Ali Esin - Şemsiyelerin efendisi!

Yayın Tarihi : 02 Kasım 2017
389
Bir zamanlar Türk halkına şemsiye açıp kapattıran kişi olan Ali Esin, Milli Selamet Partisi milletvekillerinin, "Bu adam Allah'ın işine karışıyor" suçlamalarına maruz kalmış...

 

Ali Esin, TRT'de hava durumu sunduğu programlardan birinde...Ali Esin, Türkiye'de meteoroljiyi halka indiren, günlük yaşama sokan kişidir... 1950 yılından bu yana gazetede, radyoda ve televizyonda hava tahmin raporlarını sunan Esin, saçlarını bu yolda ağartmış...

Türkiye'deki ilk meteoroloji kursuna katılan Amerika'da bu konuda çalışmalar yapan Ali Esin, nava tahminleri yapmaya 1952 yılında başlamış.

Derken 1954 yılında İTÜ Televizyonu yayına girince cuma günleri hava durumunu anlatan programlar sunmuş. TRT kurumu televizyon yayınlarına başlayınca da akla gelen tek isim Ali Esin olmuş ve yine her cuma günü haberlerden sonra 10 dakikalık programlar yapmış.

Yıllarını TRT'deki hava durumu programlarıyla geçiren Ali Esin saçlarını ekranlarda ağarttı...O dönemde Milli Selamet Parti'1i parlamenterler "Bu adam Allah'ın işine karışıyor. Hem de mübarek cuma günü!" demeye başlamış... Ali Esin ise "Bu programları cuma günü yapmanın nedeni halkın hafta sonunda nasıl dinleneceğini saptaması içindir" diyerek savunmuş kendisini.

"Meteoroloji bir bilimdir" diye anlatıyor Ali Esin ve devam ediyor:

"Fakat yanılma payı her zaman vardır. Teknolojisi en üst düzeyde olan ülkelerde bile meteorolojistler zaman zaman yanılır. Size unutamadığım bir anımı anlatayım... 4 veya 5 Nisan günü Amerika'da Meteoroloji Bayramı'dır. Birkaç yıl önce ben de Washington'daydım o günlerde. Amerikalı meteorolojistler bir piknik düzenlemişler ve beni de çağırmışlardı. Biz piknik yaparken kar yağmaya başlamaz mı?"

Ali Esin, kendi adını taşıyan torunu Ali Esin ile...Ali Esin'in önemli bir özelliği konuşmasını bir metne bağlı olarak yapmaması. Bu yüzden önceki yıllarda TRT yöneticileriyle sürtüşmesi olmuş:

"Bana canlı yayında elimde yazılı kağıt olmadan konuşamayacağımı söylediler. Ben de program öncesi onlara metinler verdim fakat konuşmalarım hiçbir zaman bu metinlerle birbirini tutmadı. Kimbilir belki de bunu bildikleri için sonradan bunu istemekten vazgeçtiler."

(TV'de 7 Gün Dergisi - 10 Kasim 1980)