Artist yarışmasının Herkülü: Ertuğrul Akbay

Yayın Tarihi : 25 Ekim 2014
13088
Ses dergisinin 1963 yılındaki Kapak Yıldızı Yarışması'nda, erkeklerde Ediz Hun'un ardından ikinci olan Ertuğrul Akbay, heykel gibi vücuduyla görenleri hayran bırakıyor.


"Yaş 75 Yolun Yarısı" kitabıyla büyük ilgi gören Gazeteci Ertuğrul Akbay, 1963 yılında Ses dergisinin düzenlediği Kapak Yıldızı Yarışması'na katılmıştı. Kızlarda Ajda Pekkan'ın birinci, Hülya Koçyiğit'in ikinci olduğu yarışmada, Akbay da erkeklerde Ediz Hun'un ardından ikinci olmuştu. İşte o günlerden bir yazı...

***

Ertuğrul Akbay, heykel gibi vücuduyla görenleri şaşırtıyor.«1963 Ses Kapak Yıldızı» finalistlerinden her birinin ayrı ayrı birer değer olduğu, kendilerini daha yakından tanıdığımız zaman karşımıza tartışma kabul etmez bir gerçek olarak çıkıyor. 

Ertuğrul Akbay, final elemelerinin ilk gününden beri biçimli vücuduyla dikkati çekiyordu. Ama onu Bayramoğlu'nda ilk defa mayolu olarak görenler, bir «Ooooo» çekmekten kendilerini alamadı.

Yarışmamızın Herkül vücutlu jönüyle geçen pazar gününü beraber geçirdik. Bostancı dalgakıranı içinde demirli olan motorun iyi bir usta elinden çıktığı uzaktan bile belliydi. Arka tarafına fantazi harflerle «Ertuğrul» ismi yazılmıştı.

Benzin ve yağ ikmali yapılarak yol hazırlığı kısa zamanda tamamlandı. Hava sıcak, güneş yakıcıydı. Deniz, tatil gününü geçirmeye gelenlerle doluydu.

Yola çıkar çıkmaz bindiğimiz motorun bir benzeri etrafımızı aldı, içindekiler:

- «Ertuğrul, var mısın Moda'ya kadar?» diyorlardı.

Bu, dalgakırandan çıkan eşit güçte motorlar arasında adet olagelmiş yarışmanın adeta depar işaretiydi. Karşılığı Ertuğrul'un ağzından çıkan iki kelime oldu: «Varım ya...»

İki motor çılgınca bir süratle şaha kalktılar. Foto muhabirimiz ve ben ıslanmamak için başaltına sığındık. Aradan 10 dakika geçmeden Ertuğrul Akbay'ın sesini işittik:

- «Geldik beyler, çıkabilirsiniz...»

Sonra arkamızda, ta uzaklardaki bir köpük yığınını gösterdi. Bizimle yarışa çıkan tekne, dümen suyumuzda nokta kadar kalmıştı.

Moda'da bir müddet denize girdik. Civar sakinlerinden çoğunun Ertuğrul'la hiç değilse göz aşinalıkları vardı. Teknemiz birazdan kızlı-erkekli bir grubun istilasına uğradı.

Hep beraber ada kıyılarına kadar uzandık. Burgaz'ın tenha bir kumsalına yanaştık, yanımızda götürdüğümüz piknik yemeklerini yerken, Ertuğrul Akbay’la röportajımızı yapmak imkanını bulduk.

 Ertuğrul Akbay, genç kızlardan büyük ilgi görüyor...Kendisine ilk sualimiz vücudunu bu mükemmel forma nasıl soktuğu hususunda oldu:

- «Tahsilime Mudanya’da, Şükrü Çavuş İlkokulu'nda başladım. Öğretmenimizle birlikte söylediğim ilk şarkıyı hiç unutamam: Erken yatarım, erken kalkarım, Bir yumurtayı sütle çalkarım... İşte bu şarkı, sıhhatimi korumam, vücut formumu muhafaza edebilmem konusunda bana rehber oldu. 24 yaşındayım. Bugüne kadar, geç yatıp, geç kalktığımı hiç hatırlamıyorum. Tabii şimdi sütle bir yumurtayı karıştırmak kafi gelmiyor. Sabahın çok erken saatinde kalkıp, yarım saat barfiks yaptıktan sonra, yarım kilo sütün içerisine iki taze yumurta kırıyorum. Bir kaşık da bal ilave ederek içtiğim sütle vücudum için gerekli bir günlük kaloriyi elde etmiş oluyorum.»

1,86 boyunda, 86 kilo ağırlığında olan Ertuğrul Akbay, 1939'da Mudanya'da doğmuş. İlkokulu Mudanya'da bitiren Akbay, Galatasaray Lisesi'ndeki talebeliği sırasında spora başlamış. Okul futbol takımında kaleci oynıyan Ertuğrul; Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya ve Türkiye'den birer takımın katıldığı Balkan Genç Takımlar Futbol Şampiyonası'nda Galatasaray takımının kalesini korumuş ve bu karşılaşmaların şampiyonu Galatasaray olmuş.

Futboldan başka yüzme, barfiks, aletli jimnastik ve halter yapan genç finalistimiz, iyi bir sporcu olduğu kadar iyi de bir öğrenciymiş... Kendi deyimiyle Galatasaray'ı «takmadan» bitirmiş.

Ertuğrul Akbay halen Ankara Hukuk Fakültesi II. sömestr öğrencisi. Günlük yaşayışı gibi hayatta her şeyi bir takım prensiplere bağlamış:

- «Kıyı kaptanı ehliyeti almadan Marmara'ya açılmadım. Şimdi bir otomobil almak niyetindeyim. İki yıl çalışarak imtihanlara girdim ve profesyonel şoför ehliyeti aldım. Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra babamla birlikte ticaret yapacağım.»

İyi dans bilen, musikiyi bir bütün olarak kabul eden Ertuğrul Akbay, beyaz perdede sert, fakat iyi insan rollerine çıkmak dileğinde. Ertuğrul Akbay'ın 75 HP gücündeki şahane deniz motoru...Akbay’ın, sinemaya intisap edince tek bir üzüntüsü olacak:

- «Gece hayatına bir türlü alışamayacağım galiba» diyor. «Onun için rejisörlerden benim setlerimi erken saatlere almalarını rica edeceğim. Vücudumu onların istediği formda tutabilmem için, malum, erken yatmam, erken kalkmam lazım.»

Yazı: Turgut Saver

(Ses  - 3 Ağustos 1963)