Selma Güneri - Yeşilçam'ın gençlik ateşi!

Yayın Tarihi : 02 Kasım 2017
850
Seyirci olarak gittiği artist yarışmasında birinci seçilen 17 yaşındaki Selma Güneri, şimdi sinemada basamakları birer ikişer atlayarak çıkıyor...

 

Yıllar önceydi. Dört-beş yaşlarında, simsiyah saçlı, esmer bir kız ocuğu, geniş salondaki halının üzerinde koşarak fotoğraf makinesine doğru geldi. Flaş yandı, söndü. Film banyo edildi. Elde 6X6 büyüklüğünde bir siyah-beyaz fotoğraf kaldı. Annesi sağında, babası solunda yere çömelmişler, gülerek kızlarıyla fotoğraf makinesinin objektifine bakmışlardı...

1952'den bir fotoğraf... Beş yaşındaki Selma Güneri annesi ve ses sanatkarı babası Lütfullah Güneri ile...Yıllar geçti... Kız çocuğu her yıl 1 Şubat günü dünyaya gelişini, mumlar yanan pastalarla, kutlamaya devam etti. 1947'de doğmuştu.

Her yıl boyu, biraz uzadı, yüzü biraz daha değişti. Annesinin soyunda Çerkeslik vardı. Babası da yakışıklı adamdı doğrusu... Esmer anne ile açık kumral babanın kızları bir «melez» dilberi gibi olağanüstü görünüşler kazanmaya başlamıştı.

O zamanlar, Ayaspaşa sırtlarındaki Ülker sokağında kendi evlerinde oturuyorlardı. Fındıklı'daki Namık Kemal İlkokulu'na devam ediyor, akşamları bale dersleri alıyordu. Zaten babası Lütfullah Güneri ses sanatçısıydı. Ondan ilk müzik derslerini almıştı. Küçük kızın da sesi güzeldi, ilkokuldan sonra Özel Şişli Koleji'ne yazıldı. 

Yıllar geçti... Söğüt ağaçları gibi birden boy atmıştı. Babası bu arada Amerika'ya gidip New York'a yerleşmiş, kızını yanına çağırmıştı. İki yılını babasıyla geçirdi. Orada okula gidiyordu, iyi İngilizce öğrenmişti.

Henüz 18 yaşında olan Selma Güneri, basamakları hızla tırmanıyor...Tekrar İstanbul'a annesinin yanına döndüğü zaman aklından sinema yıldızı olmak geçmiyordu. Fakat bir gün talihi değişiverdi. Akrabalardan bir genç kız artist yarışmasına girmişti. Yarışmanın tertiplendiği toplantıya diğer davetliler ve annesiyle gitti. O kadar çok dikkati çekti ki, zorla sahneye çıkardılar ve birinci seçtiler. Selma Güneri durup dururken sinemanın içine zorla çekilmişti.

Önceleri bu Uzak Şark'a ait izler taşıyan çehrenin yerli piyasada «tutacağı» pek sanılmadı. Fakat yönetmen Halit Refiğ ona, «İstanbul'un Kızları»nda rol verince hemen güzelliğinin değeri anlaşıldı. Ondan sonra «Sen Vur Ben Kırayım», «Dullar Tercih Edilir» gibi filmlerde oynadı. Şöhretini ise Kemal Film'in «Beş Seker Kız» ında yaptı.

Bu filmde rol arkadaşları Leyla Sayar ve Fatma Girik gibi ünlü yıldızlardı. Aslında Sevil Candan ile Selma Güneri yerine Nilüfer Aydan ve Nebahat Çehre oynayacaktı. Ancak onların işi çıkınca iki genç artist seçildi.

Küçük yaşlarında bale dersi almış olan Selma Güneri'den bir figür...Zaten Kemal Film'in böyle bir «revü» filminde önemli bir role, vücudunun bütün güzelliğini gösteren dans kostümleriyle çıkıp da meşhur olmamak mümkün değildi! Nitekim öyle oldu. Film piyasaya çabuk çıktı ve teklifler yağmur gibi yağdı. Selma Güneri «Beş Seker Kız»dan sonra «Şu Kızların Elinden», «On Korkusuz Adam» filmlerini çevirdi. Şimdi «Gizli Emir»de oynuyor. Daha sekiz filmlik anlaşması var.

Liseyi bitirince kendini tamamen sinemaya hasredecek olan Selma Güneri, yerli sinemanın en genç yıldızı... «Namzet» değil, «yıldız»... Zira yerli sinemada yıldız olma işi gayet süratli...

17 yaşında, heykel bir vücut ve gayet tatlı bir yüz... Bazıları Selma Güneri'yi Leslie Caron'a benzetiyor, ama aslında yalnız kendine benziyor. Yakında büyük büyük afişlerde adını, resmini göreceğiz; başrollerde alkışlayacağız. Onun da apartmanı, otomobili, hayranları, binlerce mektupları olacak... Ama «sinema politikası» doğru olursa, lüzumsuz yere açılıp saçılmazsa, bazı filmcilerin «vücut teşhirciliği ticareti» ne bilmeden, anlamadan alet olmazsa...

Selma Güneri'nin beş yaşında çekilmiş, 1952 tarihli fotoğrafından sonra bütün görünüşü değişti, fakat gözlerindeki bakışlar aynı kaldı: Buğulu, romantik ve sisli gözler... Türk sineması onun değerini bilirse, biraz daha zenginleşecektir. Tabii Selma Güneri de...

(Ses Dergisi - 7 Mart 1965)