Türk Nostalji
Nilüfer Aydan, 4 yıl sonra dansözlüğe dönüş yaptı
Nilüfer Aydan, 4 yıl sonra dansözlüğe dönüş yaptı
 
Yeni yıldız Fatma Belgen, sinemayı yeni sevmeye başladı
Yeni yıldız Fatma Belgen, sinemayı yeni sevmeye başladı
 
Sibel Egemen, evde kuzu, sahnede kurt!
Sibel Egemen, evde kuzu, sahnede kurt!
 
Balıkkız Piraye Uzun, denize hasret kaldı!
Balıkkız Piraye Uzun, denize hasret kaldı!
İkinci kadın rollerinin aranılan güzeli: Sevim Emre
İkinci kadın rollerinin aranılan güzeli: Sevim Emre
1963 yılında Türkiye Güzeli ve Avrupa 4. Güzeli seçilen Sevim Emre'nin önünde 12 tane film teklifi bekliyor.
10 Ağustos 2012 Cuma 14:25




Facebook
Google
Twitter
Yazdır


Orhan Gencebay'ın hayat arkadaşı Sevim Emre, bir zamanlar "Türkiye Güzeli" unvanlı bir sinema oyuncusuydu. İşte o günlerden bir yazı...


**********
Bugünlerde yerli filmlerde «ikinci kız» rolleri için en çok aranan artist Sevim Emre... 1963 yılı Türkiye güzeli olan genç yıldız: «Şişman kadınlar 15 yaşındaki genç kız rolüne çıkıyor, bana niçin rol bulunmasın?» diye yakınıyor.


Daha 12 yaşındayken babası  ölüvermiş Sevim'in... Sevim, dediğim Eskişehirli bir genç kız... Çekik gözleri ve ince burnu ile biraz Tatar tipli. Annesi ve kız kardeşi daha çok benziyor kuzeyli Türklere. Şişli'de Koca Mansur Sokağı'nda bir apartmanın birinci katında oturmuş konuşuyoruz... Ben koltukta, o da gayet yüksek bir divanda... Onu, yüksek kaidedeki bir heykel gibi seyrediyorum.

Sevim Emre, sahiden heykel gibi vücudu olan bir genç kadıncık... İnce sesiyle, içten, çabuk çabuk anlatıyor. Hem dinliyorum, hem de düşünüyorum.

Altı yıl önce rejisör ve prodüktör Çetin Karamanbey'in Aslan Film isimli bir firması vardı. Beyoğlu'nda, Eski Mahkeme Sokağı'nda... Çetin Karamanbey'in film yazıhanesinin bulunduğu bu konakta, vaktiyle Enver Paşa, yabancı dilberlerle alemler yaparmış.


Mermer şömineleri, at koşturacak kadar büyük sofaları olan bu sabık aşk yuvasına Sevim Emre «kiralık ev aramak» için girmiş... Kiralık ev bulamamış, ama Çetin Karamanbey'i bulunca hayatının akışı değişmiş. Neriman Köksal'ı, Fatma Girik'i ve Önder Somer'i Yeşilçam'a kazandıran Çetin Karamanbey, Sevim Emre'yi de on beş gün içinde artist yapmış. «Harmandalı Efem Geliyor» isimli filmde oynatmış.

- «Karamanbey beni oynattı, ben de neredeyse aklımı oynattım. O kadar çok seviniyordum. Fakat tecrübesizlikten bir sürü hata yaptım. 1961'de o filmi çevirdim. Düşünün Erenköy Lisesi dokuzuncu sınıfından gelmiş bir yalnız bir kız... Filme başladım ya, bir de güzellik yarışmasına girdim. 1963'te Türkiye Güzeli oldum. 1964'te Beyrut'ta yapılan Avrupa Güzellik Yarışması'nda dördüncü oldum. Filmlerim olduğu için Fransa'nın Nice şehrindeki yarışmaya gidemedim. İkinci güzeli benim yerime, Türkiye'yi temsilen gönderdiler. Sonra işte 'Dilberler Yuvası', 'Helal Olsun Ali Ağbi' derken isim yaptık. Ayhan Işık'la oynamıştım bu son filmi... Fakat ben bir aralık şarkıcı olmaya kalktım. Hata etmişim. Sonradan anladım. 1965 sonu ve 1966'da hiç sinemayla uğraşmadım. Sonradan baktım ki film piyasasına kim girse başrole çıkıyor. Ben de tekrar sinemaya döndüm. Şimdi gene 'Şarkı söyle' diyorlar; çağırıyorlar, çok para veriyorlar, ama yapmam... Vallahi tam 12 tane çevrilecek filmim var. Şimdi ilk olarak 'Samanyolu'nda kocaman bir rolde Hülya'nın arkadaşı oluyorum. Bendeki vücut kimsede yokmuş. Aman unutmadan söyleyeyim, şunu da yazın: 'Cüneyt'le (Arkın) adımı çıkardılar. Vallahi bir şey yok. Fikret Hakan'la bir filmde oynayacağım. Mevzusunu okudum, çingene kızı oluyorum. Başrol... Nevzat Pesen söyledi... Yılmaz Güney'le renkli filmde, gene baş kadın rolündeyim: 'Kurt Mustafa'da... Artık sinemayı bırakmam... Tövbeler tövbesi...»

