Ankara'nın en mutlu çifti: Yılmaz Gruda-Tolga Tiğin

Yayın Tarihi : 16 Mart 2013
20972
Tiyatronun başarılı çifti Yılmaz Gruda ile Tolga Tiğin'in şehirlererası ayrılığı sona erdi. Tolga, Başkent sahnelerine tansfer olunca; Yılmaz, eşi ve küçük yavrusuyla yeniden bir araya geldi.


"İşler Güçler" dizisinin "Rüstem Abi"si Yılmaz Gruda'nın yaşamından, tam 50 yıl öncesine ait küçük bir kesit...

**********

O güne kadar hiç karşılaşmamışlardı. Filhakika Tolga, Yılmaz Gruda'yı Küçük Sahne'deki oyunlarından şahsen tanıyor ve beğeniyordu. Yılmaz, tiyatrocuların tabiri ile «Baba  Yılmaz», sahnemizin en kuvvetli karakter oyuncularından biriydi. Cep Tiyatrosundaki reji  denemeleri de iyi neticeler vermişti. Gençlik Tiyatrosu bu yüzden, sahneye konacak olan  O'Neill'in «Büyük Allah Brown» piyesi için, Gruda'ya teklif yapmıştı.

Gruda, Gençlik Tiyatrosu'nun genç oyuncuları ile karşılaştığı zaman, gözüne ilk çarpan,  minyon, güler yüzlü, harikulade güzel gözlü bir genç kız oldu. Adını sordu: «Tolga Tiğin»  dediler. Konservatuvarın bale bölümüne devam ediyormuş. Şimdi de tiyatroyu denemeye  karar vermiş. İşte o gün başlayan tanışıklık, sonunda onları nikah memurunun karşısına getirdi. Artık ikisi de, İstanbul'un iki ayrı tiyatrosunda çalışan iki değerli sanatçı olmuştu.
Yılmaz Gruda - Tolga Tiğin
(Soldaki fotoğraf: Tolga Tiğin ile Yılmaz Gruda bir prova sırasında...)

Yılmaz Gruda, Dormen'in «Küçük Sahnesi»nde «Duvarların Ötesi», «Beş Parmak», «Samanyolu», «Gazebo» piyeslerinde oynar ve rejiler yaparken, Tolga Tiğin, Pangaltı'da Lale Oraloğlu'nun 6 Tiyatrosu'nda «Bir Parmak Bal» piyesindeki rolü ile başarıdan başarıya koşuyordu. Bu arada ikisi de filmlerde roller alıyorlar. İki ayrı tiyatroda çalıştıkları için, birbirlerini ancak akşamları, tiyatro dönüşü görebiliyorlardı.

Bir ara, geçen sene. Ulvi Uraz'ın Site Tiyatrosu'nda «Para isteme Benden» ve «Günün  Adamı» oyunlarında karı koca birlikte oynadılar. Üçüncü oyun «Gönül Avcısı»nda sadece Tolga'nın rolü vardı. Gruda da, bu arada Gong Tiyatrosu'nda, Birlik Tiyatrosu'nda rejisör  olarak çalışmış, Ankara Meydan Sahnesi'nde bir teklif alınca oraya gitmişti. Bu defa sadece tiyatrolar değil, şehirler de ayrılmıştı.

Yılmaz, Meydan Sahnesi'nden çıkınca soluğu postanede alıyor, Tolga'sı nı telefonla  arıyordu. Hem, artık bir de yavruları olmuştu. Ankara'da «Bir Şapka Dolusu Yağmur», «Zafer Madalyası», «Köşe Kapmaca» piyeslerinde oynayan ve başarıdan başarıya koşan  baba, mutlu değildi. Karısının ve çocuğunun yokluğunu her dakika duyuyor, her an onları  sayıklıyordu. Yılmaz Gruda - Tolga Tiğin

(Soldaki fotoğraf: Yılmaz Gruda ile Tolga Tiğin, "Aceleci Kalp" oyununun bir sahnesinde...)

Böyle olamazdı. Tolga da Ankara'ya gelmeliydi. Ayrılık canlarına tak etmişti. Bu yaz, Meydan Sahnesi idarecileri Tolga Tiğin'e de bir teklifte bulununca dünyalar onların oldu.

Artık karı koca bir arada çalışacaklardı. Eylül başında Ankara'ya gittikleri zaman, ilk işleri, bir ev aramak olmuştu. Sıhhiye'de, Hanımeli Sokağı'nda 11 No' lu apartmanın 18 inci  dairesini kuş yuvası gibi dayadılar, döşediler. Tolga'nın annesi de yanlarına gelince, ikisi de  tiyatroda rahat rahat çalışmak imkanını bulabildiler.

Nitekim çalıştılar da... İlk oyun «Aceleci Kalp»te Yılmaz Gruda, Tommy rolünde alkış  toplarken, Tolga Tiğin, «Margaret»te sıcak göz yaşları döktürüyordu seyirciye... «Fare  Kapanı»ndan sonra Tolga istirahat etti, Gruda, «Romanoff ile Jüliyet»te Amerikan sefirini  oynadı. Son piyes «Karaların Memetleri»nde gene birlikte oynuyorlar.

Artık Yılmaz, her oyundan sonra, soluğu postanenin şehirlerarası servisinde almıyor. Çünkü Tolga ve sevgili yavrusu yanıbaşında...

(25 Mayıs 1963)