Müziği değil insanları seviyorum

Yayın Tarihi : 24 Aralık 2012
11454
«Hayırdır İnşallah» ve «Boşu Boşuna» adlı yapıtlarıyla Türk hafif müziğinde sesini duyuran Uğur Akdora, «Müzik benim özel merakım. Asıl şarkılarla insanları mutlu etmek, onlar için bir şeyler yapabilmek önemli» diyor.

Yirmi altı yaşında olan Uğur Akdora İngiltere'de psikoloji ve edebiyat yüksek tahsili yapıyor.. Sanatçı «Şöhret olmak önemli değil... Bana plaklarım, okul konserleri yeterli. Sahneye çıkmayı düşünmüyorum» diyor.

Yıl 1975... TV'de Eurovision Yarışması... «Anılar» adlı bestesiyle ekranlara gelen genç ve güzel kızın adı: Uğur Akdora. Zarif hareketleriyle, söylediği şarkıyla dikkatleri çekiyor. Ardından TV programları, okul konserleri. «Hayırdır İnşallah» ve «Boşu Boşuna» ile Türk hafif müziğinde adını duyuruyor. Ve bu sanatçı şu günlerde «Müziği değil, insanları seviyorum» diyor.

Hemen ardından soruyoruz. «Müziği bırakıyor musunuz?»

- «Hayır... Geçtiğimiz haftalar içinde sözleri Çiğdem Talu'ya müziği Melih Kibar'a ait olan 'İçim İçime Sığmıyor / Dinle' adlı son plağımı doldurdum. Müzik sadece özel meraklarım arasında... İlgilenmeme tek neden insanlar. Onları şarkılarla mutlu etmek, onlar için birşeyler yapabilmek önemli...»

Ve ardından sözlerine şöyle devam ediyor genç sanatçı:

- «Şöhret olmak, para kazanmak amacında değilim... Bu nedenle üç yıllık sanat hayatım boyunca kimseye taviz vermedim. Yaptığım işler bana ne kadar ün sağlarsa onunla yetineceğim.»

Yirmi altı yaşında olan Uğur Akdora müziğin yanı sıra İngiltere'de sürdürdüğü psikoloji ve edebiyat yüksek tahsilini bitirmeye çalışıyor.

- «Mart ayı içerisinde yirmi gün sürecek bir Anadolu turnesine çıkacağım. Ardından hemen okul ve diğer sanatçı arkadaşlarla sürdürdüğüm pop konserleri gelecek.. Ayrıca TV'de bir solo program var.»

Sanatçı çalışmalarını anlatırken, tekrar sözlerine başladığı yere dönmek istiyor ve «Günün birinde 'Müzik mi, sevdiğiniz kişiler mi?' diye sorulursa, seçeceğim şeyi çok iyi biliyorum... Tabii ki müzikten daha çok sevdiğim insanların yanında olacağım» sözcükleriyle sohbetimizi noktalıyor.

(26 Şubat 1977)