
Erkek, yerli filmciliğin çirkin kralı Yılmaz Güney, kadın da, uzun yıllar birlikte yaşadığı halde bir türlü nikâh kıyamadığı Can Ünal'dı. Can Ünal, Yılmaz'ın en kötü günlerinde ona destek olmuştu. Nikâhlı değildi, ama nikâhlı kadınlardan daha yakındı erkeğine... Can, böyle söylüyordu. Gerçek de böyle görünüyordu.
Gece sabaha karsı İstanbul'a, Aydede Caddesi'ndeki Kıvılcım Apartmanı'na geldiler. Burası Nebahat'in eviydi. Sabah, Nebahat'i evde bırakan Yılmaz, Beşiktaş'a indi ve oradan Yeniyol Sokağı'ndaki Park Apartmanı'na geldi. Burada Yılmaz'ı "Karım" dediği Can Ünal ile kızı Güney bekliyordu.
Gerçekten Yılmaz, Can ve küçük Güney bu problemin üç düğümü idiler. Eğer bu üç düğüme bir de Nebahat Çehre'nin evliliği katılırsa düğümlerin sayısı dörde çıkacak ve "Gordiyon" düğümü gibi ancak İskender'in kılıcı ile kesilebilecek...
Haber Yorumları
