Orhan Veli Kanık'ı belediye çukuru öldürdü!

Yayın Tarihi : 14 Kasım 2017
837
Büyük şair Orhan Veli Kanık, Ankara'da belediyenin açtığı çukura düştükten dört gün sonra öldü. Önce alkol zehirlenmesi teşhisi konuldu. Dostları ise "Suikast" dedi.

 

Orhan Veli Kanık'ın ölümünün şüpheli olduğunu vurgulayan gazete kupürü...Garip akımının şairlerinden Orhan Veli Kanık, 14 Kasım 1950'de, henüz 36 yaşındayken bu dünyadan tıpkı şiirleri gibi "garip" bir biçimde ayrıldı.

Ölümünün ardından önce "alkol zehirlenmesi" dendi. Yapılan otopsiden sonra ise beyin kanamasından öldüğü açıklandı. O tarihte, Orhan Veli'nin genç yaşta ölümünü duyuran gazeteler, "Orhan Veli zehirlenme neticesi öldü", "Orhan Veli fazla içkiden zehirlendi" başlıklarını attı. Alt başlıklarda ise "ölümün şüpheli görüldüğü, otopsi yapılacağı" yer aldı.

Orhan Veli Kanık, Atatürk'ün ölümünün 22. yılında, 10 Kasım 1950 gecesi Ankara'da bir karanlık sokakta yürürken belediyenin açtığı bir çukura düştü ve başını çarptı. İki gün sonra da İstanbul'a geldi. Ağrılarından ve sızılarından şikayet ediyordu.

14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalaştı, Cerrahpaşa Hastanesi'ne kaldırıldı. Alkol zehirlenmesi teşhisiyle tedavi uygulandı, gece 23:20'de son nefesini verdi.

Olaya savcı yardımcılarından Cahit Türesel el koydu; otopsi yapıldı ve "Şair alkol zehirlenmesinden değil, beyin kanamasından ölmüştür" denildi. Orhan Veli Kanık'ın elbisesinin cebinde diş fırçası bulundu. Fırçanın sarılı olduğu sarı ambalaj kağıdında ise yanında gezdirdiği son şiiri vardı. "Aşk Resmigeçidi" adını taşıyan şiirinin kimi dizeleri ıslaklıktan mürekkep lekesine dönüştüğü için okunamadı...

Orhan Veli Kanık'ın çocukluk fotoğrafı...Şair Sunay Akın'a göre, Orhan Veli, çukura düştüğü akşam, Şinasi Baray'ın Hacı Bayram Veli Camii'nin yakınında bulunan ve sonradan yıkılan evinin bodrum katında açtığı "Üç Nal" adlı içkili lokantadadır. Lokantanın sahipleri o geceyi anlatırken Orhan Veli'nin kendileriyle birlikte olduğunu ancak çok sarhoş olmadığını, başka bir yere de gitmediğini söyler. Orhan Veli Kanık'ın babası Mehmet Veli Bey, oğlunun ölümünü, öğrenince çok şaşırır. Diğer dostları da bu ölümü ve açıklamaları hiç inandırıcı bulmaz. Hatta bazıları "suikast" olduğunu öne sürer.

Orhan Veli'nin 17 Kasım'daki görkemli cenaze törenine, ailesi, yakın dostları, arkadaşları, sanatseverler, İstanbul Belediye Meclisi üyeleri, Şehir Tiyatrosu ve Ses Tiyatrosu sanatçıları, öğretim üyeleri, gazeteciler, pek çok şair, ressam, heykeltıraş, müzisyen ve yazar ile üniversite öğrencileri katıldı. Ve Orhan Veli, "Urumelihisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum..." dediği Rumelihisarı'ndaki Aşiyan Mezarlığı'nda, tasarımını Abidin Dino'nun yaptığı kabrine defnedildi.

Orhan Veli Kanık gençlik yallarında...Türk şiirinin mihenk taşı Orhan Veli, şiirleriyle sadece yüreklere işlemedi, yaşamıyla da şiirinde olduğu gibi alışılmış kalıpları sarstı. Sıradan mı sıradan, yoksul mu yoksul bir hayat yaşadı. Hayatın içinden, bu hayatı anlatan şiirleriyle edebiyat dünyasını sarstı. Ona göre şiir duyguya değil, akla hitap etmeliydi.

"Kitabe-i Seng-i Mezar"ı yazdığında yer yerinden oynadı;

"...... / Mesele falan değildi öyle, / To be or not to be kendisi için;/ Bir akşam uyudu; / Uyanmayıverdi./ Aldılar, götürdüler./ Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü./ Duyarlarsa öldüğünü alacaklılar/ Haklarını helal ederler elbet./ Alacağına gelince.../ Alacağı yoktu zaten rahmetlinin./....”

Orhan Veli Kanık, tıpkı dizelerindeki gibi küçük insanların şairiydi, adaletsizliğe, halkı kandıranlara, içi boş nutuklara ve savaşa karşı idi. Dinsel duyguların sömürülmediği, aydınların baskı altında tutulmadığı, özgürlüklüklerin kısıtlanmadığı bir toplumsal düzen için çok çabaladı. İşsizdi, yoksuldu, yamalı pantolonla geziyordu, ama her zaman çok keyifli ve en önemlisi çok da onurluydu. 

Orhan Veli Kanık'ın internette ilk kez yayınlanan fotoğraflarından biri...Orhan Veli'nin ölümüyle şaşkına dönen şair ve yazar dostları acıyla konuşmuştu. İşte bunlardan birkaçı: 

Neyzen Tevfik: "Yaprak"ından yararlandığımız verimli bir dal ansızın kırıldı, düştü: toprağa, doğanın ta koynuna girdi. (Yaprak, Orhon Veli'nin 28 sayı yayımladığı derginin adıydı. Dostları onun ölümünden sonraki sayısını "Son Yaprak" adıyla çıkardı.)

Ahmet Hamdi Tanpınar: Orhan Veli'yi 12 yaşından beri tanırdım. Çok severdim. Şiirin büyük damarından gelme bir şairdi. Böylelerinin hayatı, kendisini yakarak bulur.

Sabahattin Kudret Aksal: Orhan Veli'nin şiirimize ettiği hizmet büyüktür. Türk şiirini şairaneden, dar kalıplardan kurtarıp bir genişlik ve ferahlığa götürenlerin başlıcalarındandır.

Asaf Halet Çelebi: Orhan Veli büyük bir hamle yapmıştı. Ben Onu temiz, çok terbiyeli, iyi bir insan ve dost olarak tanımıştım.

Bedri Rahmi Eyüboğlu: Büyük bir şair, büyük bir edip, çok iyi bir arkadaş, çok iyi bir insan kaybettik...

Orhan Veli Kanık fotoğrafları:

Orhan Veli Kanık, PTT'deki çalışma arkadaşlarıyla.

Garip akımının kurucularından üç şair bir arada; soldan sağa Orhan Veli Kanık, Şinasi adlı bir arkadaşları, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday...

Orhan Veli Kanık bir çay bahçesinde...

(Star Gazetesi - 15 Kasım 2002)