Göksel Kortay ile Kerem Yılmazer'in tek arzusu çocuk

Yayın Tarihi : 16 Mart 2016
4484
Sayısız çocuk oyunuyla küçükleri güldürüp eğlendiren Göksel Kortay-Kerem Yılmazer çifti artık kendi çocuklarını sevmek istiyor...

 

Her evlilikte arzulanan, beklenen bir sonuç vardır: Bir çocuk sahibi olmak, bu çocuğu eğitmek büyütmek... Çocuk, bir karı-kocanın bağlarını düğümleyen, koparılmaz kılan hatta onlara bir aile niteliğini kazandıran en önemli etkenlerden biridir..

Üç yıl önce evlenen Göksel Kortay ile Kerem Yılmazer'in şu anki tek arzuları bir çocuk sahibi olmak...Göksel Kortay ve Kerem Yılmazer ikilisinin son zamanlardaki hemen hemen bütün sanatsal uğraşı, çocuk programlarına ses vermek, oynamak... Ama, ne yazık ki; bu çiftin "Bizim" diyebileceği bir çocuğu yok...

Üç yıllık evli olan bu ikili, çeşitli çocuk tiyatrolarında beraber oynamış ve sayısız çocuk programıyla küçüklerin eğlence kaynağı olmuş. Şimdi haklı olarak çocuklarla bu kadar içli dışlı olan ve onları deli gibi seven karı-kocanın bir çocuk sahibi olmayışını yadırgayabilirsiniz... Ama suç onlarda değil. Bütün arzularına ve çabalarına rağmen; ne yazık ki bekledikleri sonuca ulaşamıyorlar... 

Ancak Göksel Kortay ile Kerem Yılmazer, bu konuda henüz umutlarını yitirmiş değiller... Hani; "7 Kocalı Hürmüz"ün ünlü bir şarkısı var ya... Karı-koca bu sevilen şarkının sözlerinde küçük bir değişiklik yaparak, dillerine dolamışlar, söyleyip, duruyorlar... Hürmüz'ün koca istemek için söylediği şarkıyı, onlar çocuk dileğiyle, söylüyorlar. "Ver Allahım ver, bize de bir çocuk ver..." diyerek; bir anlamda dileklerinin gerçekleşmesi için Tanrı'ya yakarıyorlar.

Göksel Kortay ile Kerem Yılmazer'in yakın dostları Perran Kutman, düğünde kendilerine boş bir kundak vermiş ve içini bir an önce doldurmalarını dilemişti.Söz çocuktan açıldığında; Göksel Kortay'ın gözlerini tarifsiz bir hüzün bürüyor. Güzel oyuncu, boğazında düğümlenen hıçkırıkları tutmaya çalışarak şöyle konuşuyor:

- "İlk evlendiğimiz günlerde, işlerimiz çok yoğun olduğu için, çocuğun bize ayakbağı olacağını düşünerek istememiştik... Ama, kısa bir süre sonra ne büyük bir hata yaptığımızı anladık. Şimdi de biz istiyoruz, Allah vermiyor..."

Bugünlerde çocuk programlarının yanı sıra yeni bir uzunçalar çalışmasına da giren Kerem Yılmazer ise, duygularını şöyle dile getiriyor:

- "Dilerim; Allah bizim de yüzümüze bakar. 'İnsan bir şeyi, büyük bir inançla dilerse, mutlaka gerçekleşirmiş' derler. Biz de, işte bu inancımızın büyüklüğüne güveniyoruz. Ve, günün birinde, mutlaka ana-baba olacağımıza inanıyoruz. Geç olsun, yeter ki güç olmasın. Üstelik; çocuk konusunda herhangi bir tercihimiz de yok! Kız ya da erkek, güzel ya da çirkin; hepsine razıyız. Şimdilik yüreğimizdeki çocuk sevgisini programlardaki çocukları severek, onlarla eğlenerek gideriyoruz. İnşallah gelecekte arzularımız gerçekleşecek ve kendi çocuğumuzu seveceğiz."

(TV'de 7 Gün - 12 Ekim 1981)