin sevilen dizilerinden Bez Bebek'te, evin iki çocuğunun bakıcısı "Makbuş"u canlandıran, Sevinç Aktansel son bir yıldır dizide "konuşamadan" oynamıştı. ALS hastalığı ile maücadele eden Aktansel konuşma yetisini kaybetmişti. Sadece ağzını oynatabiliyor, daha sonra sesine dublaj yapılıyordu. Yürüyebildiği için servisle evinden alınıp sete getirilip, götürülüyordu.

Sevinç Aktansel (ayakta soldan ikinci), çocukluk yıllarında, annesi ve altı kardeşi ileSevinç Aktansel'in bu rahatsızlığına çalışmasının nedeni ise daha da dramatikti. Aktansel'in, 30'lu yaşlarını geçen Cem ve Can adında iki oğlu vardı ve onlar da anneleri gibi ALS hastasıydı. 70'ini geçmesine rağmen onlara bakmak için çalışmak zorundaydı.

Dizinin yapım şirketi ve bağlı bulunduğu Tümay Özokur Ajans'ın desteğiyle Sevinç Aktansel, dizide oynamaya devam etti. Aktansel'e her bölümde birkaç sahne yazılarak işine devam edebilmesi sağlandı. Kendisini çok seven çalışma arkadaşlarının "Çok disiplinli ve özel bir insan" dediği Aktansel, 5 Ekim 2009 tarihli bir röportajda, duygularını yazarak şöyle aktarıyordu:

Sevinç Aktansel gençlik yıllarında...- "Tiyatroya 40 yıl hizmet verdim. Her zaman yaptığım işi saygıyla ve mutlulukla yaptım. Heyecanımın ve gücümün devam ettiğine inanıyorum. Bir yıldır ALS hastalığıyla uğraşmaktayım. Konuşmamda bazı problemlerim olduğu için seslendirmemi başka bir arkadaşım yapmaktadır. Oyunculuk performansımda kayıp yoktur. Onu hissetsem zaten bu işi yapmazdım."

Yüzlerce oyunda, çok sayıda film ve TV dizisinde oynayan, 20'den fazla oyun yöneten, aralarında Ahmet Uğurlu, Erkan Can, Ali Sürmeli ve Zafer Algöz'ün de bulunduğu birçok oyuncunun yetişmesinde emeği olan Sevinç Aktansel, 25 Ağustos 2011'de yaşama veda etti.

Aşağıda 13 Mayıs 1967'de Ses dergisinin tiyatro eleştirmeni Melih Vassaf'ın Sevinç Aktansel ile yaptığı mini röportaj yer alıyor...

***

"Ekinler Yeşerince"nin kahramanı Sevinç Aktansel'e 5 soru - 5 cevap

Sevinç Aktansel eşiyle...İlk defa «Size öyle Geliyorsa öyledir» piyesinde gördüğüm zaman bu genç aktrise hayran kalmıştım. Sonra sayısız oyunda seyrettim Sevinç Aktansel'i... «Dünyanın Düzeni»nde oğlunu kaybeden yaşlı bir ana, «İstanbul Efendisi»nde şen, şuh bir çengi afet, «Hizmetçiler»de şık bir hanımefendi olmuştu.

Bu sene Ankara Devlet Tiyatrosunda «Ekinler Yeşerince» piyesi sahneye konacağı zaman başrol için birçok isim üzerinde duruldu. Sonunda ilgililerin aklına Sevinç Aktansel geldi. Piyesin ilk temsil gecesinde genç sanatçı seyircilerin takdirini kazandı.

Sevinç Aktansel, sonradan kendisi gibi ALS hastası olan çocukları Cem ve Can ile...- «Misis Moffat rolünü zevkle oynadınız mı?»

- «Şimdiye kadar oynadıklarımdan çok değişik bir rol.»

- «Biraz kendinizden bahseder misiniz?»

- «27 Kasım 1937'de İstanbul'da Anadoluhisan'nda dünyaya gelmişim. Annem Mesadet Aktansel, babam Vefa Lisesi öğretmenlerinden ve Vefa Kulübü'nün kurucusu Saim Aktanseldir.»

- «Babanız bayatta değil mi?»

- «Hayır, değil... 1949 senesinde bir ameliyatta kaybettik.»

Sevinç Aktansel, bir oyunda Kenan Işık ile...- «Ailenin tek çocuğu siz misiniz?»

- «Hayır. Altı kardeşiz. Ben en büyükleriyim. Benim küçüğüm Amerika'da Oklahoma City'de yüksek petrol mühendisi. Onun küçüğü Amerika'da yüksek endüstri mühendislik tahsilini tamamlayıp geçen sene yurda döndü. Daha küçüğü 22 yasında. Şimdi hemşire kolejinde. Beşincimiz erkek, 19 yaşında liseye devam ediyor, en küçüğümüz de 18 yaşında kız. O da lisede.»

- «Devlet Konservatuvarı'na girmeden önce tiyatro ile uğraşır mıydınız?»

- «En büyük zevkimdi. Vakit buldukça gene amatör tiyatrocularla çalışıyorum.»

(Röportaj: Melih Vassaf / Ses Dergisi- 13 Mayıs 1967)