Dünyayı kurtaran kadın: Selda Alkor

Yayın Tarihi : 26 Aralık 2015
3518
Ülkemizde Cüneyt Arkın'dan çok daha önce dünyayı bir kadın kurtarmıştı. Selda Alkor, Dünyayı Kurtaran Kadın filminde "dişi Bond"u oynamıştı.

 

Selda Alkor, elindeki uzun namlulu tabancası ile dişi bir Bond'dan farksızdı. Önünde soyunan kadına tabancasını yöneltip, onu daha da soyunmaya zorluyordu. Kadın sütyenini de çıkarmıştı. Elleri havada, «Teslimim» der gibiydi. Selda Alkor, bununla da yetinmedi. Bir tabanca hareketi ile ona yere yatmasını işaret etti.

Karanlıklar arasından çıkan kadın parmaklarının ucuna basarak ışıkların  arasına giriverdi. Baterist olanca hızı ile davuluna vuruyor ve ortaya fırlayan  kadının yüzünde büyük bir korkunun izleri beliriyordu. Kadının ismi Sabina idi. Selda Alkor'a doğru yavaş yavaş yürüdü. «Ne olur kıyma bana, istediğini yaparım» der gibi bir ifade vardı yüzünde.

Aldırmadı Selda, tabancasını kendine doğru ilerleyen kadına yöneltti. Kadın bir anda korkudan çılgına dönmüşcesine davulun ritmine uyarak ortada kıvranmaya başlamıştı. Üzerinde bacaklarını meydana bırakan, tek parçalı bir  elbise, bir sütyen, bir de külot vardı. Selda, elindeki tabancanın namlusunu önünde kıvranan kadının elbisesine takıp bir tek kelime söyledi: «Çıkar.»

Ülkemizde Cüneyt Arkın'dan çok daha önce dünyayı bir kadın kurtarmıştı. Selda Alkor, Dünyayı Kurtaran Kadın filminde bir tür dişi Bond'u oynamıştı.Kadın emre itaat ederek yavaş yavaş çıkardı. Selda, striptizci kadın ve baterist üçlüsü hafızalardan silinmeyecek bir sahne meydana getiriyordu. Davulun sesi kulaklarda uğulduyor, seyredenler, Selda ve kadının hareketlerini  ilgi ile takip ediyorlardı.

Selda'nın yüzünde müstehzi bir ifade belirdi. Sonra eziyet etmekten zevk alan  bir dişi kaplan oluverdi. Uzun bacaklarını sandalyeden iki yana uzatmıştı ve  «Her şey parmağımın ucundaki tetikte» der gibi bir hal almıştı. Bir süre daha  donuk gözlerle baktıktan sonra silahının namlusu ile «Sütyenini de çıkar» diye işaret etti.

Davulun sesi kulakları tırmalıyor ve striptizci kadın, parmakları sütyenin  düğmesinde çırpınıyordu. Nihayet sütyen de çıktı. Bu sahneyi seyredenlerin  gözleri açılmıştı. Işıklar yavaş yavaş sönmeye başladı. Davulun sesi de ışıklarla beraber alçalıp yavaşladı.

Selda baştan ayağa kadar simli elbisesi içinde atrafa ışıklar saçıyor, elinde  uzun namlulu bir James Bond tabancası tutuyordu. Geride yüksekçe siyah bir zeminin üzerine oturtulmuş olan davul ise susmuştu.

Selda, hala sandalyesindeydi. Öyle bir oturmuştu ki, görenler onu avını  bekleyen bir atmacaya benzetebilirlerdi. Elindeki tabancayı James Bond gibi sallıyor, zaman zaman dudakları çapkın bir tebessümle kıvrılıyordu. Silah zoru ile striptiz yapan kadın ise gelmiş ve marifetini gösterip gitmişti...

Yerli sinemada artistler her kalıba girerler. Selda Alkor da şimdiye kadar  çeşitli tiplerle kameranın karşısında yer aldı. Beyazperdede seyircinin  unutamayacağı tipler yarattı. Selda'yı, «Dünyayı Kurtaran Kadın» filminde  şimdiye kadar görmediğimiz bir tipte görüyoruz: Dişi Bond olarak seyircinin  karşısına çıkıyor ve "Modesty Blaise" filminin Monica Vitti'sine taş çıkartıyor.

(Ses Dergisi - 26 Aralık 1966)