İlk Türk kadın tiyatro oyuncusu Afife Jale, dünyaya veda ederken, yolcu edenlerin sayısı bir elin parmağından azdı. 20 Eylül 2010 Pazartesi 03:26
24 Temmuz 1941'deyiz... Bir mezarlıkta, sadece 4 kişilik bir cenaze töreni var. Tiyatroculardan Behzat Butak, Sait Köknar ve küçük oğlu Ergun Köknar ile ismini bilmediğimiz bir kişi daha, iki mezar kazıcıyla birlikte tabutun başında dua ediyor.
Üç-beş saat önce yaşamı Bakırköy Akıl Hastanesi'nde noktalanan bu 39 yıllık cansız beden Afife Jale'ye ait. Bir tiyatro oyuncusu. Ama "herhangi bir" değil. Türk kadının varolma mücadelesinde, "kurtuluş savaşı" verenlerden bir öncü. Sanatını icra edebilmek için herşeyi göze alacak kadar kararlı. Tehditlere, aile ve polis baskısına, ağır hakaretlere aldırmadan doğru bildiği yoldan sapmayan cesur bir insan...
Tiyatro sahnesine çıkan ilk müslüman Türk kadını olan Afife Jale, kısacık yaşamına çok şey sığdırdı. Yapayalnız bir eroinman olarak, hayata akıl hastanesinde veda etti. Onu o gün uğurlamayan kalabalıklar, verdiği mücadelenin önemini sonradan anladılar.
Dünya gariptir, bazen 4 kişilik bir törenle uğurlanır, milyonlarca insan tarafından unutulmazsınız. Bazen binlerce insan tarafından defnedilir, bir daha tek kişi tarafından hatırlanmazsınız. Varmış gibi görünürken yok, yokmuş gibi görünürken varsınızdır. Olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu! (Not: Fotoğrafların üzerindeki yazılar bir süre sonra kaldırılacaktır)