Sinemanın taçsız kralı, Yılmaz Güney, Fikret Hakan, Tanju Gürsu ve diğerlerini dobra dobra eleştirdi. 20 Ekim 2011 Perşembe 13:29
Televizyondaki magazin programları, oyuncu, şarkıcı ve mankenlerin birbirleri hakkında söyledikleri "nahoş sözler", incir çekirdeğini doldurmayacak dertler, kıskançlıklar, küçük rekabet ve reklam çekişmeleriyle dolu.
Merak ettik. Acaba bu iş geçmişte nasıldı? Ünlüler birbirleri hakkında ne düşünür, nasıl konuşurdu? İşte size bir örnek. Hem de bir "Kral"dan... Ayhan Işık'tan.
Ses Dergisi'nin 26 Aralık 1966 tarihli sayısına konuşan Ayhan Işık dönemin yıldızlarını dobra dobra değerlendirmiş. İşte sözleri:
Yılmaz Güney için: Arkamdan lakırdı ediyormuş. Bu yönünü beğenmedim. Aynalara ateş etmesi, müzisyen bıçaklaması, elinde tüfekle dolaşması, nikahlanmadan çocuk sahibi olması, toplumun ahlaki değerlerini sarsıcı şeyler. Ben daha dün 532 bin (532.000) lira vergi ödedim. Ama hiçbir zaman üç otomobili yan yana dizip, reklam yapmadım.
Fikret Hakan için: Fikret bana selam vermez. Güya onun bir rolünü almışım. Onun eşsiz oyuncu olduğuna inanmam. Hele Türk gençlerinin bizleri örnek aldıklarını düşünürsek, Fikret Hakan'ın yaptıkları daha şumüllü bir mahiyet alır.
Salih Güney için: Yakından tanımam. Ama yaptıklarını duyuyorum da şaşıyorum. Hadiselerini okuyunca meslek adına utanıyorum.
Tanju Gürsu için: Selda Alkor hikayesini çok ayıpladım. İki bekar sinema yıldızı flört edebilir, ama bunu davul zurnayla ilan etmez.
Kuzey Vargın: Bu delikanlıyla bir film setinde konuştum. Film artistliğinin icaplarını anlattım. Beni dinler göründü. Ama hadiseler çıkarmaya devam etti. Bu yüzden çok yakışıklı olduğu halde layık olduğu yeri alamadı.
Orhan Günşiray, Eşref Kolçak, Turgut Özatay ve Öztürk Serengil için: Bu arkadaşların yaptıklarını ve son durumlarını herkes biliyor. Benim bir şey söylememe lüzum yok!