Meriç Başaran, sinema ve tiyatro kadar evde de hamarat

Yayın Tarihi : 22 Kasım 2016
1474
Güzel fiziğinin yanı sıra, kültür ve diksiyonu ile de dikkat çeken Meriç Başaran, sahne ve beyazperdede olduğu kadar ev işlerinde de çok iddialı...

 

Meriç Başaran, ağabeyi Tunç Başaran'ın yardımıyla Yeşilçam'a adım attı...Meriç Başaran, ailesine bağlı sevimli bir genç kız. Kuvvetli fiziğinin yanı sıra, kültür ve temiz diksiyon gibi gerçekten güçlü sayılabilecek kozlara sahip. Bütün bu meziyetleri, onun gerek sinemada, gerekse tiyatroda başarıya ulaşma şansını arttırıyor...

Geçen yıl Muammer Karaca ile karşı karşıya aynı sahnede oynuyordu. Biz de ön sırada, ikisini seyrediyorduk. O zamana kadar bazı filmlerin setlerinde ona raslamıştık. Yerli film artistleri hiçbir sahnede doğru dürüst konuşamadıkları için, o gün aynı endişeyi, Meriç Başaran için de duyup peşin üzüntüye kapılmış bekliyoruz. Fakat Meriç o akşamki rolünü başardı. Hem de öylesine başardı ki, şaştık kaldık. Sonra bunun izahını bulmakta gecikmedik. Meriç Başaran bir film artisti değildi, sadece birkaç filmde görünmüştü, ama o her şeyden önce bir sahne oyuncusuydu.

Meriç Başaran'ın Fatih'teki evindeyiz. Malta'nın yan sokaklarından birinde, bir apartmanın en üst katında... Duvarlarda Meriç'in annesinin ve ağabeyinin fotoğrafları var. Annesi yazdığı romanlarla isim yapmış Pakize Başaran, bir noterde başkatibe olarak çalışıyor. Ağabeyi Tunç Başaran, Memduh Ün'ün asistanlığını yapıyor ve iki yıldır Uğur Film firmasının daimi asistanı. Bu firmanın bütün filmlerinde çalışır.

Meriç Başaran sahne ve sinemada çalışmadığı zamanlarda tam bir ev kadını olup çıkıyor...Meriç Başaran, sinema alanına aağabeyi sayesinde geçmiş. 1961'de Tunç Başaran'ın rejisörü Memduh Ün, «Avare Mustafa» filminde genç kızı oynatmış. Ondan sonra Meriç Başaran'ı yine Memduh Ün'ün «Belalı Torun» filminde görüyoruz. Daha sonra «Sevimli Serseri», «Beni Osman Öldürdü», «Paylaşılmayan Sevgili» ve «Yaralı Aslan»... 

Meriç Başaran, tiyatroya «Lüküs Hayat» operetinde Muammer Karaca ile başlamış. Sonra «Senatör», Gazanfer Özcan'la «Mum Söndü», «Bebek Davası», Bulvar Tiyatrosu'nda da «Aşk Anahtarı» oyunlarında oynamış.

25 Nisan I945'te Fatih'te doğan Meriç Başaran, ortaokulun yedinci sınıfından ayrılmış. Kız Enstitüsü'ne devam etmiş. Sonra da, sinema ve tiyatro hayatı başlamış.

Başaran ailesinin her ferdi çalışıyor. Meriç Başaran'ın sözlerine göre Başaran'ların evine ayda 5.500 lira giriyor. Bunun 1.500'ünü de Meriç kazanıyor. Hayat felsefesi: «Her şeyin tadını çıkarmalı»

Geniş alnı, yuvarlak, iri gözleri ortalama bir boyu (1.63), samimi bir edası var. En sevdiği artistler Marcello Mastroianni, Dirk Bogarde, Maria Schell, Sarate Montiel...

Meriç Başaran boş zamanlarında şiir yazmaktan hoşlanıyor. En beğendiği şiirini de ezbere okudu:

«Sen her gün paramparça urban
Ve kirli ellerinle avuç açan adam...
İnan farkımız yok birbirimizden.
Sen belki bütün ömrünce dileneceksin,
Beklediğin beş kuruşu biri vermezse,
Başka birini bekleyeceksin.
Halbuki ben bir defa dilendim.
Bir vefasızın aşkı, sevgisiydi derdim.
Öylesine boş, öylesine açık kaldı ki elim,
Yemin ettim, bir daha dilenmeyeceğim».

(Ses Dergisi - 22 Şubat 1964)