İkinci kadın rollerinin aranılan güzeli: Sevim Emre

Yayın Tarihi : 10 Ağustos 2012
93832
1963 yılında Türkiye Güzeli ve Avrupa 4. Güzeli seçilen Sevim Emre'nin önünde 12 tane film teklifi bekliyor.

 

Orhan Gencebay'ın hayat arkadaşı Sevim Emre, bir zamanlar "Türkiye Güzeli" unvanlı bir sinema oyuncusuydu. İşte o günlerden bir yazı...

Sevim Emre, yerli film piyasasının en güzel vücutlu kadınlarından biridir.Bugünlerde yerli filmlerde «ikinci kız» rolleri için en çok aranan artist Sevim Emre... 1963 yılı Türkiye Güzeli olan genç yıldız, «Şişman kadınlar 15 yaşındaki genç kız rolüne çıkıyor, bana niçin rol bulunmasın?» diye yakınıyor.

Daha 12 yaşındayken babası ölüvermiş Sevim'in... "Sevim" dediğim Eskişehirli bir genç kız... Çekik gözleri ve ince burnu ile biraz Tatar tipli. Annesi ve kız kardeşi daha çok benziyor kuzeyli Türklere. Şişli'de Koca Mansur Sokağı'nda bir apartmanın birinci katında oturmuş konuşuyoruz. Ben koltukta, o da gayet yüksek bir divanda. Onu, yüksek kaidedeki bir heykel gibi seyrediyorum.

Sevim Emre, sahiden heykel gibi vücudu olan bir genç kadıncık... İnce sesiyle, içten şekilde ve çabuk çabuk anlatıyor. Hem dinliyorum, hem de düşünüyorum.

Altı yıl önce rejisör ve prodüktör Çetin Karamanbey'in Aslan Film isimli bir firması vardı. Beyoğlu'nda, Eski Mahkeme Sokağı'nda... Çetin Karamanbey'in film yazıhanesinin bulunduğu bu konakta, vaktiyle Enver Paşa, yabancı dilberlerle alemler yaparmış.

Sevim Emre, yerli sinemada takma saç kullanmayan tek kadın oyuncudur.Mermer şömineleri, at koşturacak kadar büyük sofaları olan bu sabık aşk yuvasına Sevim Emre «kiralık ev aramak» için girmiş... Kiralık ev bulamamış, ama Çetin Karamanbey'i bulunca hayatının akışı değişmiş. Neriman Köksal'ı, Fatma Girik'i ve Önder Somer'i Yeşilçam'a kazandıran Çetin Karamanbey, Sevim Emre'yi de on beş gün içinde artist yapmış. «Harmandalı Efem Geliyor» isimli filmde oynatmış.

- «Karamanbey beni oynattı, ben de neredeyse aklımı oynattım. O kadar çok seviniyordum. Fakat tecrübesizlikten bir sürü hata yaptım. 1961'de o filmi çevirdim. Düşünün Erenköy Lisesi dokuzuncu sınıfından gelmiş bir yalnız bir kız... Filme başladım ya, bir de güzellik yarışmasına girdim. 1963'te Türkiye Güzeli oldum. 1964'te Beyrut'ta yapılan Avrupa Güzellik Yarışması'nda dördüncü oldum. Filmlerim olduğu için Fransa'nın Nice şehrindeki yarışmaya gidemedim. İkinci güzeli benim yerime, Türkiye'yi temsilen gönderdiler.» 

- «Sonra işte 'Dilberler Yuvası', 'Helal Olsun Ali Ağbi' derken isim yaptık. Ayhan Işık'la oynamıştım bu son filmi... Fakat ben bir aralık şarkıcı olmaya kalktım. Hata etmişim. Sonradan anladım. 1965 sonu ve 1966'da hiç sinemayla uğraşmadım. Sonradan baktım ki film piyasasına kim girse başrole çıkıyor. Ben de tekrar sinemaya döndüm. Şimdi gene 'Şarkı söyle' diyorlar; çağırıyorlar, çok para veriyorlar, ama yapmam... Vallahi tam 12 tane çevrilecek filmim var. Şimdi ilk olarak 'Samanyolu'nda kocaman bir rolde Hülya'nın arkadaşı oluyorum. Bendeki vücut kimsede yokmuş. Aman unutmadan söyleyeyim, şunu da yazın: 'Cüneyt'le (Arkın) adımı çıkardılar. Vallahi bir şey yok. Fikret Hakan'la bir filmde oynayacağım. Mevzusunu okudum, çingene kızı oluyorum. Başrol... Nevzat Pesen söyledi. Yılmaz Güney'le renkli filmde, gene baş kadın rolündeyim: 'Kurt Mustafa'da. Artık sinemayı bırakmam. Tövbeler tövbesi!»

Genç yıldız, her zaman vücudunun bütün hatlarıyla inceliğini ve güzelliğini korumasını bilir.Sevim Emre, «Men» mecmuasına bakıp modeller seçiyor, oradaki elbiseleri yaptırıp fotoğrafçılara istedikleri pozları veriyordu, «İnsan güzel olan tarafını göstermeli» diyordu. Tabii ki Sevim Emre'nin de önünde şöhrete, servete ve hatta saadete giden yol açıktı. Öteki meşhur kadınlardan ne eksiği vardı ki? 93 santimlik göğüs çevresi, 53 santimlik boyun gibi bir bel ve 97 santimlik pergelle çizilmiş gibi kalçalara sahipti.

Bugüne bugün 1963 yılında Türkiye Güzeli seçilmiş, yabancı diyarlarda «Miss Turkey» olmuştu ya! Daha ne yapacaktı yani Sevim Emre?...

(Ses Dergisi - 5 Ağustos 1967)