Engin Çağlar-Filiz Vural evliliğinin öyküsü

Yayın Tarihi : 17 Kasım 2017
1244
Yeşilçam'ın yıldızlarından Engin Çağlar ile 1971 Avrupa Güzeli Filiz Vural'ın ilginç tanışma, evlilik ve yuvalarını kurma hikayesi...

 

Filiz Vural ve Engin Çağlar, Şişli Perihan sokakta kapı komşusu otururlarmış. Tanışmazlarmış ama bir göz aşinalıkları varmış.

1971 Avrupa Güzeli Filiz Vural ile Yeşilçam'ın yıldızlarından Engin Çağlar (Çağlan Övet) 28 Ağustos 1972'de dünya evine girdi.Günlerden bir gün Filiz'in edebiyat öğretmeni öğrencilerine bir ödev vermiş. «Bir meşhurla röportaj yapıp getirin» demiş. Fırsat bu fırsat. Filiz hemen en güzel elbiselerini giyinip, süslenmiş. Kağıdını, kalemini eline alıp Engin Çağlar'ın kapısını çalmış.

Engin kapıyı açınca bir bakmış ki, karşısında aylardır gizli, gizli bakıştıkları komşusu duruyor. Şaşırmış tabii. «Buyurun» demiş ve genç kızı salona buyur etmiş.

Filiz Vural daha bir adım atmadan kekeleyerek konuşmaya başlamış:

- «Şey, edebiyat öğretmenimiz bir ödev verdi de. Bir meşhurla röportaja geldim.»

Bu sözleri duyunca Engin Çağlar'ın yüzünü geniş bir tebessüm kaplamış. Ama Filiz daha onun «Evet» demesini beklemeden başlamış sormaya:

- «Yaşınız, boyunuz, bu mesleğe nasıl başladınız, zevkleriniz nelerdir, boş vakitlerinizde neler yaparsınız?»

Engin Çağlar ile Filiz Vural evlilikten hemen sonra bir ay süren balayına çıktı.Engin Çağlar o gün soruların kaçına cevap verdi bilmiyoruz ama röportaj o kadarla bitmemiş tabii. İki yıl aralıksız devam etmiş görüşmeleri evliliğe kadar gitmiş. Engin'e sorarsanız hala da devam ediyormuş.

Engin Çağlar ve Filiz Vural'ın tanışmaları bundan iki yıl öncesine dayanıyor ama iki genç bildiğiniz gibi bundan iki ay önce evlenebildi.

Engin Çağlar, Filiz'le evliliğe giden iki yıllık beraberliğini bakın nasıl anlatıyor:

- «Filiz'le tanıştığım zaman henüz 16 yaşındaydı. Yaşı küçük olmasına rağmen bu derece olgun bir genç kız tanımamıştım o güne kadar. Aramızdaki arkadaşlık kısa zamanda aşka dönüşüverdi. Fakat evliliğe ikimiz de cesaret edemiyorduk. Özellikle Filiz evlilik için çok genç, çok tecrübesizdi. Hayatı tanımasını, biraz gezip görmesini istedim. Hatta güzellik yarışmasına bile benim zorumla girdi. Avrupa Güzeli seçilip, Türkiye'ye döndüğü zaman halini bir görecektiniz. Küçücük bir çocuk gibi sıçrıyor, sevincinden zaman, zaman ağlıyordu. Filiz'le nişanlı gibiydik o günlerde. Hatta evlilik için hayaller bile yapmaya başlamıştık. Fakat kimselere haber vermek istemiyorduk. «Bizim sırrımız bize kalsın» diyorduk. Ama kalmadı tabii. Kısa bir süre sonra başta SES olmak üzere, beraberliğimiz bütün basında çıkmaya başladı. Sonrasını zaten biliyorsunuz.»

Engin Çağlar-Filiz Vural çifti, kendileri balayında iken ailelerinin düzenlediği evlerinde...Engin Çağlar yeni evinin salonunda anlatıyordu bunları. Filiz Vural iri, siyah gözlerini dikmiş hayran hayran eşini dinliyordu. Engin lafını bitirince Filiz'in sesi odada bir an süren sessizliği bozdu:

- «Nikahın hemen ertesi günü eşyalarımızı toplayıp balayına çıktık. Evi daha önceden tutmuş, mobilyaları ısmarlamıştık. Biz, Bodrum, Marmaris, Kuşadası'nda dolaşırken annemler evi döşemişlerdi bile. Yani anlayacağınız hazıra konduk. Ama ne de olsa yeni ev açmak kolay olmuyor. Döşenmiş, bizim için hazırlanmış evde bile bir yığın aksaklık çıktı karşımıza. Balayından döndüğümüz günden beri onlarla uğraşıyoruz. Tabii benim için yepyeni bir hayat başladı şimdi. Her gün annemden yemek ve ev idaresi dersleri alıyorum. Engin'i zehirlemeden birşeyler yiyebilmek için bu şart herhalde.»

Güldü. Genç eşine baktı. Gözleri bir an birbirine takılı kalıverdi. Bu defa Engin Çağlar başladı konuşmaya:

Engin Çağlar ile Filiz Vural evlerinin balkonunda...- «Siz onun dediğine bakmayın Henüz amatör ama bayağı iyi yemekler yapıyor. Şimdilik söz aramızda benim de ona yardımım olmuyor değil. Ama birkaç gün sonra film çalışmalarım başlayınca iş başa düşecek. O zaman ev hanımlığını daha büyük bir hızla öğrenecek herhalde.»

Filiz Vural eşinin sözleri biter, bitmez ayağa kalktı. «Şimdi size kendi ellerimle yaptığım pastayı getireceğim. Bakalım beğenecek misiniz»?

Mutfağa doğru gitti. Birkaç dakika geçmeden elinde kocaman bir tepsiyle geldi. Pastayı masanın üzerine koydu. Servis yaparken bir taraftan da konuşuyordu:

- «Evlenmeden önce bazı moda evlerinde zaman, zaman mankenlik yapıyordum. Fakat bundan sonra sadece evimin kadını olmak istiyorum. Hani söz aramızda, mankenlik de biraz ayağa düştü. Her önüne gelen manken oldu, çıktı. Bu kargaşaya biç girmemek en iyisi.»

Servis yaptıktan sonra yine eşinin yanına oturdu. Engin Çağlar eşinin elini sevgiyle sıktı.

- «En iyisi de bu değil mi zaten? Bir kadına en çok yakışan ödev ev hanımlığı ve anneliktir.»

(Ses Dergisi - 28 Ekim 1972)