Sevim Emre, «Men» mecmuasına bakıp modeller seçiyor, oradaki elbiseleri yaptırıp fotoğrafçılara istedikleri pozları veriyordu, «İnsan güzel olan tarafını göstermeli» diyordu. Tabii ki Sevim Emre'nin de önünde şöhrete, servete ve hatta saadete giden yol açıktı. Öteki meşhur kadınlardan ne eksiği vardı ki? 93 santimlik göğüs çevresi, 53 santimlik boyun gibi bir bel ve 97 santimlik pergelle çizilmiş gibi kalçalara sahipti.

Bugüne bugün 1963 yılında Türkiye Güzeli seçilmiş, yabancı diyarlarda «Miss Turkey» olmuştu ya! Daha ne yapacaktı yani Sevim Emre?...

(5 Ağustos 1967)

Sevim Emre, Türkiye Güzeli seçildiği gün...

Etiketler: İkinci kadın rollerinin aranılan güzeli: Sevim Emre, Sevim Emre, Yeşilçam, Türk Sineması, Türkiye Güzeli, Vamp, Orhan Gencebay
Bu haber toplam 66499 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Sevim Emre-Orhan Gencebay aşkı: Her şey Love Story ile başladı

- Sevim Hanım'la nasıl tanıştınız?

İlk gördüğüm anda çok etkilenmiştim ondan. Bir güzellik yarışmasında kraliçe seçilmişti. Ben o zaman henüz tanınan biri değildim. Kendisini izlemeye gitmiştim. Onu ilk gördüğümde, "Aya mı bakıyorum, yoksa güneşe mi? Bu ne güzellik!" dedim kendi kendime. Sonra ben Samsun'dayken Sevim Hanım 'Tütün Güzeli' seçildi ve bu sayede onu bir kez daha gördüm. Ardından İstanbul'daki birkaç arkadaşımız bizi tanıştırdı. Tanıştığımızda ben 20 yaşındaydım, o 16 yaşında. Normal arkadaş gibi konuşup görüşüyorduk. Hiçbir zaman onunla bir beraberliği düşünmüyordum. Başlangıçta ağabey-kardeş gibiydik.

- Tanıştığınız dönemde siz evliydiniz sanırım...

Evet, eşimden ayrılmak üzere olduğum bir dönemdi. Zor zamanlarımdı gerçekten. Evliliğimi bitirdiğim dönemde çok şöhretli biriydim. Çok bunaldığım anlar oldu. O zamanlar Sevim Hanım bir dost olarak bana çok yardım etti. Kendisinin çok desteğini gördüm. Sonra nerede, ne zaman başladığını anlayamadan çıkmaya başladık. Sadece 'Love Story'yi hatırlıyorum. O dönemler bu film dünyayı kasıp kavuruyordu. Şarkısı da süperdi. Kalabalık bir grupla filmi izlemeye gittik. Orada aramızda bir elektriklenme başladı ve sonra da devamı geldi. (Orhan Gencebay röportajından alıntı - Kaynak: Ekşisözlük)

hayati - 2012-08-23 15:07:03
Yıldız Tezcan: Sevim Emre, Orhan Gencebay'ı benden çaldı

70'li yılların ünlü ses sanatçısı ve sinema oyuncusu Yıldız Tezcan, 21 yaşındayken Orhan Gencebay ile büyük aşk yaşadığını, ancak o dönem çöpçatanlıklarını yapan Sevim Emre'nin sonradan Gencebay'ı elinden aldığını ileri sürdü.

"Ben küçük yaşlarda sahneye çıkmaya başladım. Orhan Bey ise o yıllarda arkamda saz çalıyordu. O zamanki eşim Mahmut Tezcan'la birlikte, albüm yapması için kendisine çok ısrar ettim. Sonunda albüm çıkardı. Albüme koyduğu şarkılar arasında benim için yazdığı eserler de vardı. Bana "Can Can" derdi ve bunu şarkılarında da dile getirdi. Sonra yine benim için "Sabır Taşı" ve "Bana Çok mu Görüyorsun"u yazdı.

Her şey çok güzel gidiyordu, Sevim Hanım'ın bana yaptığı yanlışa kadar... Sevim Emre, ikimizin de yakın arkadaşıydı. Hatta Orhan Bey ile çöpçatanlığımızı yapıyor, ikimiz arasında birbirimize yazdığımız aşk mektuplarını taşıyordu. Sonra evli olduğu halde Orhan'ı elimden aldı! Çok yakın arkadaşım olduğu için aklıma böyle bir şey yapabileceği hiç gelmemişti. Nasıl olduğunu bile anlayamadım, bir baktım ki Orhan Gencebay ile beraber olmuşlar. Ona güvenmekle hata ettiğimi anladım ama artık Orhan Bey'le her şey bitmişti.

Arkadaşlığımız Sevim Hanım ortaya çıkana kadar iyi gidiyordu. Ama anlattığım gibi bana kötü oyunlar oynadı. Sevim Hanım'la küskünlüğümüz de bundan dolayıdır." (Hürriyet / Kelebek - 21 Mart 2007)

hayati - 2012-08-23 14:55:58
 Diğer Haberler
 











TürkNostalji.com'u Facebook'ta izle

Radyo Dinle! - E-Devlet



Son Eklenen Yazılar
Çok Okunanlar


. FOTO GALERİLER

. Ünlülerin Evlilik Resimleri

. Ünlülerin Çocukluk Resimleri

. Ünlülerin Askerlik Resimleri

. Ünlülerin Sünnet Resimleri

. Film Afişleri

. Türkiye Güzelleri

. Genelkurmay Başkanları

Fotogaleri
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Turknostalji.com

Domain
Yazılım: Haber Sitesi Kur