
Spora basketbolcu olarak başlayan, basketbolda şimdi sayısını hatırlayamadığı kadar milli olan Can Bartu... Futbolda ise 38 kez Milli Takım formasını taşımış bir adam...
O dönemde bütün arkadaşları Galatasaraylıydı. Kamil, Coşkun, Tayyar... Can Bartu, bu arkadaşlarıyla zaman zaman yedişer kişilik takımlar halinde yapılan minyatür kale maçlarında da yer alıyordu. Arkadaşları bir maçta Can'a Galatasaray forması giydirdiler ve Fenerbahçeli basketbolcu Can, Fenerbahçe'ye karşı Galatasaray formasıyla oynadı. O maçta Galatasaraylılar, Can'ın attığı 9 golle fark yaptı. Ancak maç tamamlanmadı, yarım kaldı. Kavga çıkmıştı. Galatasaraylılar hemen Baba Gündüz'e koştular. "Can diye bir çocuk var. Süper futbolcu. Beş bin lira verirsek onu Galatasaray'a alırız."
Sonra büyüdükçe büyüdü, sahalara sığmaz oldu. Sığmadığı sadece sahalar değildi. Türkiye'ye de sığmadı. İtalyanlar çaldı bir gün kapısını Fenerbahçe'nin. Ünlü Macar futbolcu Hidegkuti'nin antrenörlüğünü yaptığı Fiorentina idi bu İtalyan kulübü... "Sizde bir çocuk var. Budapeşte'de Csepel'i 3-2 yendiğiniz maçta seyretmiştik. İşte onu istiyoruz. Adı 'Bartu" diyorlardı".
İki gün sonra tekrarlanan maçta bu kez Milan 2-0 öndedir. Gene son beş
- Siz 1961 senesinde İtalya'ya gittiniz... Yani 25 sene evvel... O dönemin İtalya'sını anlatır mısınız? Yönetim olarak, devlet politikası olarak... Spor neydi italya'da? Bugün ne?
- Evet. Çok temiz ve modaya uygun giyinirim. Jantiyimdir yani. Bir de futbolu çok zarif oynardım. Sinyor lakabında bunların rolü de çok büyük.
- Hayatımda futboldan başka hiçbir şeyin tutkunu olmadım. Oyun oynamayı severim. Ama bu hiçbir zaman kumar boyutunda değildir. Elbette ortada bir para döner ama ne beni, ne de oynayan arkadaşımı sarsacak nitelikte
Haber Yorumları
