Erol Taş'ın nikahı Konya'yı ayağa kaldırdı

Yayın Tarihi : 08 Kasım 2017
2063
Bir yıl kadar önce eşini kaybedip, üç çocuğu öksüz kalan Erol Taş, 18 yaşındaki teyze kızı Elmas Erşan ile evlenirken, nikahın kıyıldığı Konya'da adeta yer yerinden oynadı.

 

Başına sarı eşarp bağlamış genç kız, yanındaki arkadaşını dirseğiyle  dürttükten sonra:

İlk eşi Hafize Taş'ı geçen yıl kanserden kaybeden Erol Taş, üç çocuğuna annelik yapacağını düşündüğü,  teyzesinin kızı olan, Konyalı yün tüccarı Süleyman Erşan'ın kızı Elmas ile ikinci kez dünya evine girdi.- «Kız...» dedi, «Erol Taş bayağı yakışıklı erkekmiş... Oysa filmlerde pek çirkin gözüküyor...»

— «Doğru»  diye cevap verdi arkadaşı... «Vallahi arslan gibi erkek. Şu bizim Elmas da talihli kızmış... Durdu, durdu turnayı gözünden vurdu.»

Bu sırada Konya Evlendirme Salonu'nda nikah memurunun karşısında oturan Erol Taş ile 18 yaşındaki teyze kızı Elmas Erşan karı-koca olarak nikah defterini imzalıyordu.

Konya, Konya olalı böylesine bir nikaha ne sahne olmuş ne de Konyalılar böyle bir nikah görmütü. Mahalli gazeteler nikahın saat 15'te yapılacağını bildirdikleri için 300 kişilik salona 1.500 kişi dolmuştu. Dışarıda da içeri girmek için kapıları zorlayan 2.500 kişilik bir kalabalık vardı. Bağıramalar, çağırmalar, feryat, figan ortalığı çınlatıyordu.

- «Hanım hanım, önüne, arkana, sağına, soluna baksana, ayağıma bastın... Nasırımı kanattın...»

- «Ne yapayım kardeş? Kalabalığa baksana... İnsan değil bastığı yeri görmek, nefes alamıyor, nefes...»

Törene büyük ilgi gösterip izdiham yaratan Konyalılar, nikah şekerinden çok Erol Taş'tan imza almak için yarıştı.- «Ay şimdi 'imdat' diye bağıracağım. Polis yok mu bu memlekette? İtişmeye, kakışmaya ne lüzum var? Uslu, uslu bekleyin. Gelinle, damat şimdi çıkar, görürsünüz...»

Dışarıda bu şamata devam ederken şaşkınlıktan ne yapacağını şaşıran Erol Taş, yeni eşini kollarıyla korumaya çalışarak salonun arka kapısına doğru ilerliyordu.

Konya Turizm Derneği Başkanı Fevzi Halıcı, caddede toplanmış olan kalabalığı gördüğü için onları bu kapıya yöneltmişti. Maazallah Erol Taş ile eşi yanılıp da caddeye çıksalardı, muhakkak kalabalık arasında ezilir, hatıra meraklıları tarafından yarı çapılak bırakılırdı.

Erol Taş ve eşi Elmas, yoğun ilgiden polis yardımıyla kurtulup, nikah salonundan ünlü aktörün fildişi rengi Mercedes'iyle ayrıldı.Fakat 100 kişilik bir grup, yeni evlileri arka sokakta yakalamayı başardı. 10 yaşlarında bir kızın «Erol Taş gidiyor» diye sokakta bağıra bağıra koşmaya başlaması bir anda bu küçük kalabalığı çığ gibi büyüttü.

Erol, eşi ile bindikleri Mercedes'in tekerleklerinin birden yerden kesildiğini gördü. Birkaç sivri akıllı da otomobilin üstüne çıkmış, kalabalığı «Erol Taş! Erol Taş!» diye tempo tutmaya davet ediyordu.

Polisin yardımıyla Erol Taş, evlenme dairesinin arka sokağından kaçtı. Nikahta Erol Taş'ın şahitliğini gazeteci Rıdvan Bülbül, Elmas Erşen'in şahitliğini ise şair Fevzi Halıcı yaptı.

Espritüel bir insan olan Fevzi Halıcı, imzalar atılırken bir de şiircik yazıverdi:

«At imzayı Erolcuğum, korkmadan at
Bundan böyle neşene neşe kat
Sakın gam çekme her şey boş
Yaşamaya bakıp dünyanın anasını sat.»

Erol Taş, gerdeğe Konya'da girdi. Ertesi günü de sabahleyin erkenden, Konyalılar yataklarında mışıl mışıl uyurken balayına çıktı. Gidecekleri yerler arasında Antalya, Anamur, Fethiye, İzmir, Ayvalık var.

Yeni evliler balayından sonra Fındıkzade'de yeni döşenen katlarına yerleşecek ve Elmas Taş, Erol Taş'ın ilk eşinden öksüz kalan üç çocuğuna annelik yapacak...

(Ses Dergisi - 24 Eylül 1966)

 Bu yazıyı kaçırmayın: Taş'tan adamın dramı >>