Dublajıyla efsaneleşen adam: Ferdi Tayfur

Yayın Tarihi : 21 Mart 2016
5648
Türk sinemasında sesli filmlerin ilk aktörlerinden biri olan Ferdi Tayfur, dublaj konusunda da ilk ustalardandır. Özellikle Laurel ve Hardy seslendirmeleri unutulmaz...

 

Ferdi Tayfur, eşi Nedret Tayfur (solda) ve kendisi gibi seslendirme ustası olan kızkardeşi Adalet Cimcoz ile...Bilmem bugünkü sinema meraklısı gençlerin kaçı Ferdi Tayfur'u hatırlar? Uzun boylu, itina ile taranmış düz siyah saçlı, daima şık giyinen ve üzerinde bir Avrupa salon efendisi havası olan bir insandı Ferdi Tayfur. Hele sesi... Karşısındakini büyüleyen, etrafındakileri derhal sarıveren çok tesirli bir sesi vardı.

Türk sanat hayatı ve bilhassa filmciliğimiz ona çok şeyler borçlu olduğunu herhalde unutmaz. O zamanlar, bugün olduğu gibi, bir radyo programcılığı, artistlik veya dublaj rejisörlüğüyle binlerce lira kazanılmadığı için, Ferdi Tayfur son yıllarında rahatça geçinebilmek için, on parmağındaki on marifetin hemen hepsinden birden istifade etmek mecburiyetinde kalmıştı. Ölüm onu hummalı çalışma içinde yakaladı ve 1958 yılının 21 Mart'ında, henüz 54 yaşında iken aldı, götürdü.

Ferdi Tayfur, ilk Türkiye Güzeli Feriha Tevfik ile bir film sahnesinde...Ferdi Tayfur, Miralay Hüseyin Tayfur Bey'le, aslen Alman olan Hatice Aliye Hanım'ın üç çocuğunun ortancasıydı. Bugün dublaj filmlerinde sesini zevkle dinlediğimiz Adalet Cimcoz onun kızkardeşidir.

Ferdi Tayfur 1904'te Çanakkale'de doğmuştu. Tahsilini Almanya'da yaptı. İngilizce, Fransızca ve Almancayı ana dili gibi bilirdi. Genç yaşta sanat hayatına atıldı. Bir ara meşhur operet bestekarı Muhlis Sabahattin'in kızı Melek'le evlendi ve onunla birlikte, kayınpederinin kurduğu operette çalıştı. 

Melek'in çok genç yaşta ölümü onu bir hayli sarstıysa da, film hayatına atılarak büyük üzüntüsünü unutmaya çalıştı. İlk sesli Türk filmlerinde artist olarak oynadı. «Bir Millet Uyanıyor», «Leblebici Horhor Ağa», «Cici Berber» bunların basında gelir. Bir müddet sonra onun rejisörlüğe başladığını da görüyoruz. «Güneşe Doğru», «Senede Bir Gün», «Kerimin Çilesi» ve daha birçok film çevirdi...

Tarihi fotoğraflardan biri... Bir dönemin en önemli sinema ustalarından bir grup yazlık bir bahçede... (Soldan sağa) Suavi Tedü, Hüsamettin Tursan, Osman İpekçi, Hulusi Kentmen, Cezmi Ar ve Ferdi Tayfur.Bu arada bir taraftan da artistliğe devam ederken, öbür taraftan hem dublaj rejisörlüğü yapıyor, hem de bugün Orhan Boran, Erkan Yolaç ve diğerlerinin bir meslek haline getirdikleri spikerliği, radyo ve sahnedeki şov takdimciliğini Türkiye'de kurmaya çalışıyordu.

Onun asıl büyüklüğü dublaj alanında görünür. Yabancı filmlerin Türkçeleştirilmesinde öyle tipler yaratmıştır ki, seyirci bunları benimsemiş ve her biri adeta bizim artistlerimiz haline gelmiştir. Emsalsiz taklitleri ve eşsiz esprileriyle sinemamıza kazandırdığı Arşak Palabıyıkyan'ın, Laurel-Hardy'nin, Balıkçı Osman'ın Ali Baba'nın ve diğerlerinin orijinal seslerini kim hatırlar ki?

Bıraktığı boşluğu bir düzine kıymetle dahi henüz dolduramadığımız Ferdi Tayfur'dan bugün sadece bir hatıra var. Israrla dublaj işine soktuğu kızkardeşi Adalet Cimcoz... Filmlerinin hepsi yandığı için geriye başka bir şey kalmadı.

(Not: Manşet fotoğrafında Ferdi Tayfur, ikinci eşi Nedret Tayfur ile görülüyor...)

(Ses Dergisi - 18 Nisan 1964)