Bu fotoğrafta büyük bir trajedi gizli

Yayın Tarihi : 23 Aralık 2011
103885
Sema Yunak'ın 1983'te Türkiye 2. Güzeli seçildiği yarışma yüzünden çıkan tartışmada, ağabeyi Tunç, babası tarafından öldürüldü.


1983 yılında Türkiye'nin en güzel üç kızı podyumda... Kızlar mutlu ve gelecekten umutlu.

İkisini gerçekten de iyi bir gelecek bekliyor.Sema Yunak'ın güzelliği ağabeyinin canına mal oldu... Genç kız bu acı olayın şokunu uzun süre atlatamadı.Yarışmanın birincisi olan Neşe Erberk, aynı zamanda Avrupa Güzeli de seçilecek. Çok iyi bir mankenlik kariyerinin ardından, Türkiye'nin en büyük manken ajanslarından birini kuracak. Fotoğrafın sağ köşesindeki Yasemin Koşal, Çarkıfelek'in ilk hostesi olarak ünlenecek, sonrasında mankenlik falan derken Mehmet Şumnu ile evlenip çoluk çocuğa karışacak.

Bu fotoğrafın baş kahramanı ise Sema Yunak, henüz 16 yaşında... Yarışma sonrasında insanlar onu daha çok Zeki Alasya'nın uzun süreli sevgilisi olarak tanıdı. Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nun bazı oyunlarında, birkaç televizyon dizisinde ve bazı reklamlarda rol aldı.

Manşetimizde yer alan fotoğraftaki trajedi, Sema Yunak'ın kariyeriyle ilgili değil, bizzat bu fotoğrafın kendisiyle ilgili.

Sema Yunak'ın ağabeyi Tunç Yunak, kızkardeşinin bu yarışmaya katılmasına karşıdır. Aile içinde zaman zaman tartışmalara yol açan bu konu, bir gece, baba Tulu Yunak ile oğlu arasında şiddetli bir kavgaya dönüşür. Baba, henüz 24 yaşında olan üniversite öğrencisi oğlunu bıçaklayarak öldürür. Kendisi cezaevine, oğlu ise gencecik yaşında toprağın altına girer.

Oğlunun ölümüne yol açan Tulu Yunak...Baba Tulu Yunak, 15 yıla mahkum olur ancak 1991 yılında aftan yararlanarak hapisten çıkar. Artık geride bir aile kalmamıştır. Eşi ve çocukları kendisiyle bağları çoktan koparmıştır. Bir müddet kardeşlerinin yanında kalır, daha sonra Zeytinburnu'nda bir huzurevine yerleşir.

Bir gün insanların karşısına bayram şekeri reklamıyla çıkan baba Yunak, bu kısacık filmde tüm izleyenleri duygulandırırken, kendi yaşamındaki ağır dramın izlerini hiçbir zaman silemeyecektir.

Tulu Yunak, bu olayı yıllar sonra gazetecilere şöyle anlatmıştı: "Ben alkol bağımlısıyımdır. Olay sırasında da alkollüydüm. Ama oğlum içmezdi. Güzellik yarışması yüzünden aile içi tatsızlıklar yaşandı. Olmaması gereken bir şeydi, ama oldu. Eşim Nadire Hanım'la artık bir arada olmanın olanağı yoktu, ayrıldık."

Tulu Bey'in eski eşi Nadire Kantaş ise olayı hatırlamak bile istemiyordu. "Ben bu olayı unutmak istiyorum. Zaten Tulu'dan ayrıldım. Onu defterden sildim" derken, Sema Yunak'ın diğer kardeşi Nurdan Yunak ise, "Bizim unutmaya çalıştığımız bir olay bu" şeklinde konuşuyordu.

Ya genç yaşta hayata veda eden Tunç... O nasıl biriydi? Onu da İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan sınıf arkadaşı olan Sabah Gazetesi'nin Yazı İşleri Müdürlerinden Kemal Kök anlatıyor:

"Tunç Yunak adı beni 1982'ye götürüyor. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nda aynı sınıfta olan bir grup arkadaştık. 12 Eylül'ün izleri ağır biçimde hayatın her alanını etkisi altına almıştı. Gençlerin ilgisinin politikadan edebiyata Kemal Kök'ün albümünde yer alan bu fotoğrafta, soldan sağa Tunç Yunak, Faruk Akyoldaş, Kemal Kök ve Adnan Özer, 1982 yılında Sultanahmet'te görülüyor.kaydığı bir dönemdi. Biz de üç beş arkadaş sık sık toplanır edebiyat konuşur, aramızda eli kalem tutan arkadaşların yazılarını, şiirlerini değerlendirirdik. İşte bu grubun en aklı başında, en ciddi, aynı zamanda en entelektüellerinden biri de Tunç'tu."

- "Tunç, iyi bir insan, iyi bir gençti. Karizmatik kişiliğiyle ve bilgi birikimiyle ön plana çıkan bir arkadaşımızdı. Bildiğim kadarıyla ailesiyle de arası iyiydi. Ancak babasının alkolle olan sorunu evi de etkiliyor, Tunç da bu duruma müdahale edememenin sıkıntısını yaşıyordu. Üniversitenin bahçesinde sık sık bu durumu konuşup dertleşirdik. Daha sonra bu durum bilindiği üzere ailenin felaketine yol açtı."

- "O zaman bir araya gelip sohbet ettiğimiz arkadaşlar arasından birçoğu bugün gazeteci, yazar, yayıncı olurken, Adnan Özer, Hüseyin Öncü gibi çağdaş şairler de edebiyatımızda yerlerini aldı. İnanıyorum ki Tunç Yunak da kaderin ona oynadığı oyunun kurbanı olmasaydı, sahip olduğu o entelektüel birikimini toplumla paylaşmanın bir yolunu bulurdu".

(Not: Manşet fotoğrafında 1983 Türkiye Güzellik Yarışması'nda, soldan sağa 2. güzel Sema Yunak, Türkiye Güzeli Neşe Erberk ve 3. güzel Yasemin Koşal görülüyor.)

(Derleme: Turknostalji.com)