November 2007 için Arşiv

Türkiye’deki ilk heykel

Monday, 12 November 2007

Ülkemiz tarihinde ilk heykel, Sivas’ta dikilmiştir. Hafik-Zara yolu üzerinde, 1914′te başlanıp, 1918′de bitirilen bu heykel, Osman Gazi’ye ait bir büsttür. 10 metrelik bir sütun üzerine yerleştirilen heykelin açılışı, Sivas Valisi’nin, il müftüsünü de törene katılmaya zorlamasıyla mümkün olmuştu. Bağnaz çevreler bu törene katılanları uzun süre “taş dikenler” diye adlandırmıştı. Osman Gazi heykeli, 1937′de bir başka vali tarafından yıktırıldı.

Olmak ya da olmamak…

Tuesday, 06 November 2007

Afife, dünyaya yapayalnız veda etti

24 Temmuz 1941′deyiz… Bir mezarlıkta, sadece 4 kişilik bir cenaze töreni var. Tiyatroculardan Behzat Butak, Sait Köknar ve küçük oğlu Ergun Köknar ile bir kişi daha, iki mezar kazıcıyla birlikte tabutun başında dua ediyor.
  
Üç-beş saat önce yaşamı Bakırköy Akıl Hastanesi‘nde noktalanan bu 39 yıllık cansız beden Afife Jale‘ye ait. Bir tiyatro oyuncusu. Ama “herhangi bir” değil. Türk kadının varolma mücadelesinde,  “kurtuluş savaşı” verenlerden bir öncü. Bir tiyatro sanatçısı. Sanatını icra edebilmek için herşeyi göze alacak kadar kararlı. Tehditlere, aile ve polis baskısına, ağır hakaretlere aldırmadan doğru bildiği yoldan sapmayan cesur bir insan… 
 
Tiyatro sahnesine çıkan ilk müslüman Türk kadını olan Afife Jale, kısacık yaşamına çok şey sığdırdı. Yapayalnız bir eroinman olarak, hayata akıl hastanesinde veda etti. Onu o gün uğurlamayan kalabalıklar, verdiği mücadelenin önemini sonradan anladılar. Açtığı yoldan binlerce Türk kadını bağnazlığa karşı yürüdü.
  
Dünya gariptir… Bazen 4 kişilik bir törenle uğurlanır, milyonlarca insan tarafından unutulmazsınız. Bazen binlerce insan tarafından defnedilir, bir daha tek kişi tarafından hatırlanmazsınız. Varmış gibi görünürken yok, yokmuş gibi görünürken varsınızdır. Olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu!

Ay’a giden ilk Türk!

Tuesday, 06 November 2007

Muzaffer Tema, Ay’da

Çağımız uzay çağı… İnsanoğlu henüz kendi gezegeninin dışına sınırlı ölçüde çıkabilse de, kıyasıya bir yarış sürüyor. Bazı ülkeler de ilk astronotlarını dünya dışına gönderebilmek için yoğun çaba sarfediyor. Olur ya; Aklınıza “Ay‘a gidecek ilk Türk astronotu kim olacak?” diye bir soru takılabilir. Bunun yanıtı aslında gelecekte değil, geçmişte gizli. Bir Türk, dünyanın çevresinde milyonlarca yıldır dönüp duran bu yüzü “sivilceli” küreye çoktan çıktı bile. Üstelik günümüzden tam 47 yıl önce!

1960 yılında, David Bradley’in yönettiği Hollywood yapımı “Ay’a 12 Adam (Twelwe to the Moon)”, “uzaylı yaratık” filmlerinin öncülerinden biridir. Ay üssünde görevli farklı uluslardan 12 bilimadamı, bilinmeyen bir dünyadan garip bir uzay gemisiyle karşılaşır. Aracın içinde, insanlığı tehdit eden bir yaratık vardır. Onu yoketmeye çalışırlar.

Başrolünü Ken Clark’ın üstlendiği filmde yer alan 12 bilimadamı arasında, bir de Türk doktor bulunmaktadır: Selim Halit… Bu rolü, Yeşilçam’ın geçmişteki yıldızlarından Muzaffer Tema canlandırmıştır. 1960 yılında şansını denemek için Hollywood’un kapısını çalan Tema, afişlerdeki “Tema Bey” adıyla, sadece iki filmde görünme şansı bulabilmişti. İlk filminde Ay’a giden Tema, ikinci filminde “yaya” kalmış ve kısa bir dansa kaldırma sahnesinden öteye geçememişti.

Gelecekte, uzayda Türk gemilerinin cirit atacağı zamanlarda, Muzaffer Tema, “Aya giden ilk Türk” olarak, sık sık anılacaktır mutlaka!