İşte Avrupa Sinema Güzeli Hale Soygazi

Yayın Tarihi : 10 Kasım 2017
578
1972'de önce Türkiye, sonra da Avrupa Sinema Güzeli seçilen ve dört ayda üç film çeviren Hale Soygazi, güzelliği ve kabiliyeti ile olduğu kadar, nezaketi ve kültürü ile de dikkat çekiyor.

 

İngilizce, Fransızca bilen, giyime meraklı, kültürlü, hanımefendi bir yıldız olan Hale Soygazi, İtalyan filmcileri tarafından da beğenildi ve Guiliano Gemma ile birlikte oynaması için teklif aldı.Uzun sarı saçlı, siyah maksi elbiseli genç kız, çıplak ayakları ile yazdan kalma güneşin ısıttığı kumlara bastığı zaman, küçük bir çığlık attı...

Sonbaharla birlikte gelen yağmurlar, İstanbul sokaklarını sellerle suladıktan sonra hava açmış ve gökyüzünde pırıl pırıl bir güneş belirmişti. Eskilerin "Pastırma yazı" dediği sıcaklar, kısa bir süre daha canlıları sevindirecek, sonra yağmuru, karı, soğuğu ile kış gelecekti.

Altın tozu gibi güneşin altında parlayan kum tanecikleri, çıplak ayakların bastığı yerden kayarken, sarışın genç kız, küçük bir kum tepesinin üzerine oturdu. Yeşilçam'ın yeni oyuncularından Hale Soygazi, aynasına bakarak saçını düzelttikten sonra:

- "Ben hazırım, isterseniz fotoğraf çekimine başlayabiliriz" dedi.

Kumların bittiği yerde çimenler başlıyor ve biraz ileriden de asfalt yol geçiyordu. Bir çoban, elindeki uzun sopayı sallayarak koyunlarını çayıra soktuktan sonra, bağdaş kurarak yere oturdu Çok film değil, iyi film çevirmek amacında olduğunu söyleyen Hale Soygazi, 'Her gün daha iyiye, daha güzele ulaşmak istiyorum' diyor.ve sigarasını yakarak bulunduğumuz tarafa bakmaya başladı. Hale Soygazi'nin gözleri, otlayan koyunlara dalmış, gitmişti... 

Genç yıldız gülümsedikten sonra:

- "Ne iyi ettik de buraya geldik" dedi; "İnanır mısınız tüm yorgunluğumu unuttum. Sanki yeniden doğmuş gibiyim. Yaz başından beri ilk kez bir hafta dinlenebileceğim."

Bir gazetenin (Saklambaç) bu yıl açtığı yarışma ile Yeşilçam'a ilk adımını atan, daha sonra da Avrupa Sinema Güzeli seçilen Hale Soygazi, dört ayda üç film çevirmişti. İlk filmi "Kara Murat"tan sonra "İtham Ediyorum»da oynayan güzel yıldız, daha sonra Ülkü Erakalın'ın yönettiği "Kahpe"ye başlamıştı.

Sinemaya girmeden önce İsviçre'ye giden ve oradaki bir mankenlik okulunda altı ay okuyan Hale Soygazi, yurda profesyonel manken olarak dönmüştü. Çeşitli moda evlerinin defilelerinde mankenlik yaptıktan sonra, bir zarafet okulunda Profesyonel manken ve öğretmen olan Hale Soygazi, mesleğinin sinemada çok faydalı olduğunu söylüyor ve 'Gelecekte zevk için, yılda bir, iki defa mankenlik yapmak isterim. Ama şimdilik sadece film çevireceğim' şeklinde konuşuyor.öğretmen olarak iki yıl çalışan genç oyuncunun şansı, "Sinema Güzeli" yarışmasına girdikten sonra açılıyor, kısa süre içinde Yeşilçam'ın sözü edilen yıldızlarından biri oluyordu. 

Kültürü, güzelliği, işine olan saygısı ve hanımefendiliği ile kendisini sevdiren Soygazi, önümüzdeki yıl, daha yoğun bir çalışma içine girecekti. İtalya'da katıldığı yarışmada sinema güzeli seçilmesi, birçok kişi için sürpriz olmuştu. O günlerde İtalyan yapımcılardan film teklifi alan genç yıldız bunları kabul etmiyor ve Türkiye'ye dönüyordu. Ancak aradan geçen bir yıldan sonra, İtalya'dan yeni bir teklif geliyordu.

Başrolünde Guiliano Gemma'nın olacağı bir filmde, Soygazi'nin oynaması istenmişti. Çeşitli temaslardan sonra, teklifi prensip olarak kabul eden güzel oyuncu, "Aralık ayı başında senaryo tamamlanmış olacak" diyordu; "Şu anda hikayeyi özet olarak biliyorum. Bazı bölümlerinde Sinemaya geldiği günden bu yana sürekli olarak çalışan Hale Soygazi, dört ayda üç film bitirmiş ve dinlenmek fırsatını bulamamıştı. Nihayet geçtiğimiz günlerde, kendisine bir hafta izin veren oyuncu Kilyos'a gidiyor ve gönlünce tatil yapıyordu.değişiklik yapılacaktı. O yüzden gecikti.»

İlk filmi "Kara Murat"ta Cüneyt Arkın'la, "itham Ediyorum"da Kartal Tibet'le oynayan Soygazi, bu arada mankenlik ve şarkıcılık teklifleri almıştı.

Mankenliği çok sevdiğini, buna karşılık sahneye çıkmayı aklının ucuna bile getirmediğini söyleyen genç yıldız, "Şimdi bütün gücümle, sinemada iyi şeyler yapmak istiyorum" diyor ve şöyle devam ediyor:

"Son yıllarda Türk sineması, Batı'da olduğu gibi, güzel oyuncu yerine, iyi oyuncuyu tercih etmeye başladı. Bu, hepimiz için çok olumlu bir adım. Eğer işimizi hepimiz gerçekten benimseyerek yaparsak, dış pazarlarda adımızı rahatlıkla duyurabiliriz."

(Yazı: Çetin Ener / Ses Dergisi - 28 Ekim 1972)