Erkekten bozma güzel Dolly, Yeşilçam'a transfer oluyor

Yayın Tarihi : 23 Haziran 2012
21803
Yönetmen Sırrı Gültekin, iki yıl öncesine kadar erkek olan İtalyan asıllı güzel revü yıldızı ile "Ölüm Nöbet Bekliyor" filminde başrol oynaması için anlaşma sağladı.


Bir efsanede, "Gökkuşağının altından geçen kızlar erkek, erkekler de kız olurmuş" derler. Geçenlerde İstanbul'a, gökkuşağının yedi renkli  kemerinin altından geçmeden de kadın olmuş, sabık erkekler geldi. Kervansaray isimli gece kulübünde halkın karşısına çıkıp dans ettiler, şarkı söylediler ve birer kadın gibi soyunup dökündüler. Koca istanbul'da günlerce ağızdan ağıza «Carrousel» lafı dolaştı durdu.

Bu «Carrousel» revüsünün artistleri bir garip, kadınlar erkek, erkekler de kadın kıyafetinde geziyor. Mesela «Domino» isimli biri var, saçları erkek gibi kısa kesilmiş. Ama, gerçekte kadınmış. Pantolon, ceket giyiyor, kravat takıyor. Yalnız biraz köse bir hali var, o kadar.

«Gypsy» isimli sarı peruklu, takma kirpikli kadına çok yakından baktım. "Erkek" demek için deli olmak lazım! Ama ilgililere sorarsanız dünyada hiçbir insan ne yüzde 100 erkek, ne de yüzde 100 kadınmış. İlim böyle söylüyor.

Biz Gypsy, Holly White, Sabrine, Everest, Domino ile konuşurken merdivenlerden aşağı bir «afet» indi. Adı hemen dillerde dolaştı:

- «Dolly geliyor, Dolly geliyor...»

Beyaz manto içinde sarı saçlarıyla külkedisi gibi bir kadın... "İncecik bilekler, iri gözler, tatlı, fakat kalınca bir ses... Bizi tanıştırdılar. Tam o sırada yanımıza gelen bir garson geldi. Dolly'ye, «Bir film prodüktörü sizinle görüşmek istiyor. Buyrun kartvizitini...» dedi.

Hepimiz baktık. Üstünde, «Prodüktör-Rejisör Sırrı Gültekin» yazıyor. Dolly, ayağa kalktı, garsona, «Hemen konuşalım, bekletmeyin » dedi.

Gültekin Film firmasının sahibi Sırrı Gültekin her zamanki şık giyinişiyle kapıda göründü. Kendini tanıttı. Ellerimizi uzattık, toka ettik. Başladık konuşmaya...

Şimdiye kadar yerli filim dünyamıza Bülent Oran, Kenan Pars, Ahmet Mekin, Göksel Arsoy, Evrim Fer, Erol Tezeren, Münir Özkul gibi değerli sanatçıları yaptığı filmlerle tanıtmış olan Sırrı Gültekin, hemen maksadını söyledi:

- «Sinyorina Dolly, bir Türk filminde oynar mısınız?»

Dolly, önce şaşırdı, sonra kendini topladı. «Daha önce üç tecrübe filminde rol aldım. Film çevirmiş sayılmam. Beyazperdeye geçersem ancak büyük roller oynamak isterim. Siz bana böyle bir rol verebilir misiniz?» diye sordu.

Sırrı Gültekin, hem konuşuyor, hem de 22 yaşındaki genç kadını (iki yıl öncesine kadar erkek olan İtalyan asıllı Dolly, Belçika'da ameliyatla kadın olmuş) inceliyordu. Dolly'nin çantasından çıkardığı fotoğraflarına bakarken, «James Bond gibi bir casusluk filmi çevirmek istiyorum. Fotoğraflarınızı 'Hayat' mecmuasında gördüm ve beğendim. Hele sizi yakından görüp konuştuktan sonra daha çok beğendiğimi söyleyebilirim.

Size o filmde baş kadın rolünü vermek niyetindeyim. Ne zaman bize vakit ayırabilirsiniz?» diye sordu.

(Üstteki fotoğraf: Yönetmen Sırrı Gültekin, Dolly'nin fotoğraflarını inceliyor...)

Ufacık burunlu, iri gözlü, zeki bakışlı, Dolly, angajmanlarını düşündü. Sonra cevap verdi, "Ekim ve Kasım aylarından önce imkansız" dedi. "Çünkü daha önce imzalanmış kontratlarım var. Yazın Nice şehrinde kendi lokalimi açıyorum. Sonra Juan Les Pins'de de yeni bir gece kulübü
açacağım"...

- «Pekala... Zaten, bizim filmin hazırlıkları da o aylara kadar sürer. Benim için gayet uygun... Ücret olarak ne düşünüyorsunuz?»

"Dolly, çok zeki kadın" dedik ya. Gerçekten bizi yanıltmadı:

- «Türkiye'de kadın artistler ne kadar alırsa ben de o kadar isterim» dedi.

Prodüktör Sırrı Gültekin, son yaptığı «İnatçı Gelin» filminde Selda Alkor'a 10.000 lira ödediğini söyledi. Dolly bu fiyat dolara çevrilince az buldu. Sırrı Gültekin de buna karşılık, «Sizi Tunç Okan'la karşılıklı oynatacağım. Ona da 10.000 lira vereceğim için daha fazla veremem, çünkü bizim memlekette adettir, kadın yıldızlar erkek yıldızlardan daha fazla para alamazlar» dedi. Pazarlık epeyce sürdü, ama sonunda Dolly, «Eğer filmin bir kopyasını bana verirseniz razı olurum, çünkü ben onu dublaj yaptırır, Avrupa'da gösterebilirim» dedi.

Dolly, filmin adını öğrenmek istedi. Sırrı Gültekin, «Filmimizin ismi, konusu, senaryosu şimdiden bellidir. Adı, 'Ölüm Nöbet Bekliyor'" dedi.

Bu söz üzerine filmin adına kadehler kaldırıldı. Böylece, mutlu olay başlarken, güzel kadın sıkıntısı çeken yerli filmcilik, diğer ülkelerden gelmiş erkekten bozma güzellere de kapılarını açmak zorunda kalıyordu!

(Üstteki fotoğraf: Delikanlılık adı Carlo Mario Polis... Aslen İtalyan... İki yıl önce ameliyatla kadınlaştıktan sonra Carla Maria ismini almış... Sahne adı olarak «Dolly»yi kullanıyor...)

(2 Nisan 1966)

**********

(Not: Sırrı Gültekin, "Ölüm Nöbet Bekliyor"u bu yazıdan 6 yıl sonra, 1972'de çekti. Başrollerinde Hakan Balamir ve Tülin Örsek oynadı)...