Beyaz Kelebekler'den üçü feci şekilde öldü

Yayın Tarihi : 29 Aralık 2011
72506
Türkiye'nin en sevilen gruplarından Beyaz Kelebekler'in 1970'te geçirdiği trafik kazasında, üç genç müzisyen yanarak can verdi.

Beyaz Kelebekler'den üçünün ölümüne yol açan kazadan sonra, içinde bulundukları otomobil bu hale geldi.1964 yılında genç mi genç, hareketli mi hareketli, neşeli mi neşeli altı genç bir araya gelip, folk müziği yapan bir grup kurmuşlar, adını da "Beyaz Kelebekler" koymuşlardı. İstanbul ve Türkiye'nin muhtelif gazinolarında sahneye çıkan topluluk, kısa zamanda herkesin takdirini kazandı, Türkiye'nin en sevilen gruplarından biri oldu.

1970'e büyük ümitlerle girmişti Beyaz Kelebekler. 6 yılın meyvesini toplamak üzereydiler. Gruptaki müzisyen sayısını altıdan yediye çıkarmışlardı, İstanbul'un en büyük gazinolarında programa çıkıyorlar, her gece binlerce müziksevere neşe dağıtıyorlardı.

18 Ocak 1970 Pazar gününe kadar her şey Beyaz Kelebekler'in istediği gibiydi. Zirveye doğru tırmanıyorlardı. Fakat pazar gününü pazartesiye bağlayan gece bir felaket yaşandı. 19 Ocak 1970'in ilk saatlerinde feci bir trafik kazası, üç grup üyesinin yanarak ölmesine, Beyaz Kelebekler'in kolunun, kanadının kırılmasına sebep oldu...

Kazada can veren üç genç Beyaz Kelebek... Soldan sağa, Behzat Kutlubağ, Altan Eke ve Rıfat Eke.Beyaz Kelebekler pazar gecesi Maksim'deki programlarından sonra iki otomobile binmişler, Adapazarı'ndaki konsere gidiyorlardı. Öndeki otomobilde menacerleri Turgut Akyüz, Ercüment Ateş ve Ender Akarcan vardı. Arkadaki Chevrolet'de ise Altan ve Rıfat Eke kardeşler ile Behzat Kutlubağ, topluluğun kadın solisti Ülkü Üst ve Bülent Ortaç...

Eşme köyüne kadar yolculuk gayet iyi geçmişti. Şakalaşıyorlar biraz sonraki konseri konuşuyorlardı. İşte tam bu sırada, saat 01:15'te, Azrail bir kamyonun içinde Beyaz Kelebekler'in önüne çıktı. Şoförün bütün gayreti boşunaydı. Korkunç bir fren sesi, kaygan caddede Chevrolet'nin kamyonla alt alta üst üste dönmesi ve şarampole yuvarlanış...

Üç Beyaz Kelebek'in cenaze töreninde, grubun maskotu ve en küçük üyesi Ercüment Ateş,  Behzat Kutlubağ'ın fotoğrafını ağlayarak taşıdı.  Kazada ayağı kırılan Bülent Ortaç ise koltuk değnekleriyle arkadaşlarını uğurlamaya geldi. Cenaze törenine, henüz kendisini toparlayamayan Ülkü Üst katılamadı.Benzin deposu patlamıştı. Beş Beyaz Kelebek'i taşıyan Chevrolet cayır cayır yanıyordu. Öndeki araba, kazadan habersiz süratle Adapazarı'na doğru yol alıyordu. Adapazarı'na vardıkları zaman bir süre arkadaki arkadaşlarını beklediler. Fakat beş Beyaz Kelebek'ten ne ses vardı, ne nefes. Sahneye çıktılar. Arkadaşlarının geciktiğini söyleyip seyircilerden özür dilediler ve programa eksik bir kadroyla başladılar. Tam o sırada "kötü haber" geldi: Altan ve Rıfat Eke kardeşlerle Behzat Kutlubağ feci trafik kazasında yanarak can vermişlerdi. Cesetleri kömür haline gelmişti. Otomobilde bulunan diğer iki Beyaz Kelebek ise mucize kabilinden ölümden kurtulmuştu.

Behzat 23, Rıfat 24, Altan 27 yaşındaydı... Beyaz Kelebekler'in her şeyiydi bu üç pırıl pırıl genç. Üçü de aynı okulda, Şişli'deki özel İktisadi Ticari İlimler Akademisi'nde okuyordu. Geleceğe ümitle, güvenle baktıkları bir devrede, hayatlarının baharında ecel onları sahnelerimizden apar topar alıp götürmüş, arkadaşlarını, bütün Türkiye'yi tarifsiz bir acıya boğmuştu.

Arkadaşları, üç genç müzisyen için Beyaz Kelebek'ten bir mezar taşı yaptırdı.21 Ocak'ta Feriköy Mezarlığı'na defnedilen üç başarılı müzisyen, büyük bir kalabalık tarafından uğurlandı. Grup üyelerinden geride kalanlar, kısa bir süre sonra mezarlarını düzenleyip, arkadaşları için Beyaz Kelebek'ten bir mezar taşı yaptırdı.

(Ses Dergisi - 24 ve 31 Ocak 1970)