Gülsüm Kamu-Cihangir Gaffari evliliğinin öyküsü

Yayın Tarihi : 03 Nisan 2017
3717
Şarkıcı-Oyuncu Gülsüm Kamu ile İranlı aktör Cihangir Gaffari evliliğinin hikayesini üç perdelik bir piyes şeklinde okuyabilirsiniz...

 

Geçen ay Yeşilçam sürpriz bir nişana şahit olmuştu. İran'da başlayıp Türkiye'de biten «Tahran Macerası» adlı filmin İstanbul'daki sahnelerini çevirmek için gelen İranlı sinema yıldızı Cihangir Gaffari ile Gülsüm Kamu bir hafta içinde tanışmış ve nişanlanmıştı.

Herkes, «Reklam için nişanlanmışlardır» derken iki genç, nişandaki hıza rahmet okutacak bir hızla nikah memurunun karşısına çıkıp evleniverdi. Aşağıda Gülsüm-Cihangir aşkının, nişanının ve evliliğinin hikayesini bir piyes şeklinde bulacaksınız.

Cihangir Gaffari ile Gülsüm Kamu, düğünde Hüseyin Baradan ve Zeki Müren ile birlikte..BİRİNCİ PERDE

(Dekor sadedir. Gazeteci ile Gülsüm Kamu bir otomobilin içinde konuşmaya başlar...)

Gazeteci: «Hayırlı olsun, uğurlu olsun, nişanlanmışsınız...»

Gülsüm Kamu: «Yaa, nişanlandık işte...»

Gazeteci: «Çok ani oldu galiba, ne dersiniz?»

Gülsüm Kamu: «Ani oldu ya; Cihangir beni görmüş, sormuş, soruşturmuş, bütün anlatılanları dinledikten sonra da...»

Gazeteci: «Dinledikten sonra haa, pes vallahi!»

Gülsüm Kamu: «Durun canım sözümü kesmeyin. Tanıştık, biraz konuştuk. Bir ara bana, 'Dans eder misiniz?' diye sordu. Dans etmekte bir kötülük yok ya...»

Gülsüm Kamu, 10 bin liralık gelinliğiyle bir ara sahneye çıktı ve en güzel şarkılarını eşi Cihangir Gaffari için söyledi.Gazeteci: «Tabii canım ne kötülüğü olacak, alt tarafı dans işte.»

Gülsüm Kamu: «Evet, ben de öyle düşündüm ve teklifini kabul ettim.»

Gazeteci: «Durun, durun anlayamadım birden. Yani İran'da, 'Benimle dans eder misiniz?' demek evlenme teklifi yapmak anlamına mı geliyor?»

Gülsüm Kamu: «Hah hah hayyy... Ay siz çok yaşayın e mi... Alakası yok canım. Neyse biz ortada dönüp dururken Cihangir bana evlenme teklif etmez mi? Şaşırdım kaldım ve teklifini kabul ettim.»

Gazeteci: «Yani şaşkınlığınızdan öyle mi?.. Neyse, diyorlar ki Cihangir Gaffari, İran'da evliymiş. Aslı var mı bunun?»

Gülsüm Kamu: «Bi'şeycikier demem; dilleri kopsun emi? Evli falan değil, orada Victoria adlı bir kadınla beraber yaşıyormuş. Hepsi o kadar işte.»

Gazeteci: «Peki ne zaman evleneceksiniz?»

Gülsüm Kamu: «Cihangir gelince. Hem biz iki defa nikahlanacağız. Hem burada, hem de İran'da...»

Gazeteci: «Aman ne iyi, ne iyi... Ne kadar fazla nikahlanırsanız, evlilik de o kadar uzun ömürlü olur. Peki evlenince nerede oturacaksınız?»

Gülsüm Kamu: «İran'da tabii... Yılda bir defa da buraya geliriz.»

Gazeteci: «Peki nişanlınız hakkında neler biliyorsunuz, mesela boyu ne kadar?»

Gülsüm Kamu: «Bilmem ama benden epey uzun... Durun canım, Fikret (Hakan) kadar işte...»

(Perde, aldığı cevaba şaşıran gazetecinin hayreti üzerine ağır ağır iner!)

Gülsüm Kamu ile Cihangir Gaffari dans ederken, Pervin Par-Zeki Müren ve Gönül Yazar-Orhan Boran çifti de onlara eşlik etti.İKİNCİ PERDE

(Geniş bir salon. Önde kapı... Perde açıldığı zaman hayretini üzerinden atamamış gazeteci kapıyı aralar. Kapı açılır ve geride smokinli Cihangir Gaffari ile gelinlik giymiş Gülsüm Kamu görülür. Bir an açık duran kapıdan «bay ilgili» çıkar ve kapıyı kapar.)

İlgili: «Maalesef içeriye giremezsiniz efendim. Gülsüm Hanım'ın babası (Mustafa Kefeli) çok hasta. Zaten o yüzden nikahı evde yapıyoruz. Flaşlar beyefendiyi rahatsız ediyor.»

Gazeteci: «Benim makinem yok ki. Sadece içeride kim var, kim yok ona bakacağım.»

İlgili: «Gülsüm Hanım'ın babası biraz mutaassıptır da efendim. Gazeteci istemiyor. Mamafih siz merak buyurmayın. İçeride fotoğrafçı var. Biz gazetelere fotoğraf dağıtacağız.»

Düğüne katılan ünlülerden bir grup... Soldan sağa Kartal Tibet, Türker İnanoğlu, Hüseyin Baradan, Cihangir Gaffari, Gülsüm Kamu, Zeki Müren, Gündüz Tibet (Kartal Tibet'in eşi) ve Filiz Akın...ÜÇÜNCÜ PERDE

(Bir gece kulübü... Ortada kalabalık bir masa. Masada «gelin»le «damat»tan başka Zeki Müren, Kartal Tibet, Filiz Akın, Hüseyin Baradan, Türker İnanoğlu, Öztürk Serengil, Pervin Par, Gönül Yazar gibi ünlüler de göze çarpıyor. Topluluk hep bir ağızdan konuşmaktadır.)

1. Davetli: «Aman nikah çok iyi oldu. Böylece baba-kız da yıllardır süren dargınlığa son verdi.»

2. Davetli: «Babası kızına evlilik hediyesi olarak iki apartman katı hediye etmiş diyorlar, doğru mu acaba?»

3. Davetli: «Damat da, geline çok kıymetli bir zümrüt yüzük takmış.»

4. Davetli: «Ya! Ben de gördüm. Ama ben Gülsüm'ün gelinliğine bayıldım vallahi. Tam 10.000 liraya mal olmuş, ama değer doğrusu... Darısı bizimkinin başına...»

2. Davetli: «Ben her şeyi anladım da nikaha fotoğrafçı alınmamasını anlamadım.»

7. Davetli: «E, malum kardeşim taassup meselesi»

2. Davetli: «Peki, içerideki fotoğrafçıya ne buyurulur?»

Diğer Davetliler: «???»

(Konuşmalar gitgide uzaklaşırken sahne yavaş yavaş kararmaya başlar.)

NOT: Bu piyesin dördüncü perdesi henüz yazılmamıştır.

(Ses Dergisi - 14 Aralık 1968)