Arzu Okay: Öpüşünce yüzüm kızarıyor

Yayın Tarihi : 07 Mart 2012
39566
Erotik filmler döneminin yıldızı Arzu Okay, Yeşilçam'a yeni adım attığı dönemde, filmlerde öpüşmekten çok utandığını söylüyordu...

Arzu Okay, Türk sinemasının erotik filmler döneminin en akılda kalıcı ismi kuşkusuz. Oysaki  Yeşilçam'a henüz 16 yaşında adım atmış, güzelliğiyle yakın geleceğin en önemli yıldızlarından biri olarak gösterilmişti. Arzu Okay, çocuk denebilecek yaşta girdiği sinemada, öpüşmekten bile utanırken, kader onu çok farklı bir labirentten geçirecekti. Yazı, 20 Mart 1971 tarihli Ses dergisinden...

**********

Neşeli, canlı, samimi bir tip olan Arzu Okay, filmlerinde giydiği elbiselerin çoğunu kendisi dikiyor...Arzu Okay, Yeşilçam'ın en yeni şöhreti... Henüz 16 yaşında olan Arzu, 6 ayda tam 8 filmin başrolünde oynadı. Tipi, rol kabiliyeti, iş terbiyesi ve ciddi çalışmasıyla kendini yerli sinemaya kabul ettirdi, afişlerin baş köşesine yerleşti.

Kimdir Arzu Okay? Özellikleri nelerdir? Gelin, bu soruların cevaplarını Arzu Okay'ın kaleminden öğrenelim...

«Adım Arzu.. Soyadım Okay. 23 Haziran 1955'te doğdum. 6 aylık sinema artistiyim. Bugüne kadar 7 film çevirdim. Bunların üçü (Ölünceye Kadar, Gelin Kız Maviş, Genç Kızlar Pansiyonu) renkli, diğer dördü (İste Kölen Olayım, Kurt Kanı, Gecelerin Öfkesi ve adı henüz belli olmayan sondan bir evvelki filmim) siyah-beyaz. Şimdi sekizinci filmimi çeviriyorum.»

«16 yaşındayım. Bence ideal evlilik yaşı 22-23'tür. Şimdilik evlenmeyi hiç düşünmüyorum. Ama siz benim 'Düşünmüyorum' dediğime bakmayın. Kamera karşısında bir kısmetim açılıyor ki, sormayın gitsin! 8 film çevirdim, bunların dördünde evlendim. Tabii film icabı olarak»

23 Haziran 1955'te doğan Arzu Okay'ın boyu 1.70, kilosu ise 54'tür...«İlk filmimi Ayhan ağabeyle (Ayhan Işık) çevirmiştik. Sonra İzzet ağabeyle (İzzet Günay) iki filmde oynadık. Bunların birinde Fikret Hakan'la Fatma Karanfil de başrol oynuyorlardı. Tugay Toksöz'le 3 filim çevirdik. Diğer iki filimde de Tamer Yiğit ve Tanju Korel'le oynadık»

«Müziğin yerine göre her türünü severim, zevkle dinlerim, ama şimdilik şarkıcı olmayı, sahneye çıkmayı düşünmüyorum. Ne mi düşünüyorum? Vallahi aslına bakarsanız hiçbir şeyi. Düşünmek için insanın vakti olmalı. Benim şimdilik pek vaktim yok, ama bundan şikâyetçi değilim. Set yorgunluğu bence dünyanın en tatlı, en güzel yorgunluğu»

«Lise 1'de okulu bıraktım. 1971-72 ders yılında dışarıdan lise bitirme imtihanına girip lise 2'yle 3'ün imtihanını vereceğim»

«En unutamadığım anım mı? Sinemadaki ilk öpüşme sahnesi tabii. Üstelik o gün bütün şartlar aleyhimdeydi. Düşünün, Termal Oteli'nde çalışıyorduk. Sadece bizim ekip değil, film çekimini seyretmek için toplanmış meraklılar da bizi seyrediyorlardı. Hepsi bir tarafa, annem de oradaydı. Safa Bey (Safa Önal) çekilecek sahneyi söyleyince annem hemen alt kata indi. Ben kıpkırmızı oldum. Ayhan ağabey halimden anlamış olacak ki, 'Gel Arzu' deyip benim sırtımı kalabalığa çevirdi. Ama laf aramızda, 8 film oldu, öpüşme sahnelerine hala alışmadım gitti»