Artisler ve Gardropları (5) İzzet Günay

Yayın Tarihi : 11 Eylül 2012
14516
İzzet Günay, yerli filim artistleri içinde bütün elbiselerini Avrupa'dan alan, modayı titizlikle takip eden bir sanatçıdır. «Erkek modasının merkezi Londra'dır. Onun için kostümlerimi muhakkak İngiltere'den getirtirim» diyen ünlü yıldız, gömlek, pabuç, kravat ve mendil seçiminde İtalyan mallarını tercih ediyor.

1966 yılında yayımlanan "Artistler ve Gardropları" dizisinde, bugün İzzet Günay'ın giyim tarzı ve 1966-1967 kış erkek modası hakkındaki görüşleri yer alıyor...

**********

İzzet Günay'ın en büyük özelliği, titizliğidir. Sadece elbiselerine değil, evine, eşyalarına, otomobiline dikkat ederseniz, hiçbir yerli film artistinde bulunmayan eşyaları seçmek istediğini görürsünüz. İzzet Günay, eski eşyadan, halıdan, çeşitli stillerdeki dekorasyondan anlar. Kütüphanesine seçtiği kitaplardan, pul koleksiyonuna aldığı pullara varıncaya kadar titiz kişiliğini her eşyasına damga gibi basar.

(Soldaki fotoğraflar: Siyah mohair kumaştan yapılmış olan smokinin orjinal tarafı, şal yakasında saten biye olmasıdır. Koyu-açık gri karışımı balık sırtı yünlü elbise ise Londra'da, Kraliçe'nin de müşterileri arasında bulunduğu Simpson mağazasından alınmıştır...)

Resimlerini hayranlarına imzalamak için herkesten önce imza kalemi alır. Otomobilini almak için Almanya'lara kadar gider. Herhangi bir baloda, galada, konserde giydiği elbise ve bunu kendine yakıştırması, yerli film jönprömiyelerinin yüzünü ağartacak nitelikleridir.

İzzet Günay, elbiselerini genel olarak İngiltere'den alır. Gömlek, papuç, kravat ve mendillerini İtalya'dan getirtir. Gezilerinde uğradığı diğer memleketlerden de giyim aksesuarı alır. Çok ahenkli ve zevkle seçilmiş gardrobu vardır. Sadece elbiselerinin yerli film jönleri arasında en pahalı olmasına değil, en zevkli olmasına, yakışmasına dikkat eder.

İzzet Günay, otomobil kullanırken giydiği elbiseleri başka gezintide giymez. Yeni modayı izlerken, aşırılıktan, frapan olmaktan kaçınır. «Bu pahalı elbiseleri yerli filmlerin kavga sahnelerinde de giymek zorundayız» diyerek şikayet eder.

(Sağdaki fotoğraf: Yeşil zeytin rengi kadife ile bej süet karışımı bu yarım palto, İngiliz stilidir...)

1966-67 kış erkek modası hakkında İzzet Günay şunları söylemektedir:

- «Londra ve Paris erkek modaları bu yıl dünyada, her zamanki gibi, ön planda geliyor. Ben biraz ağırbaşlı giyimi sevdiğim için Londra'yı tercih ediyorum. Bu yıl renkler camel (devetüyü), kahverengi, bej ve gridir. Kumaş desenleri ise gençlerde kalın çizgili kumaşlar, orta yaşlılarda balıksırtı, Prince dö Gal, Piye dö Pul'dur. Kostümlerde kruvaze, 6 düğme, çift yırtmaç ile üç düğme tek yırtmaç modadır. Kulaklı yelekler, kravatlarda yün dokuma, smokinlerde kenarı biyeli şal yaka, kollarında manşet, kazaklarda kaşmir veya el örgüsü hâkimdir. Kahverengi smokinler de görülüyor. Yün örme kemerler de çok tutuluyor.»



İzzet Günay'ın giyim özellikleri: Koyu renk kostümler, siyah çorap, siyah bağlı pabuç ve beyaz mendil olarak özetlenebilir. İzzet Günay, bir kostümünü İngiltere' den getirttikten sonra burada ona 500 lira terzi parası ödeyerek vücuduna tamamen uyacak şekle sokturur.