Cüneyt Arkın yine ölüme meydan okudu

Yayın Tarihi : 12 Şubat 2016
5721
Filmlerinde birbirinden tehlikeli hareketler yapan Cüneyt Arkın, Sovyet Devlet Sirki'nde yeni numaralar öğrenirken, sirkin dünyaca ünlü binicisini bile şaşırttı.

 

Sovyet Devlet Sirki'nin ünlü binicisi Erik, at üzerinde bir süre gösteri yaptıktan sonra emniyet kemerini kendisinden çıkarıp, Cüney Arkın'ın beline taktı.İskemlesinde dalgın, dalgın oturan kapıcı başını kaldırıp da yanı başında Cüneyt Arkın'ı görünce bir süre konuşmadan şöhretli yıldızın yüzüne baktı. Birşeyler söylemek ister gibi yutkundu ama konuşmasına fırsat kalmadan Arkın söze başlayıverdi:

- «Sovyet Devlet Sirki'nin bugün provası varmış. Sirk idarecileriyle görüşüp provaları izlemek istiyorum.»

Kapıcı hemen ayağa kalkıp yürümeye başladı. Birkaç adım yürüdükten sonra aklı başına gelmiş olmalı ki, arkasını dönüp «Buyrun...» dedi, «Ben sizi idarecilerin odasına götüreyim.» Koridorun sonundaki odalardan birinin önüne gelince durdu. Arkın'a içeriye girmesi için yol gösterdi.

Cüneyt Arkın içeriye girdiği zaman yine bütün gözler ona çevrilmişti. Şöhretli aktör masanın başında oturan genç adama doğru yaklaşıp derdini anlattı:

- «Dün akşam sirki seyretmeye geldim, özellikle at üzerinde yapılan numaraları çok beğendim. Bugün burada prova yapıldığını öğrendim. Eğer mümkünse provalara girip, seyretmek, bu gösterilerden bir kısmını yakından görüp, öğrenmek istiyorum. Yeni çevireceğim filmimde bu numaraları kullanmak istiyorum.»

Arkın konuşmasını bitirir bitirmez sözü edilen binici odaya çağırıldı. Durum kendisine anlatıldı. Sovyet Devlet Sirki'nin 34 yaşındaki Türkmen binicisi Erik, hemen o değişik Türkçesiyle konuşmaya başladı:

Cüneyt Arkın'ın sirkteki çalışma sırasında yaptığı en tehlikeli hareketlerden biri koşan at üzerinde ayakta durmaktı.- «Demek siz de sinema oyuncususunuz. Ben Jeanne Moreau ve Gina Lollobrigida'ya binicilik dersleri verdim. Ayrıca sirk Amerika turnesine çıktığı süre içinde sayısız Amerikan kovboy filmi artisti benden ders aldı. Buyrun size de birkaç numara göstereyim.»

Erik önde biz arkada yürümeye başladık. Sirkte çalışan Türkmen bir kadın Cüneyt Arkın'ı koridorda görünce yanındaki kadına eğilip «Ne kadar yakışıklı adam değil mi? Kim acaba?» diye sordu. Beriki onu dinlemeden merakla Cüneyt Arkın'ın arkasından salona doğru yürümeye başladı.

Erik yanımızdan ayrılıp içeriye girdi. Cüneyt Arkın boş sıralardan birisine otururken, o, atının üzerinde piste çıkmıştı bile. At, daire şeklindeki pistte hızla dönmeye başladı. Ünlü binici atın dizginleri elinde, eyerin üzerinde ayağa kalktı. Bir taraftan hızla daireler çizen atın üzerinde denge sağlamaya çalışırken, bir taraftan da, alışkanlıktan olacak, boş sıralara selam veriyordu gülümseyen gözlerle.

Erik bu kadarla yetinmedi tabii. Atın üzerinde yapabileceği ne kadar akrabotik numara varsa bir bir yapıp şöhretli öğrencisine hepsini gösterdi. İşi bitince yanımıza geldi.

- «Haydi» dedi, «Şimdi sıra sende. Çık ortaya da birlikte deneyelim...»

Cüneyt Arkın kararlı adımlarla piste doğru yürüdü. Erik belinden emniyet kemerini çıkartıp, ona bağladı. Cüneyt Arkın daha hocasının konuşmasına fırsat kalmadan atın üzerine fırlayıverdi. At hızla dönüyordu pistin çevresinde. Türk sinemasının korkusuz jönü atın üzerinde ayağa kalkıverdi birden. At öylece birkaç tur attıktan sonra, eyerin üzerinden yere sıçradı, sonra tekrar eyerin üzerine, tekrar yere...

Cüneyt Arkın bir ara ata ters binerek, Sovyet Devlet Sirki'nin ünlü binicisi Erik'i bir kez daha şaşırttı.Cüneyt Arkın çevresindekilerin şaşkın bakışları arasında at üzerinde birkaç tehlikeli numara daha yapıp pistin ortasına atladı. Erik heyecanla Arkın'ın yanına gelmiş bağırıyordu:

- «Bravo, bravo. Siz bu numaraları nasıl öğrendiniz? Bayağı zor şeylerdir bunlar. Öyle herkes yapamaz kolay, kolay. Yoksa filmlerinizde de yapıyor musunuz bunları? Belinde emniyet kemeri olmadan bunları yapmak çok tehlikelidir. Siz ölüme meydan okuyorsunuz.»

Cüneyt Arkın Erik'in sözlerini gülerek dinledi ve hiç oralı olmadan konuşmaya başladı.

- «Hani şu yaptığınız son iki numara var. Onları öğretebilir misiniz?»

Bir öğretmen için kabiliyetli bir öğrenciye birşeyler öğretmekten daha zevkli ne olabilir? Erik ve yardımcıları hemen iş başına geçtiler. Arkın yine ata bindi. Bu defa Erik'in kumandasında at üzerinde türlü akrabosi numaraları yapmaya başladı. Ders yarım saat kadar sürdü. Çalışmaktan ne öğretmen, ne de öğrenci yorulmuşlardı. Ama pistte başka provalar yapılacağı için boşaltılması gerekiyordu.

Cüneyt Arkın atın üzerinden indiği zaman ter içinde kalmıştı. Ama hala hevesliydi. Türkmen öğretmeninden yeni bir randevu almaya çalışıyordu.

- «Perşembeye...» dedi Erik sonunda. «Ama o gün gelirken bana bir de imzalı resminizi getirin olmaz mı?»

(Ses Dergisi - 30 Eylül 1972)