Balık Kız Piraye Uzun, denize hasret kaldı!

Yayın Tarihi : 22 Eylül 2013
36549
Uzun süre su altı sporlarıyla uğraştığı için "Balık Kız" olarak adlandırılan Piraye Uzun, film çevirmekten, en büyük tutkusu denize girmeye fırsat bulamıyor.


Büyüleyici bir güzelliğe sahip olan Piraye Uzun, uzun süre su altı sporları yapan gerçek bir balık kız...Genç kadın beton pistin ucuna doğru yavaşça yürüdü ve olduğu yerde hafifçe yaylanarak denize süzülüverdi. Sadece «Cump» diye bir ses çıktı, o kadar... 

Sonra denizin dibinde kıvrıla kıvrıla giden bir şekil gördük. Derken o şekil suyun üzerine çıktı, saçlarını geriye attı ve muntazam kulaçlarla bulunduğumuz yere doğru yüzmeye başladı.

Piraye Uzun, beton pistin üzerinde kurulanırken, «Hepsi hepsi bu kadar işte» diye söze girdi. Sonra havlusunu yere koydu ve devam etti konuşmasına:

- «Bir zamanlar yaz-kış demeden denize girerdim. Ne bileyim ben, söz gelimi siz pul biriktirmeye nasıl meraklıysanız yahut Ahmet Efendi nasıl plak koleksiyonu yapıyorsa, daha doğrusu yaptığı işe tutkunsa, ben de öylesine denize tutkundum. Ama içinde bulunduğum şartlar beni bu çok sevdiğim engin maviliğin içinden koparıp aldı.»

Söz geldi dayandı Pireye Uzun'u tutkun olduğu denizden ayıran şartlara...

- «Sinema... Sadece sinema. Geçtiğimiz yıl içinde tamamı tamamına 22 filmde başrol oynadım. Hayli büyük bir rakam. Belki de rekor. Setten sete koşmaktan, film anlaşmaları imzalamaktan, sonra tekrar kamera karşısına seğirtmekten ne yaptığımı, ne ettiğimi bilmez hale geldim. Onun için bu yıl kesinlikle karar verdim.Piraye Uzun geçen yıl tam 22 filmde başrol oynamış, bu yıl 18 film çevirmeyi düşünüyor. Film sayısını azaltacaktım. Onun için mukavelelere imzamı atmadan önce, oturdum bu işin hesabım kitabını yaptım ve sonuç yine hayli büyük oldu. Anlayacağınız bu yıl da 18 filmde oynayacağım.»

Sinemanın genç yıldızı halen iki şirket arasında mekik dokuyormuş. Birisi Nevzat Okçugil'in bir filmi. Diğerinin yapımcısı ise rejisör Bilge Olgaç'mış.

- «Olgaç'ın filmi hayli iddialı. Galiba Adana Film Festivali için hazırlıyor. Bu tip filmlerde insan daha mutlu oluyor, şevkle çalışıyor.»

Bu arada Piraye Uzun'un daha bir sürü ufak tefek dertleri de kendisini hayli meşgul ediyormuş. «Mesela» diyor, «Şu sıralarda başımda bir ehliyet problemi var. Biliyorsunuz arabamı alalı 6 ay oldu, bir türlü fırsatını bulup ehliyet alamadım. Şimdi günlerimin bir kısmını direksiyon çalışmalarına ayırıyorum.»

Gerçek adı Emine Piraye Uzunoğlu olan genç oyuncu, yoğun film çalışmalarından fırsat bulduğu en küçük anı bile denizde değerlendiriyor.Başka bir problem de sahne meselesiymiş. Genç yıldıza yağmur gibi sahneye çıkma teklifi geliyormuş. Piraye Uzun ise beyazperdeden sahneye geçenler kervanına katılıp katılmamakta hayli mütereddit.

- «Şimdilik tekliflerin hepsine verdiğim cevap olumsuz. Nedenine gelince: Sinemadan başka bir şeyle uğraşacak vaktim yok. O halde sinema ile sahne arasında bir tercih yapmam gerekiyordu. Şimdilik sinema ağır basıyor.»

Genç yıldız bize saati sordu. Söyledik. Birden yerinden fırladı ve, «Vakit ne kadar çabuk geçiyor» dedi, «Öğleden sonra film setinde sahnem var. Son bir defa daha dalıp çıkayım da, platonun yolunu tutayım."

Yine beton pistin ucuna doğru yavaşça yürüdü ve olduğu yerde yaylanarak denize süzülüverdi.

(Yazı: Çetin Ener - Ses Dergisi - 24 Haziran 1972)