'Acıların Kadını' Bergen'e acımasız son

Yayın Tarihi : 16 Kasım 2017
718
"Acıların Kadını" şarkısıyla adeta yaşamını özetleyen şarkıcı Bergen, daha önce de yüzüne kezzap attıran eski kocası Halis Serbest'in silahından çıkan kurşunlarla hayata veda etti.

 

Halis Serbest, iki kez evlenip ayrıldığı şarkıcı Bergen'i öldürürken, 'Asıl hedefimdi' dediği eski kayınvalidesi Sabahat Çakır'ı ağır yaraladı.Asıl adı "Belgin Sarılmışer" olan Bergen, gece Kayseri'de verdiği konserden Mersin'deki yazlığına gitmek üzere otomobille hareket etmişti. Yanında iki koruması ve annesi Sabahat Çakır vardı.

İki kez evlenip ayrıldığı eski kocası Halis Serbest kardeşiyle birlikte, kendilerini takibe başlamıştı. Kayseri yol ayrımında Serbest, Bergen'in otomobilini durdurarak şarkıcıyı kendi arabasına aldı. Daha sonra iki araç Tarsus-Pozantı karayolunda, Gülek kasabası yakınlarındaki Çamalan Yaylası mevkiinde yer alan Aspava Lokantası önüne parketti.

Aspava Lokantası'nda yaşanan olaya tanıklık eden bir garson, cinayetin işlendiği yeri gösteriyor...Bergen ve annesi, Halis Serbest ile birlikte lokantanın çardak altındaki bir masaya oturdu. Bergen'in iki koruması da ayakta onlara eşlik ediyordu. Halis Serbest, Bergen ve annesi Sabahat Çakır ile tartışmaya başladı. Tartışmanın hararetlendiği bir anda Halis Serbest silahını çıkarıp, önce Sabahat Çakır'a üç kez, peşinden de Bergen'e birkaç el ateş etti. Silahını daha sonra iki korumaya çevirdi ancak kurşunu isabet ettiremedi ve otomobiline binerek kaçtı.

Çevredekiler tarafından Tarsus Devlet Hastanesi'ne götürülen Bergen'in olay yerinde hayatını Bergen'in Tarsus Devlet Hastanesi'ndeki cansız bedeni...kaybettiği belirlendi. Üç kurşun isabet eden ve ağır yaralı olan annesi Sabahat Çakır ise Tarsus'taki ilk müdahalenin ardından Mersin Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bergen henüz 31 yaşındaydı...

******

Bergen, Belgin Sarılmışer olarak 15 Temmuz 1958'de Mersin'de doğmuştu. Babası boyacı, annesi ebeydi. Altı çocuklu bir ailenin en büyüğüydü. 8 yaşındayken anna ve babası ayrıldı. Annesiyle birlikte Ankara'ya taşındı. Mandolinle başlayan müzik merakı üzerine Ankara Devlet Konservatuarı Piyano Bölümü'ne girdi. Ancak maddi sorunlar nedeniyle ayrıldı ve PTT'de işe başladı.

Asıl adı Belgin Sarılmışer olan şarkıcı Bergen, çocukluk yıllarında...Bir gece eğlenmek için gittiği Feyman gece kulübünde arkadaş ısrarıyla sahneye çıktı. Kulübün sahibi İlhan Feyman sesini çok beğendi. Kısa bir süre sonra bu kulüpte şarkı söylemeye başlayan Bergen, başlangıçta sanat müziği ve hafif müzik söylüyordu.

Bergen daha sonra Adana'daki Kuyubaşı Gazinosu'na transfer oldu. Genç sanatçı burada sekiz ay çalıştı. Ancak kendisine verilen sözler tutulmayıp ödemeler yapılmayınca borç içinde kaldı.

O sırada tanıştığı Halis Serbest bu durumdan kurtulmasına yardım etti. İkili nişanlandı ve Adana'ya yerleşti. Çift 1982'nin Ocak ayında evlendi. Bir süre sonra Serbest, Bergen'in çalışmasına karşı çıkıp, nişanlılık döneminde olduğu gibi yine şiddet uygulamaya başlayınca araları bozuldu. Bergen ilişkiye ara verip kulüplerde sahneye çıkmaya devam etti. O sıralarda "Şikayetim Var" adlı bir longplay yaptı ama albüm ilgi görmedi.

Bergen, daha sonra İzmir Alsancak'taki New York gece kulübünde çalışmaya başladı. Hayatının akışını değiştiren olay da burada yaşandı. 31 Ekim 1982'de, eşi Halis Serbest'in 500 bin liraya kiralayarak azmettirdiği "Şakir" isimli bir kişi, sanatçıya bir kova dolusu kezzap attı. Yüzünün ve vücudunun büyük bir kısmı yanan Bergen'in iki gözü de görmez oldu. 

Şarkıcı Bergen, yüzüne kezzap atılmadan önce, hayat dolu genç ve güzel bir kadındı...Halis Serbest iki aylık firardan sonra yakalanıp tutuklandı ve 13 yıl 11 ay ceza aldı. Aylar süren tedaviden sonra Bergen'in sol gözü kurtarıldı. Yüzündeki yanık izlerini ünlü estetik cerrahı Onur Erol üç ameliyatla tedavi etti. New York gece kulübünün sahibi Cengiz Özşeker, 1984 yılında İzmir'e geri dönen Bergen'i ziyaret ederek tekrar sahneye çıkması için ikna etti.

