Türk Nostalji
Nilüfer Aydan, 4 yıl sonra dansözlüğe dönüş yaptı
Nilüfer Aydan, 4 yıl sonra dansözlüğe dönüş yaptı
 
Yeni yıldız Fatma Belgen, sinemayı yeni sevmeye başladı
Yeni yıldız Fatma Belgen, sinemayı yeni sevmeye başladı
 
Sibel Egemen, evde kuzu, sahnede kurt!
Sibel Egemen, evde kuzu, sahnede kurt!
 
Balıkkız Piraye Uzun, denize hasret kaldı!
Balıkkız Piraye Uzun, denize hasret kaldı!
İşte Vedat Milor'un çapkın babası Oktay Milor!
İşte Vedat Milor'un çapkın babası Oktay Milor!
Vedat Milor'un, "Elinden uçanla kaçan kurtulmazdı" dediği babası Oktay Milor, oyuncu Gül Gülgün ile evlenip, Arnavutköy'e yerleşti. Çiftin en büyük zevki, zaman zaman çatıdaki kiremitlerin üzerine çıkıp Boğaz manzarasını seyretmek....
6 Eylül 2012 Perşembe 19:00




Facebook
Google
Twitter
Yazdır


NTV'deki "Tadı Damağımda" programında büyük beğeniyle izlenen "gurme" Vedat Milor, bir röportajında babası Oktay Milor için, "Babam tescilli çapkındı. Ancak uçan ya da kaçan kurtulurdu ondan" diye söz ediyordu.

Vedat Milor'un babası Oktay Bey'e 2 Aralık 1961 tarihli bir dergide rastladık. Oktay Milor, bu yazıda, Vedat Milor 5 yaşındayken ayrıldığı eşinden sonra, bir dönemin ünlü tiyatro ve sinema oyuncu Gül Gülgün ile yaptığı evliliğin ilginç öyküsünü anlatıyor...

**********


(Soldaki fotoğraf: Mutfakta, Oktay Milor etrafı toparlarken, Gül Gülgün yemek hazırlıkları yapıyor...)

Gül Gülgün ile eşi Oktay Milor, Arnavutköy'de bir ev tutmuşlar. Boğaz, bütün güzelliği ile ayaklarının altında. Şimdi, hem evlerinin düzeni ile ilgileniyorlar, hem de eşlerine dostlarına evlenme hikayelerini anlatıyorlar.


Hikayeye önce Oktay Milor başlıyor:

— "Gül'ü ilk defa altı ay önce Şehir Tiyatrosu'nda gördüm. Oyunu da, kendisi de hoşuma gitmişti. Tiyatroda çalışan bir arkadaşıma 'Nasıl kız' diye sordum, ' İyi kızdır ama nişanlı, bu sevdadan vazgeç' dedi. Ondan sonra Gül'ü hiç görmedim Geçen yıl bir arkadaşım, 'Florya'da bir balo var, kızlı, erkekli toplanacağız' dedi. Gittik. Gül Gülgün de, biraz sonra
bizim gruba katılmasın mı?"...

Onun bıraktığı yerden. Gül Gülgün devam ediyor:

- "Oktay'ı beğenmiştim, iyi bir insana benziyordu. Arkadaş olmuştuk. Gün aşırı, evimize geliyor, birlikte denize giriyorduk. Bir meyva suyu fabrikasının sahiplerindendi... Bir gün söz arasında, 'Sizi ilk defa altı yıl önce görmüştüm' dedi. Ben bu sözün altında kalır mıyım!... 'Ben de yedi yıl önce sizin portakallı meyva suyunuzu tatmıştım' cevabını verdim. Arkadaşlığımız bir yıl sürdü. Sonunda evlenmek üzere anlaştık"

Söz sırası gene Oktay'a geliyor:

- "Kağıtlarımız askıya asıldı. Hükümet doktorunda muayene olduk. Nikah için terzilerimize elbise ısmarladık. Evlendirme memurluğundan gün aldık. '11 Temmuz 1961' tarihinde memurun karşısına çıkacak, ilk resmi 'evet'imizi söyleyecektik. Ama Gül son dakikada kesin bir dille 'Hayır' deyiverdi.

Gül, eşinin sözünü kesiyor:

- "Kabahatin büyüğü Oktay'daydı. Nikah gününden bir hafta önce, fabrikaya telefonun açtım. Oktay'ı sordum... 'Bugün hiç uğramadı' dediler. Akşam buluşacaktık. 'Neredeydin' dedim. Kekeledi, doğru dürüst bir cevap veremedi. Ben de, o kızgınlıkla, birden 'Hayır' deyiverdim...

(Soldaki fotoğraf: Ev işleri bitince, Gül ile Oktay odadaki divana uzanıp kitap okuyarak yorgunluk giderir. Gül Gülgün aşk, Oktay Milor ise polisiye romanları seviyor...)

Bu hikayenin sonunu Oktay Milor'dan dinliyoruz:


- "Bu olaydan sonra. Erdek'e gittim... Bir, iki defa konuşmaya teşebbüs ettimse de Gül, 'Nuh' diyor. 'Peygamber' demiyordu. Erdek'ten döndüğüm gün Beyoğlu Caddesi'nden geçiyordum... Gül'le göz göze gelmeyelim mi?... Barıştık, anlaştık, o gün. kaymakamlığa gittik. Hemen orada bulduğumuz iki şahitle nikahımız kıyılıverdi...

Gül ile Oktay'ın gözlerinde artık mutluluk okunuyor. Gül Gülgün:

- "Şimdi hayatımıza yeni bir düzen verdik" diyor. "Yazı ayrı, kışı ayrı güzel bir semte taşındık. Ev işlerini bile bölüştük... Güzel bir iş bölümü yaptık. Balıkların suyunu değiştirmek, sabah kahvaltısını hazırlamak, evi tertip etmek Oktay'ın işi... Bana da..."

Oktay Milor gülümsüyor:

- "Evet hanımefendiye de, aldığım yemek kitaplarına baka baka öğlenleri yumurta, akşamlan da makarna pişirmek düşüyor... Kimsenin hakkı kimseye geçmemiş değil mi?... Anlıyacağınız, ev işlerini kardeş payı bölüştük işte..."

Son cümleyi, ikisi de şen kahkahalarla noktalıyorlar.

Etiketler: İşte Vedat Milor'un çapkın babası Oktay Milor!, Oktay Milor, Gül Gülgün, Vedat Milor
Bu haber toplam 15797 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Selamlar Vedat Bey. Rahmetli dedeniz Tahir Bey ve babanız Oktay Bey... Topkapı Meram Meyve Suları... O güzelim bahçenin içindeki fabrika ve iki adet gecekondu türündeki ev... Fabrikanın usta başısı Ali Görmek ve o gecekonduda dogan ben... Atalarınızın geçmiş anılarını Ali Görmek'ten dinlemek ister misiniz? 85 yaşında ve hala o günleri anlatıyor. Belki ilginizi çeker diye yazdım. Saygılar...
mustafa görmek - 2013-04-23 06:37:29
 Diğer Haberler
 











TürkNostalji.com'u Facebook'ta izle

Radyo Dinle! - E-Devlet



Son Eklenen Yazılar
Çok Okunanlar


. FOTO GALERİLER

. Ünlülerin Evlilik Resimleri

. Ünlülerin Çocukluk Resimleri

. Ünlülerin Askerlik Resimleri

. Ünlülerin Sünnet Resimleri

. Film Afişleri

. Türkiye Güzelleri

. Genelkurmay Başkanları

Fotogaleri
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Turknostalji.com

Domain
Yazılım: Haber Sitesi Kur