Artistler ve Gardropları (3) Yusuf Sezgin

Yayın Tarihi : 24 Haziran 2012
11167
Yusuf Sezgin, iyi giyinen yıldızların en gencidir. 21 yaşındaki artistin giyim bilgisi geniştir. Sinema artisti olmadan önce büyük bir moda mağazasının mankeni olan Yusuf Sezgin, yeni modayı en önce takip etmek imkanını elde eden artistlerdendir. Üstteki fotoğrafta, Yusuf Sezgin, İpekiş'te dokunmuş kahverengi alpakasıyla görülüyor...

1966 yılında gardroplarına göz attığımız yıldızlar arasında, sıra Yusuf Sezgin'de...

**********

21 yaşındaki jönprömiye yerli sinemada genç kuşağın en iyi giyinen artisti olarak tanınmaktadır ve film yıldızı olmadan önce 3 yıl mankenlik yapmıştır.

Yerli film artistleri, genel olarak, iyi giyinmek isterler. Nasıl, evleri ve otomobilleri onların karakterlerini ortaya koyarsa, gerek kamera karşısında, gerek özel hayatlarında seçip, giydikleri elbiseler de yıldızların zevklerini aksettirir. Sayısı 20'ye yaklaşan birinci sınıf artistlerin içinde giyimine, kuşamına titizlikle dikkat edenlerin sayısı 10'u bulmaz.

(Sağdaki fotoğraf: Üç düğmeli ceket, çift yırtmaç, düz yaka ve aynı koyu füme yünlüden yeleği, ciddi ve resmi yerlerde giyilecek takım elbise... Yusuf Sezgin bu tip ceketlerde ön kısmının eteklerini tam çeyrek daire olarak yaptırmaktadır.)

Yusuf Sezgin, iyi giyinen yıldızların en gencidir. 21 yaşındaki artistin giyim bilgisi geniştir. Sinema artisti olmadan önce büyük bir moda mağazasının mankeni olan Yusuf Sezgin, yeni modayı en önce takip etmek imkanını elde eden artistlerdendir. Eskiden çalıştığı modaevine, hiçbir moda mecmuasında yayınlanmamış modeller altı ay önce gelmekte, Yusuf Sezgin bunlardan elbise seçmektedir.

Bir modeli aynen alıp yaptırmayı bilgisizlik sayan Yusuf Sezgin: «Ben yeni modayı körü körüne takip etmem. Bir elbise, onu giyen insanın vücut yapısına, şekline, rengine, yaşmave mesleğine uygun olmalıdır. Kumaşın cinsi, kalınlığı, inceliği, rengi ve diğer özellikleri dikkate alınmadan istenen biçime sokulamaz. Modanın genel kurallarından başka o modayı tatbik eden insanın özellikleri ve şahsiyeti de model seçiminde rol oynar. Ben,
memleketimize henüz gelmemiş modelleri aylarca önce gördükten sonra onların ölçülerini kendi vücut ölçülerime göre ayarlarım. Güzel giyinmek her şeyden önce ölçülerle bir orantı meselesidir. Modelin detayları ve elbisenin renkleri sonra gelir» diyor ve devam ediyor:

(Sağdaki fotoğraf: Bu petrol rengi elbisenin özelliğini parlak renkli yeleği teşkil eder.)

«Koyu renkleri seçerim. Erkek elbiselerinin açık renkte olması benim zevkime ve dünya görüşüme uymaz. Terzimde, herkes bir haftada elbise diktirir, ben ise bir ayda elbiseyi alırım. Provayı adeta ben yaparım. Yırtmaçları 28 veya 29 santim, pantolon paçalarını da 20 santim olarak tespit ederim. Geceleri veya resmi toplantılarda giydiğim takım elbiselerde muhakkak yelek kullanırım. Gündüzleri, film seti dışında daima ceketi ayrı, pantolonu ayrı kumaştan spor kıyafeti tercih ederim. Bu spor kıyafet hem yaşımın hem de zevkimin icabıdır. Şehir dışında yazın keten ve hasır ayakkabıları çorapsız giyerim. Şehir içinde bu kıyafeti asla kullanmam. Kravat ve mendilleri, özellikle, takım elbiselerde aynı kumaştan seçerim. Siyah çorap, siyah pabuç severim. Ne olursa olsun beyaz çorap giymem.»

Yusuf Sezgin, yerli sinemada en genç «jön» lerin temsilcisidir. Bu bakımdan seçtiği modeller, kendi yaşına uyacak özelliktedir. Fakat bir sinema yıldızı, yaşından daha büyük görünmek zorunda olduğu için, Yusuf Sezgin, herhangi 21 yaşındaki bir genç delikanlı gibi kalın çizgili veya kareli, frapan kumaşlar ve biçimleri kullanmaktan çekinir.

(Sağdaki fotoğraf: Yusuf Sezgin'in gri üzerine siyah "piye dö pul" desenli kurşuni kruvaze takım elbisesi, son modellerdendir.)