Bergen kendisine yaşattığı acılara rağmen kocasını affetti ve ondan boşanmadı. Zaman zaman Niğde Açık Cezaevi'nde yatan Halis Serbest'i ziyaret bile etti. Kezzap olayından dolayı açılan davadan da vazgeçti.
Bergen'in 1986 yılı Mart ayında Yaşar Plakçılık'tan çıkan "İnsan Severse" albümü büyük ilgi gördü. Bergen dönemin ünlü kulübü Stardust'ta çalışmaya başladı.

Bergen'in yüzüne kezzap atıldığı haberinin kupürü...Yaşar Plakçılık, Eylül 1986'da Bergen'in üçüncü albümü "Acıların Kadını"nı piyasaya sürdü. Bu albüm, kısa sürede bir milyonluk satış rakamına ulaştı. 

16 Ocak 1987'de TRT'deki arabesk yasağını delen ilk sanatçı da Bergen oldu. Ergun Balcı'nın sunduğu Musiki Maceramız adlı Türk müziğinin gelişimini anlatan bir belgesel için Bergen ile kısa bir röportaj yapıldı ve Acıların Kadını şarkısının bir bölümü yayınlandı. Bu aynı zamanda Bergen'in televizyonda ilk ve son kez görünmesidir.

Bergen, 1987 yılında ilk sinema deneyimini de yaşadı. Ülkü Erakalın'ın yönettiği "Acıların Kadını" filminde, Yalçın Gülhan, Asuman Arsan ve Ali Rıza Özbilgiç ile kamera karşısına geçti. Aynı yıl "Albümü En Çok Satan Arabesk Kadın Sanatçı" unvanını alırken, "Yılın Arabesk Kadın Sanatçısı" ödülünü de kazandı.

Bergen'i bıçaklayan saldırganın iki ay sonra tahliye edildiğine dair kupür...Ancak Bergen'in yaşacağı acılar henüz bitmemişti. 1987 Temmuz ayında Haftalık Müzik Magazin dergisinde, Bergen'in Avustralyalı organizatör John Pale ileaşk yaşadığı iddia edildi. Ağustos ayının ilk haftasında Adana Lunapark Gazinosu'nda şarkı söyleyen Bergen, gazinonun fotoğrafçısı Necmettin Utaş tarafından bacağının üç yerinden bıçaklandı. Utaş'ın "Şöhret olmak için yaptım" demesine karşın, saldırının asıl nedeni anlaşılamadı. Necmettin Utaş'ı cezaevinden yakında çıkacak olan kocasının azmettirdiği veya gazinocular arasındaki bir hesaplaşma olabileceği iddiaları ortaya atıldı.

1987 yılı sonuna doğru İstanbul Çakıl Gazinosu'nda şarkı söyleyen Bergen kocasının hapisten çıkmasına dört ay kala, onun isteği ile sahneyi bıraktığını açıkladı. Kezzaplı saldırı nedeniyle 13 yıl 11 ay hüküm giyen ama af sayesinde 6 yıl sonra, Temmuz 1988'de cezaevinden çıkan kocası Halis Serbest ile Mersin’de yaşamaya başladı. Ancak 1989'da boşandılar. Aynı yıl Bergen, yedinci ve yaşarken çıkardığı son albümü olan "Yıllar Affetmez"i hazırladı. Albümün tanıtımı için Anadolu turnesine çıktı.

Bergen'in oynadığı tek film olan Acıların Kadını'nın afişi...Genç şarkıcının yaşamı yazının en üst bölümünde anlattığımız gibi, 14 Ağustos sabahı 06:00 civarında Halis Serbest'in silahından çıkan kurşunlarla son buldu.

Bu olay sonrası önce Suriye'ye kaçan sonra yeniden Türkiye'ye dönüp, Bulgaristan, Romanya üzerinden Doğu Berlin'e giden Halis Serbest, daha sonra geçtiği Batı Almanya'da bir ihbar sonucu yakalandı. 11 ay bu ülkede cezaevinde kalan Serbest, kendi isteği üzerine 12 Mart 1992'de Türkiye'ye iade edildi.

Türkiye'de çıkarıldığı mahkemede 1 yıl 3 aya mahkum oldu. Ancak daha önce yattığı süre, aftan dolayı alacaklı olduğu gün sayısı ve iyi hal gibi nedenlerle sadece 7 ay hapis kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Bergen'den önceki evliliğinden üç çocuğu olan Halis Serbest'in, bir oğlu da son evliliğinden oldu.

Serbest son röportajlarında Bergen'i öldürdüğü için üzgün ama pişman olmadığını açıkladı. Cinayeti ağır tahrik altında işlediğini belirterek, asıl hedefinin Bergen'i değil annesini öldürmek olduğunu söyledi.

(Kaynaklar: Milliyet gazetesi, Yavuz Hakan Tok'un "Acıların Kadını" kitabı, Garip Özdel'in derlediği Bergen biyografisi ve Tülin Tonkuş'un "CRITURK" için Halis Serbest ile yaptığı video röportaj.)

Bergen fotoğrafları: